BM uzmanları raporlaştırdı: ABD için savaş suçu, İran için insanlığa karşı suç bulgusu

Birleşmiş Milletler (BM) İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu uzmanları, ABD’nin 28 Şubat’ta İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlediği saldırının savaş suçu teşkil ettiğine ilişkin makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Raporda İranlı yetkililerin ise hükümet karşıtı protestolara yönelik müdahaleleri sırasında insanlığa karşı suçlar işlediğine dair bulgulara yer verildi.

BM uzmanları raporlaştırdı: ABD için savaş suçu, İran için insanlığa karşı suç bulgusu
BM uzmanları raporlaştırdı: ABD için savaş suçu, İran için insanlığa karşı suç bulgusu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Eylül 2026 14:39

ABD ile İran arasındaki savaş yedinci ayında devam ederken, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki karşılıklı saldırılar sürüyor. BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulması beklenen raporda, çatışmalar sırasında yaşanan iki saldırı ile İran’daki protestolara yönelik müdahaleler incelendi.

BM misyonu, 28 Şubat’ta İran’daki bir okul ile spor tesisine yönelik iki askeri saldırının arkasında ABD’nin bulunduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu belirtti. İranlı yetkililerin protestoları bastırmak için gerçekleştirdiği operasyonların da insanlığa karşı suç kapsamına giren eylemler içerdiği kaydedildi.

ABD makamları daha önce askeri operasyonların silahlı çatışma hukukuna uygun yürütüldüğünü belirtirken, İran yönetimi de sistematik insan hakları ihlalleri yönündeki suçlamaları reddetti.

Minab’daki okul saldırısı

BM İran Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu uzmanları, Minab kentindeki Şahereh Tayyebeh İlkokulu’na düzenlenen saldırıdan ABD güçlerinin sorumlu olduğuna inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı.

İranlı yetkililerin verdiği bilgilere göre saldırıda 120’si öğrenci olmak üzere 150’den fazla kişi hayatını kaybetti. BM belgelerinde ise saldırıda 168’den fazla öğrencinin öldüğüne ilişkin İran’ın bildirimleri yer aldı.

Misyona göre saldırı, sivil ölümlerine ve sivil altyapının zarar görmesine yol açan ayrım gözetmeyen bir saldırı niteliğindeydi ve uluslararası hukuk kapsamında savaş suçu teşkil ediyor.

BM uzmanları, ABD’nin olay sırasında üst düzey bir İranlı askeri komutanın bölgede bulunduğuna ilişkin istihbarata dayandığını, ancak saldırı öncesinde bu bilginin yeterince doğrulanmadığını belirtti. Hedef belirleme istihbaratının güncellenmemesi ve binanın askeri hedef olduğunun teyit edilmemesinin basit bir ihmalin ötesine geçtiği değerlendirmesine yer verildi.

Misyon, okulun açık biçimde sivil bir yapı olduğunu ve askeri amaçlarla kullanıldığına dair kanıt bulunmadığını kaydetti.

BM uzmanlarına göre ABD güçleri, sivil bir nesnenin vurulma ihtimalinin önemli olduğunu bilmesine rağmen bu riski yeterince dikkate almadan saldırıyı okul binasına yöneltti.

ABD Başkanı Donald Trump ise haziran ayında yaptığı açıklamada, şubat ayında İran’daki bir kız okuluna yönelik saldırının “kimse tarafından kasıtlı olarak” gerçekleştirilmediğini söylemişti. ABD ordusunun iç soruşturmasına ilişkin daha önce yapılan açıklamalarda ise ölümcül saldırıdan muhtemelen ABD güçlerinin sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığı bildirilmişti.

Pentagon soruşturmayı bir üst kademeye taşırken, soruşturmanın nihai bulguları kamuoyuna açıklanmadı.

Lamerd’deki spor merkezine saldırı

BM uzmanları, İran’ın Lamerd kentindeki bir spor merkezine düzenlenen saldırıyı da inceledi.

Misyonun açıklamasına göre saldırı çevredeki konut binaları ile bir okula zarar verdi ve 22 sivilin ölümüne veya yaralanmasına yol açtı. Saldırının ayrım gözetmeden gerçekleştirildiği ve bu nedenle savaş suçu teşkil ettiği belirtildi.

ABD Merkez Komutanlığı ise mart ayında yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin söz konusu gün Lamerd kentine herhangi bir hava saldırısı düzenlemediğini belirtmişti.

İran’ın protestolara müdahalesi

BM misyonunun raporunda İranlı yetkililerin, geçen yıl aralık ayının sonlarında başlayan hükümet karşıtı protestolar sırasında sivillere yönelik yaygın ve sistematik bir saldırı gerçekleştirdiği sonucuna da yer verildi.

Rapora göre söz konusu müdahaleler yasa dışı öldürmeler, işkence, keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi kısıtlamaları içerdi.

BM uzmanları protestolarda hayatını kaybedenlerin toplam sayısını bağımsız olarak doğrulayamadıklarını belirtti. Bununla birlikte misyon, gerçek ölüm ve yaralanma sayısının İran makamlarının açıkladığı rakamların üzerinde olduğuna inandığını kaydetti.

İran Güvenlik Konseyi 21 Ocak’ta yaptığı açıklamada protestolarda ölenlerin sayısını 3 bin 117 olarak açıklamış ve ABD ile İsrail’i sorumlu tutmuştu. ABD Başkanı Donald Trump ise 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından İran yönetimini protestolarda 50 bin kişiyi öldürmekle suçlamıştı.

İnsan hakları kuruluşları ise resmi rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Bloomberg’in aktardığına göre BM’nin İran’daki insan hakları özel raportörü Mai Sato, doktorlardan gelen bilgilere dayanarak protestoların bastırılması sırasında ölen sivillerin sayısının 20 binin üzerinde olabileceğini ifade etmişti.

İngiltere merkezli The Sunday Times da sağlık çalışanlarından elde edilen verilere dayanarak protestolarda ölenlerin sayısının 16 bin ile 18 bin arasında olabileceğini yazmıştı. Farsça yayın yapan İran International ise daha önce yalnızca 8 ve 9 Ocak’ta en az 12 bin kişinin öldürüldüğünü ileri sürmüştü.

BM misyonu: Protestolara müdahalede yöntemler ağırlaştı

BM uzmanları, İran yönetiminin protestolara verdiği yanıtın internetin kesilmesi, öldürmeler ve idam cezalarının uygulanması gibi yöntemleri de içerdiğini belirtti.

Raporda, bu uygulamaların muhalefeti bastırmaya yönelik önceki yöntemlere kıyasla önemli bir tırmanmaya işaret ettiği ifade edildi.

BM misyonunun değerlendirmeleri, hem İran’daki protestolara yönelik devlet müdahalesini hem de ABD’nin İran’daki askeri saldırılarını uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku çerçevesinde ele alıyor.