Sanayi erkeğin alanıdır’ algısını yıkıyor: Mardin sanayisinde tek kadın usta
2014 yılında Fırat Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Zelal Günay, iki yıl özel bir sektörde araç servisinde ve yaklaşık 10 yıl da asansör sektöründe çalıştı. Araçlara duyduğu ilgi ve sanayide ihtiyaç olduğunu düşündüğü oto elektrik ve elektronik alanı, Zelal Günay’ı kendi iş yerini açmaya yöneltti.
Erkek esnafların ağırlıkta bulunduğu Mardin Organize Sanayi’de çalışamaya başlayan Zelal Günay’ın hikayesi, mühendislik eğitimiyle başlayıp kendi iş yerini açmaya kadar uzanıyor. Sanayinin ilk kadın ustası olan Zelal Günay, yaklaşık bir ay önce açtığı oto elektrik ve elektronik iş yerinde, mühendislik bilgisini otomotiv alanındaki deneyimlerle buluşturuyor.
‘Kendime ait bir yer olsun istedim’
Daha önceden sanayide yetkili bir servisin kuruluş aşamasında yer aldığını belirten Zelal Günay, “Bir sene onun kurulum aşamasında bulundum. Sanayinin bir kadına da yer açabileceğine inandım. O bir sene içerisinde esnafın bu anlamda olumlu olduğunu gördüm. O yüzden bu sefer kendi yerimi açmaya karar verdim. Kendime ait bir yer olsun istedim” dedi.

‘Teorik eğitim pratiği tamamlıyor’
Mekatronik mühendisliğini tercih etmesinde robotik ve yazılıma duyduğu ilgi olduğunu kaydeden Zelal Günay, devamında şunları söyledi:
“Mühendislik okumak istiyordum ama tek başına makine mühendisliği okumak istemiyordum. Biraz daha robotik ve yazılım üzerine okumak istiyordum. Ondan dolayı mekatronik mühendisliğini tercih ettim. Mesleğe ilk başladığım dönemlerde, ‘Siz teorik eğitim alıyorsunuz, pratik eğitiminiz olmadığı için bizim gibi öğrenemezsiniz’ şeklinde tepkiler aldım. Aslında mühendislik farklı bir şeydir. Tek başına ustalık değildir. Bilgi üretme, neden-sonuç ilişkisi kurabilme yeridir. Bir arızanın nedenini anlayabilmek ya da bir nedenin neyle sonuçlanacağını hesaplayabilmektir. Mühendisliğin tek başına masa başında öğrenilen bir eğitimden ibaret olmadığını, teorik eğitimin pratik eğitimi tamamlayan bir öğe olduğunu düşünüyorum ve bunu göstermek istiyorum.’
Erkek esnaftan destek
Erkek esnafın kendisine sunduğu desteği anlatan Zelal Günay, “Daha önce çalıştığım için beni tanıyorlardı. Herkes ‘hoş geldin’ dedi. O anlamda hiçbir problem yaşamadım. Herhangi bir esnafın ‘sen yapamazsın’ ya da ‘en kadınsın, çalışamazsın’ anlayışı yok. Aksine, bir yaklaşım var. Daha yapıcı, daha sahiplenen bir yaklaşım var. ‘Bu işi yapabilirsin’ yaklaşımı var” ifadelerini kullandı.

‘Kadınların buradan uzak kalmaması gerekiyor’
“Sanayi erkeğin alanıdır” anlayışının öğrenilmiş bir algı olduğunu dile getiren Zelal Günay, “Bunun önündeki engeller biraz da bizim bakış açımızla, toplumun öğretileriyle ilgilidir. Teknoloji gelişiyor. Daha önce ciddi fiziksel kuvvet gerektiren birçok işi artık aletlerle halledebiliyoruz. Örneğin lift var. Aracı krikoyla kaldırmak yerine liftin üzerine çıkarabiliyorsunuz. Bu da mühendisliğin getirdiği bir şeydir. O yüzden kadınların birçok alanda çalışabileceğine, o işi yapabileceğine inanıyorum. Bu biraz bugüne kadar öğrendiklerimizle, ‘Sanayi erkeğin alanıdır’ anlayışıyla ilgilidir” diye konuştu.
Zelal Günay, “Staj yaparken kaynak yapan kadın mühendisler vardı. O zaman fark etmiştim aslında her alanda çalışabileceğimizi. Mühendislik okurken de biz dört kadındık, gerisi erkekti. İşin içine girdikçe gördüm. Tabi ki bir mücadele gerekiyor. Kendini kabul ettirmek, o işi öğrenebilmek için. Bir işe başladığınız zaman öğrenebilmek, yetkin olabilmek adına bir süreç gerekir. Kadınların bunu yapabileceğine ve buradan uzak kalmaması gerektiğine inanıyorum” diye kaydetti.
Emek ve irade olma
Zelal Günay, kadınların kendi emeğiyle kazanç sağlamasının önemine dikkat çekerek “İşte o zaman irade oluyorsunuz. Kendi öz gücünüzle, kendi emeğinizle bir kazanç sahibi olunca kadın birey olduğunu öğreniyor. Bununla beraber her şeyin tek başına erkek iradesiyle olmadığını, kadının her alanda çalışabileceğini görüyoruz. ‘Kadınlar yapamaz, toplum böyle bakıyor’ anlayışı çok yanlış. Bu bize öğretilmiş, ezberletilmiş bir şey” dedi.
Karar almanın sorumluluk üstlenmekle birlikte geliştiğini belirten Zelal Günay, “İrade olmak karar verebilmektir, karar verebilmek sorumluluk alabilmektir. Bir karar alırsınız ve aldığınız kararların sonuçları olur. Bizim toplumumuzda kadınlara sonuçların sorumluluğunu almak öğretilmiyor. Böyle bir yer açtığınız zaman bu süreç bizi nereye götürür bilmiyorum. Bu işi başaracağım ya da başaramayacağım. İkisinin de sorumluluğunu kaldırabilirim. Başardığım zaman bir sonraki adıma geçebilirim. Başaramadığımda da ‘bu kararı ben verdim’ diyebilirim. Kadınlar toplum içerisinde karar verme merci olmadıkları için sorumluluk almaktan korkuyorlar ve bunu öğrenemiyorlar” diye kaydetti.
‘Kadınlarla çalışmak güzeldir’
Kadınlarla birlikte çalışmak istediğini dile getiren Zelal Günay, “Kadınlarla çalışmaktan elbette çok sevinç duyarım. Kadınlarla çalışmak güzeldir. Kadının ev dışında her alanda çalışabileceğine inanıyorum. Kadınlar dışarıda kaldıkları için ‘Biz yapamayız’ diye düşünüyor. Kadınlar işin içine girdikçe bunun kırılacağına inanıyorum. O yüzden gelmeleri gerektiğini düşünüyorum” dedi.
‘Yanıma gelecek kadın yalnız olmayacak’
Kadınlara çalışma yaşamına katılma çağrısı yapan Zelal Günay, “Emek vermenin güzel bir şey olduğunu bilmeleri gerekiyor. Verdiğiniz emeğin karşılığını almak ekonomik de olabilir, manevi de olabilir. Bugün sizinle sohbet etmek de bir emeğin, 12 yıllık deneyimin karşılığıdır. Kadınlar bunun tadına varmalı. Birey olup karar verdiğinde, bir şey yarattığında onun tadını alabilmeli. Bu, kadına irade özgürlüğü veriyor ve kadını mutlu ediyor. Birey olabildikçe, mutlu oldukça daha özgür oluyorsunuz. Bırakalım kadın hata da yapsın. Ben bu süreç içerisinde hatalar yaptım, kazandım, kaybettim ama sorumluluk almayı öğrendim. Belki ben yalnızdım ama yanıma gelecek kadın yalnız olmayacak. O süreçte yanlarında olacağım, onları hiç yalnız bırakmayacağım” şeklinde konuştu.(MA)




