Van’ın Erciş ilçesindeki Koçköprü Kanyonu’nda, Pay Sulama Kanalı Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar ekolojik yıkımı derinleştirdi. Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunun hemen ardından sahada iş makinesi sayısı artırıldı, kanyon tabanındaki kıyı bitki örtüsü yok edildi, ağaçlar kesildi.
Van 4. İdare Mahkemesi’ndeki yürütmeyi durdurma başvurusu henüz sonuçlanmazken, çevreciler “Doğa hukukun takviminde beklemiyor” diyerek acil müdahale çağrısında bulundu.

Su kıyısında çalışan iş makineleri. Kıyı şeridinde bitki örtüsü kaldırılmış, toprak dolgu yapılmış.
Zilan Havzası’nın en canlı yaşam alanlarından biri olan Koçköprü Kanyonu’nda, hukuki başvurulara rağmen çalışmalar hız kesmeden sürdürülüyor. Olayı yerinde takip eden Mezopotamya Çevre ve Ekoloji Platformu Sözcüsü Mirbahattin Demir, dün Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, bugün sahadaki makine sayısının artırıldığını ve kanal güzergâhına kadar inildiğini belirtti.

Dere kıyısında devrilmiş ağaçlar ve açılmış toprak. Kıyı bitki örtüsünün bir bölümü yok edilmiş durumda.
‘Hiçbir koruma önlemi alınmıyor’
Sahada yaşanan tahribatı değerlendiren Mirbahattin Demir, şu ifadeleri kullandı:
“Kepçeleri durduramıyoruz. Burada açık bir tahribat var. Özellikle dün yaptığımız suç duyurusunun ardından bugün işlemler daha da hızlandırıldı. Burada çok sayıda endemik bitki ve canlı var. Su samuru gibi koruma altındaki, nesli tükenenler listesine alınmış hayvanlar yaşıyor. Aynı zamanda Anadolu semenderine de rastlanmış bir alan burası. Buna rağmen hiçbir koruma veya güvenlik önlemi alınmadan bu çalışmalar sürdürülüyor. Kazdıkları derin kanallar nedeniyle köy çocukları da büyük tehlike altında.”
Demir, kanyonun halkın ve dünyanın ortak değeri olduğuna vurgu yaparak, “Bugün Zilan’ın kalbine kepçelerle girdiler, Zilan’ı darmadağın ediyorlar” dedi.

Kazı alanında üç iş makinesi çalışıyor. Yamaç boyunca açılan kazının hemen yukarısında bir ev görülüyor.
Mahkeme bekliyor, makineler çalışmıyor
Ekoloji örgütleri ve bölge halkı, kanyonu korumak amacıyla Van 4. İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma talebiyle dava açtı. Ancak talep henüz değerlendirme aşamasındayken yüklenici firma çalışmalarına devam ediyor. Ekolojistlerin en büyük kaygısı, mahkeme projeyi ileride hukuka aykırı bulsa bile, kesilen ağaçların ve parçalanan ekosistemin geri getirilemeyecek olması.
Öte yandan, çalışmalar nedeniyle jandarmaya yapılan ihbarların Hara Jandarma Karakolu ile İlçe Jandarma Komutanlığı arasında sorumluluk devrine takıldığı ve sonuçsuz kaldığı belirtildi.

Koçköprü Kanyonu’nun henüz dokunulmamış bir bölümü: bazalt duvarlar, akan su ve kıyı bitki örtüsü.
ÇED muafiyeti ve ‘suyun olduğu yere su taşınmaz’ tartışması
Hukuki sürecin merkezinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) muafiyeti yer alıyor. Projenin ilk onayı 1993 tarihli ÇED yönetmeliği öncesine dayandığı için proje muaf tutuluyor. Ancak ekolojistler, 2016’da ihale edilen ve güzergâhı değiştirilen revize projenin bugünkü ekosistem koşulları göz önüne alınarak yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor.

Şelalenin yanında yükselen toprak yığını ve bulanıklaşmış dere yatağı.
Tarımsal sulamaya karşı olmadıklarını belirten Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık ise projenin mantığını sorguladı. Zilan Çayı’nın ve Koçköprü Barajı’nın halihazırda zengin su kaynaklarına sahip olduğunu belirten Kalçık, “Zaten suyun olduğu bir noktaya 30 kilometre öteden, Morgedik Barajı’ndan su getirmek çok ilginç. Suyun olduğu yere su çekmek nasıl bir mantıktır? Bu, köylünün arazisini sulamaya yönelik değil, kapitalist bir anlayışla birilerinin çıkar ilişkisinden kaynaklanan bir uygulamadır” dedi.

Sökülen ağaçların ardından çamura dönmüş kanyon yamacı.
Sosyal medyadan ortak çağrı
Kanyonda süren yıkıma dikkat çekmek amacıyla bugün akşam saat 20.00’de sosyal medyada #Zilandatalanvar etiketiyle ortak paylaşım kampanyası düzenlenecek. Ekoloji örgütleri, yargı süreci sonuçlanana kadar çalışmaların ihtiyati olarak durdurulmasını ve alanın bağımsız uzmanlarca incelenmesini talep ediyor.




