• Ana Sayfa
  • Haber Zamanı
  • İran Savaşı’nda müzakere kumarı: Rejim şartlarında ısrarcı, Washington’ın stratejisi netleşmedi

İran Savaşı’nda müzakere kumarı: Rejim şartlarında ısrarcı, Washington’ın stratejisi netleşmedi

ABD-İran savaşında tarafların karşılıklı açıklamaları müzakere ihtimalini belirsiz tutarken, İran rejimi, Hürmüz Boğazı’nı açmak için şartlarını yineliyor. Altıncı ayına giren savaş, taraflara ve bölgeye ağır ekonomik maliyetler yüklüyor.

İran Savaşı’nda müzakere kumarı: Rejim şartlarında ısrarcı, Washington’ın stratejisi netleşmedi
İran Savaşı’nda müzakere kumarı: Rejim şartlarında ısrarcı, Washington’ın stratejisi netleşmedi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Eylül 2026 14:36
  • Güncellenme: 21 Eylül 2026 14:57

İran ve ABD arasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı uluslararası geçişlere kapatmasıyla küresel bir krize dönüşen savaşta iki taraftan tansiyonu bazen artıran bazen düşüren açıklamalar arka arkaya gelmeye devam ediyor.

Tarafların müzakere ikliminden giderek uzaklaştığı son günlerde, masaya dönülüp dönülmeyeceği ve 14 maddelik “İslamabad Mutabak Zaptı”nın (17 Haziran) uygulanıp uygulanmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

İran Devrim Muhafızları Komutanı General Hüseyin Mohebi, Al-Alam Haber Ağı’na verdiği röportajda, ABD-İran savaşı, Yemen’de yaşanan gelişmeler ve bölgedeki hareketliliğe dair değerlendirmelerde bulundu.

‘Savaşın coğrafyasını kesinlikle değiştireceğiz’

Mohebi açıklamasında, “Savaşın coğrafyasını kesinlikle değiştireceğiz. Değişiklik, kullanacağımız silah ve teçhizatta da olacaktır” dedi.

“ABD’nin savaştaki başarısızlık alanlarından biri de Hürmüz Boğazı’nı yeniden açamamasıdır,” diyen Mohabi, “Dünyanın en büyük donanmasına sahip olmasına; bölgedeki ve dünyadaki varlığının nedenini enerji akışlarının güvenliğini ve seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak olarak tanımlamasına rağmen, bu savaşta açıkça görüldü ki, Amerika öncelikle boğazı yeniden açma yeteneğine sahip değildi ve bunu yapamadı, tüm araçlarını kullandı ama başaramadı” diye konuştu.

CENTCOM’dan Hürmüz’de üstünlük iddiası

Mohebi’nin açıklamaları, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper’ın birkaç gün önce sosyal medya hesabından yaptığı, ABD’nin “Hürmüz Boğazı’nda kontrolü eline aldığı, Boğaz’dan geçen 2 binden fazla ticari geminin geçişine refakat ederek Körfez’den 1 milyar varilden fazla ham petrolün çıkışına destek sağladığı” yönündeki paylaşımının ardından geldi.

Cooper açıklamasında, kendilerinin 1 milyar varilden fazla petrol çıkarmalarına karşılık, İran’ın ise öne sürdüğü şekilde Hürmüz’de güç sahibi olmadığına işaret ederek “İran sıfır varil çıkardı” iddiasını ortaya atmıştı.

İran Devrim Muhafızları Komutanı General Hüseyin Mohebi

‘ABD, hegemonyasını kaybetti’

Mohebi ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın savaştan önce açık olduğuna dikkat çekerek, boğazın kapanmasının sebebinin ABD’nin saldırıları olduğunu belirterek, “Yani burada bir tersine dönüş yaşandı. Bu, ABD’nin bölgedeki en büyük başarısızlığıdır” diye konuştu.

Mohebi, savaş ile beraber ABD’nin kendi gemilerini dahi Basra Körfezi’nden çıkarmak zorunda kaldığını belirterek, “Bugün, ABD üslerinin kendilerini bile koruma yeteneği kalmadı” dedi.

ABD’nin savaş sırasında okul ve düğün alanlarını vurmasını hatırlatan Mohebi, ABD’nin yaptığı hatalar sonucunda dünya üzerindeki hegemonyasını kaybettiğini ileri sürerek “Amerika bir savaş kaybetmedi, Amerika bir sistemi, yeni bir dünya düzenini kaybetti” dedi.

‘Hedeflerimiz eskisiyle aynı değil’

Savaşın devam ettiğini ve kendilerinin uzun süreli bir savaşa hazırlandıklarını belirten Mohebi, “Yeni bir saldırı gerçekleşirse, savunmamızda ve karşı saldırımızda kesinlikle önemli değişiklikler olacaktır. Bu değişiklikler savaşın coğrafyasında bir değişikliktir; savaşın coğrafyasını kesinlikle değiştireceğiz. Değişiklik, kullanacağımız silah ve teçhizatta olacaktır; savaşa kesinlikle yeni yeteneklere sahip yeni silahlar getireceğiz ve dünya hayrete düşecek. Ve hedeflerimiz de farklılaşacak; hedeflerimiz artık eskisiyle aynı olmak zorunda değil, aslında henüz saldırıya uğramamış yeni hedeflerimiz var ve sözde işgal durumunda, aslında yeni hedeflere saldıracağız” dedi.

Körfez ülkelerine yönelik saldırı amaçları olmadığını vurgulayarak, tek yaptıklarının ABD üslerini hedef almak olduğunu savunan Mohebi, “Biz asla komşularımıza saldırmayacağız. Allah’ın izniyle komşularımızla iyi ilişkiler kuracağız” ifadelerini kullandı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf

Kalibaf: ‘İran’ın şartları yerine getirilmediği sürece Hürmüz açılmayacak’

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da dün (20 Eylül) sabah saatlerinde milletvekillerine yaptığı konuşmada, ülkesinin şartları yerine getirilmediği ve ABD taahhütlerini uygulamadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını kaydetmişti. Diplomasi sahnesinde “akılcı ve pazarlığa kapalı” bir tutum izlediklerini dile getiren Kalibaf, İran’ın mesaj ve şartlarının aracılar vasıtasıyla ABD’ye iletildiğini ifade etmişti.

Kalibaf, “Bu şartlar yerine getirilmediği sürece, İran halkının meşru hakları tanınmadıkça ve ABD taahhütlerini uygulamadıkça, hiçbir şekilde müzakerelerden öncesine dönülmeyecek ve Hürmüz Boğazı açılmayacak. Biz, savaş ya da müzakere şeklindeki ikilemin gerçekçi olmadığına, hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz” demişti.

“Makul ve güçlü şekilde” savaşılması, uygun zamanda ise güç ve akılcılıkla müzakere edilmesi gerektiğini söyleyen Kalibaf, şunları dile getirmişti:

“Gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri kapasiteyle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz. Ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimiz ve düşmanın zayıf durumda olduğu bir zamanda, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeliyiz.”

Pezeşkiyan: İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da “Kalıcı güvenlik ve barışa yol açacak her türlü görüşmeyi memnuniyetle karşılayacağız” demişti.

ABD Başkanı Donald Trump

Washington henüz çıkış strateji belirleyemedi

ABD Başkanı Donald Trump ise, 20 Eylül’de gerçekleştirilen BM Genel Kurulu’ndan önce, Fox News’a verdiği röportajda İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye “hazırım” demişti.

Pezeşkiyan da görüşme talebine karşılık vermek konusunda yeşil ışık yakmıştı.

Ancak Trump, aynı konuşmada İran rejimini kastederek, “Önümde büyük bir karar var. Gidip onları yok etmek istiyor muyum, istemiyor muyum? Bu büyük bir karar. Benim için her şey olabilir” ifadelerini kullanmıştı.

Trump, çatışmaları bitireceğini ileri sürdüğü spekülatif tarihler açıklamaya devam ederken, altıncı ayına giren savaşta Washington’ın henüz bir çıkış stratejisi belirleyemediği söyleniyor.

Savaşın ABD’ye maliyeti 43,6 milyar dolar

Öte yandan; Axios’un 17 Eylül’de yaptığı bir haberde; Trump’ın müzakere masasına dönülmesi için savaşın başındaki şahin tutumuna göre daha istekli görünmesi, ABD’nin giderek azalan silah ve mühimmat stoğuyla da ilişkilendirilmişti.

ABD açısından savaşın doğrudan askeri maliyeti 3 Eylül itibarıyla 43,6 milyar dolara ulaştı; bunun 28 milyar doları kullanılan mühimmatın yenilenmesi için gereken harcamadan oluşuyor. Ayrıca ABD’de savaş nedeniyle yükselen benzin ve motorin fiyatlarının tüketicilere yaklaşık 100 milyar dolarlık ek enerji maliyeti getirdiği hesaplandı. İsrail’in toplam savaş maliyetine ilişkin ise henüz aynı ölçüde kapsamlı ve kesinleşmiş bir rakam bulunmuyor; askeri harcamalar, füze savunması ve altyapı hasarının yanı sıra ekonomideki üretim kayıpları önemli kalemler oluşturuyor.

Savaşın İran’a maliyeti: Ekonomik daralma ve enflasyon

İran, savaşın başlangıcından bu yana Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmış, İran ile ABD arasında imzalanan İslamabad Mutabakatı, kısa süre sessizliği sağlarken, ardından yeniden çatışmaların dozu artmıştı.

Savaşın İran’a maliyeti  ise enerji altyapısındaki hasar, petrol ihracatındaki sert düşüş, ticaret yollarının kapanması ve yüksek enflasyonla ağırlaştı. Ağustos 2026’da İran’da yıllık enflasyon yüzde 84’e, riyalin dolar karşısındaki değeri de rekor düşük seviyeye ulaştı. IMF, savaşın devam etmesi halinde İran ekonomisinin 2026’da yüzde 5,4 daralacağını öngördü. İran’ın savaşta uğradığı fiziksel ve ekonomik zararın kesin toplamı henüz net değil.

İran’ın şartları ne?

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Mohsen Rezai, ABD ile yeniden müzakere yapmak için 7 şart koşmuştu.

Rezai, şartları şöyle sıralamıştı:

– Savaşın ve tüm cephelerdeki askeri operasyonların durdurulması
– İran limanlarına uygulanan Amerikan deniz ablukasının kaldırılması
– Yurtdışında dondurulmuş İran fonlarının ve varlıklarının tamamen serbest bırakılması
– İran’ın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla ve denizcilikte kullanma konusundaki meşru haklarının tanınması, yaptırımların durdurulması

Amerikan güçlerinin İran sınırları ve stratejik suyolları (Hürmüz Boğazı gibi) yakınlarından çekilmesi.”

ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz

ABD BM Büyükelçisi Waltz: ‘İran’ın şartları hayal ürünü’

ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz , New York’ta düzenlenen Al-Monitor Live etkinliğinde yaptığı konuşmada, İran’ın müzakere masasına geri dönmesi için “kapının açık” olduğunu ancak İran’ın şartlarının  “hayal ürünü” olduğunu öne sürdü.

Savaşın bölgesel maliyeti ve enerji krizi

Savaşın bölgesel maliyetinin en belirgin boyutu enerji krizi oldu. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması küresel petrol arzında büyük bir şok yarattı; savaşın ilk aylarında yaklaşık 20 milyon varil/günlük petrol ve petrol ürünü akışı etkilendi. Mart-Ağustos döneminde fosil yakıt ithalatçılarının, savaş öncesi beklentilere kıyasla yaklaşık 330 milyar dolar ek maliyet üstlendiği hesaplandı. Petrolün yanı sıra Asya LNG fiyatları savaş öncesi beklentilerin ortalama yüzde 75, Avrupa LNG fiyatları yüzde 60 üzerinde seyretti.

(Kaynak; Haber Merkezi, Axios, House of Commons Library, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), AP, Al-Alam News)