• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • 1 Ekim öncesi çağrı | DEM Parti: Ekonomik kriz için Meclis olağanüstü toplanmalı

1 Ekim öncesi çağrı | DEM Parti: Ekonomik kriz için Meclis olağanüstü toplanmalı

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, ekonomik krizin derinleştiğini belirterek TBMM’nin 1 Ekim’i beklemeden olağanüstü toplanması çağrısında bulundu. Eş genel başkanlar, enflasyon, borç yükü, akaryakıt zamları ve Borsa İstanbul’daki kayıplara karşı acil ekonomik tedbirler alınmasını istedi.

1 Ekim öncesi çağrı | DEM Parti: Ekonomik kriz için Meclis olağanüstü toplanmalı
1 Ekim öncesi çağrı | DEM Parti: Ekonomik kriz için Meclis olağanüstü toplanmalı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Eylül 2026 13:09
  • Güncellenme: 17 Eylül 2026 13:10

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ekonomik krizin derinleştiğine dikkat çeken Hatimoğulları ve Bakırhan, TBMM’nin, yeni yasama yılı açılış tarihi olan 1 Ekim’i beklemeden olağanüstü toplanarak gerekli ekonomik tedbirleri alması gerektiğini belirtti.

DEM Parti’den ekonomik krize karşı acil adım çağrısı

Açıklamada; kronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, jeopolitik riskler, akaryakıt fiyatlarındaki zamlar ve Borsa İstanbul’da yaşanan kayıpların milyonlarca yurttaşı etkilediği ifade edildi.

Ekonomik tablonun artık yalnızca uyarılarla geçiştirilemeyecek bir noktaya geldiği belirtilen açıklamada, enflasyonun toplumsal yaşamı belirsizliğe sürüklediği ve bireysel yaşamları zorlaştırdığı kaydedildi. Akaryakıt fiyatlarının litre başına 100 lirayı aştığına dikkat çekilen açıklamada, iktidara milyonlarca yurttaşın, esnafın, üreticinin ve sanayicinin yaşadığı sorunlara karşı somut adımlar atma çağrısı yapıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye ekonomisi tarihinin en uzun kara kışından çıkamıyor. Borçluluk rekor düzeylere ulaşırken milyarlar kazanan bankaların oluşturduğu tablo toplumun umudunu söndürüyor. Faizden ve ranttan serbestçe kazanç sağlanması, emek vermeden para kazanma fikrini yaygınlaştırıyor. Bu da hem kurumları aşındırıyor hem de toplumsal çürümeye zemin hazırlıyor.”

Borsa İstanbul’daki kayıplar için denetim soruları

Hatimoğulları ve Bakırhan, Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelere de açıklamalarında geniş yer verdi. Eşitsiz ve adaletsiz ekonomik düzenin, Borsa İstanbul’daki kaosla birlikte yurttaşları bir kez daha sarstığı belirtilen açıklamada, bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamaması ve bazı şirketlere ilişkin haberlerin ardından BIST 100 endeksinin yüzde 6’dan fazla değer kaybettiği, devre kesicinin devreye girdiği ifade edildi.

Bu durumun son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtığı belirtilerek, denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin şu sorular yöneltildi:

Bu riskler ne zamandır biliniyordu?

Denetleyici kurumlar ne yaptı?

Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi?

Açıklamada, Borsa İstanbul’daki kayıpların milyonlarca yurttaşı ve ekonominin tamamını etkileyen iç içe geçmiş krizin bir parçası olduğu belirtildi. Krizin bir boyutunun doğrudan vurgun, diğer boyutunun ise liyakatten uzaklaşan kurumların denetimsizliği ve ekonominin kötü yönetilmesi olduğu kaydedildi.

Küresel gelişmeler ekonomik baskıyı artırıyor

Borsa İstanbul’daki gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın (FED) 16 Eylül’de gerçekleştirdiği faiz artışı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve toplumsal umutsuzluğun Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.

Açıklamada, bu tabloya karşı sorumluluk almanın yalnızca iktidarın değil, TBMM’nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevi olduğu belirtildi. Krizin ve daha derindeki yapısal sorunların nedenlerini ortadan kaldırmanın, parti fark etmeksizin Meclis’in ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.

DEM Parti’nin ekonomik kriz için önerileri

DEM Parti eş genel başkanları, ekonomik krize karşı atılması gereken öncelikli adımları da sıraladı. Açıklamada yer alan öneriler şöyle:

Akaryakıtın yükünü küçük üreticinin sırtından alacak, çiftçinin ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtı sübvanse ederek üretim maliyetlerini düşürecek; kamu kaynaklarını rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanacak tedbirler almak.

Sermaye piyasalarında denetimi objektif ve sıkı biçimde gerçekleştirmek.

Başta bankalar olmak üzere faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirmek.

Kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan kamu politikaları üretmek.

Şirketleri değil mağdurları, sermaye sahiplerini değil yurttaşı koruyan tedbirler almak.

Çiftçilerin, üreticilerin, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) ve yurttaşların borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandırmak ve sübvanse etmek.

Bütçede devasa boyutlara ulaşan faiz yükünü azaltmak.

Vergide adaleti sağlamak.

Yoksulların ve emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmelerini sağlayacak tedbirler almak.

Bu adımların istişareyle ve ortak akılla atılması gerektiği belirtilen açıklamada, ekonomik krizin etkilerini azaltmak için harekete geçilmesi çağrısı yapıldı.

“Meclis 1 Ekim’i beklemeden toplanmalı”

TBMM’nin kapalı olmasının, milyonlarca yurttaşın gelirini ve birikimini ilgilendiren gelişmeler karşısında beklemenin gerekçesi olamayacağı ifade edilen açıklamada, 1 Ekim’e kadar geçen her günün ekonomik krizin bedelini büyüttüğü belirtildi.

Açıklamada, Türkiye’nin geleceğinin “borsa oyunlarına, faiz baronlarına ve kumarhane kapitalizmine” kurban edilemeyeceği ifade edilerek, ülkenin alın terinin, emeğinin ve geleceğinin birlikte korunması gerektiği kaydedildi.

DEM Parti olarak ülkeyi ekonomik darboğazdan çıkaracak ve toplumun lehine olacak her adımı desteklemeye, katkı sunmaya hazır oldukları belirtilen açıklamada, “Elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Çünkü bu ülkenin geleceği hepimizin ortak meselesidir” denildi.

Açıklama, şu çağrıyla sona erdi:

“Çağrımız açıktır: Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Ekim’i beklemeden, gerekli tedbirleri almak üzere olağanüstü toplanmalıdır.”