• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Serekaniye saldırısı 7’nci yılında: Dördüncü göçmen kafilesi de yola çıktı

Serekaniye saldırısı 7’nci yılında: Dördüncü göçmen kafilesi de yola çıktı

Serekaniye’ye saldırıların 7’nci yıl dönümünde, 29 Ocak Anlaşması kapsamında 514 ailelik dördüncü göçmen kafilesi de geri dönüş için yola çıktı. Serekaniye Göç Komitesi, dönüşler sürse de bölgedeki demografik değişim ve güvenlik riskleri nedeniyle güvenli koşulların hâlâ tam olarak sağlanamadığına dikkat çekiyor.

Serekaniye saldırısı 7’nci yılında: Dördüncü göçmen kafilesi de yola çıktı
Serekaniye saldırısı 7’nci yılında: Dördüncü göçmen kafilesi de yola çıktı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Ekim 2026 14:03
  • Güncellenme: 8 Ekim 2026 14:08

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) saldırıları nedeniyle 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine bağlı Serekaniye kırsalında yaşayan Kürtlerin, buradaki evlerini terk ederek göç etmek zorunda bırakılmasının 7’nci yılında, yerinden edilen ailelerin geri dönüşü için başlatılan süreç devam ediyor.

Serekaniye ve Til Temir kırsalında yerinden edilen 514 aileden oluşan dördüncü kafile de bugün yola çıktı. Kafilede 4 bin 584 kişi yer aldı. Dördüncü kafilenin hareketine resmi bir hükümet heyeti de katıldı.

Bu adım, tüm yerinden edilenlerin evlerine dönüşünü sağlamak amacıyla yürütülen hükümet çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirildi. Resmi açıklamalarda, yerinden edilen ailelerin tamamı bölgelerine dönene kadar önümüzdeki dönemde dönüş kafilelerinin art arda gönderilmeye devam edeceği belirtildi.

‘Güvenli koşullar hâlâ sağlanmadı’

Suriye’deki iç savaşta Esad rejiminin devrilmesinin ardından Ahmet Şara yönetiminde kurulan Geçici Suriye Yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında geçen kış imzalanan 29 Ocak Anlaşması kapsamında geri dönüşleri öngörülen Serekaniyeli göçmenlerden şimdiye kadar üç konvoy evine dönmüş olsa da, Serekaniye Göç Komitesi, dönüşlerin tamamlanması için gereken güvenli koşulların hâlâ sağlanamadığını söyledi.

Anlaşmanın 14. maddesinde Serekaniye, Afrin ve Şeyh Maksud’dan yerinden edilenlerin kentlerine “güvenli şekilde dönüşünün” sağlanması öngörülmüş ve mevcut Şam yönetimi bunu garanti altına aldıklarını söylemişti.

Serekaniye saldırsının üzerinden 7 yıl geçti

Serekaniye Göç Komitesi tarafından yapılan açıklamalara göre, “2019’da Serekaniye saldırılarında en az 386 sivil katledildi. Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Hevrin Xelef ve iki arkadaşı ÖSO’ya bağlı Ehrar El-Şerqiya grubu tarafından M4 Karayolu’nda araçlarından indirilerek öldürüldü. Yine Kamişlo’dan Serekaniye’ye sivilleri ve gazetecileri taşıyan bir konvoya hava saldırısı düzenlendi. Bu saldırıda 11 sivil katledildi. Aynı süreçte Kürt, Ezidi ve Hristiyanlara ait ev, dükkan ve tarım arazileri yağmalandı. Bu saldırılar sırasında 150 bine yakın insan yerlerinden edilirken, geride kalan az sayıdaki yurttaşlar ise keyfi tutuklamalar, kaçırma ve işkenceyle karşı karşıya kaldı. Serekaniye’ye saldırılar sonrasında yaşanan hak ihlalleri Birleşmiş Milletler (BM), Human Rights Watch (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların raporlarına savaş suçları olarak yansıdı.”

‘Kürt, Arap, Süryani… Ortak bir yaşam vardı’

Serekaniye Göçmenler Komitesi üyesi Mihemmed Haco, kentlerinin saldırıya uğrama sürecini ve ardından yaşananları anlattı.

9 Ekim tarihinin bütün Kürtler başta olmak üzere, özellikle Serekaniye halkı için üzücü ve acı bir gün olduğunu belirten Haco, “Serekaniye köklü bir tarihe ve Kürt halkı için önemli bir konuma sahiptir. 9 Ekim saldırılarından önce Özerk Yönetim himayesinde Kürt, Arap, Süryani herkesin ortak bir yaşam inşa ettiği ve eşit bir şekilde yaşadığı bir kentti. Eğitim, güvenlik, yerel yönetim gibi kurumları inşa ederek birlikte yaşıyorlardı. Halk kendini yönetiyordu. 9 Ekim 2019’da Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplar Serêkaniyê’ye barbarca bir saldırı gerçekleştirdi” dedi.

İşgal saldırının ardından on binlerce Kürt, Arap ve Süryani yurttaşın göç etmek zorunda kaldığını belirten Haco, “Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplar vahşi bir şekilde sivil halka saldırdı ve çok sayıda insanı katletti. Kimyasal silah gibi yasaklı silahlar kullanıldı. Silahlı çetelerin bu saldırılarına karşı Serêkaniyê halkının görkemli bir direnişi oldu. Fakat sivil halkın daha da zarar görmemesi için insanlar yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldı. 7’den 70’e insanlar göç yollarına düştü” diye konuştu.

‘Kürtçe sokak ve caddelerin adları değiştirildi’

Haco ayrıca, 7 yıl önceki saldırılarda sadece sivillerin öldürülmediğini, bölgenin demografik yapısının da değiştirilmeye çalışıldığını belirterek, “Serekaniye’ye saldıran silahlı gruplar aradan geçen bu 7 yıllık süreçte kentin demografik yapısını değiştirmeye çalıştı. Kürtçe olan sokak ve caddelerin adları değiştirildi. Serekaniye’ye ait sembol ve renkler değiştirildi. Bu süreçte sivil halka yönelik çeşitli bahanelerle saldırılar gerçekleşti. Bu silahlı grupların üyeleri daha önce DAİŞ arasında bulunan kişilerdi. Hol ve Eyn İsa gibi kamplardan çıkan insanlar buraya getirildi. Bunlar Kürtlerin evlerine yerleştirildi. İş yerlerini, tarım arazilerini işgal ettiler. Kürt halkının kendi kentine dönmesine izin vermiyorlar. İnsanlar kamplarda çok zor koşular altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Serekaniye’ye dönüş sürecinin ilk aşamasında yaklaşık 410 aileden oluşan kafile, 10 Ağustos’ta kent merkezi ve kırsalına ulaşmıştı. İlk kafile Serekaniye’ye vardıktan sonra saldırıya uğramış ve bazı aileler geri dönmek zorunda kalmıştı. Bunun üzerine dönüş süreci bir süreliğine askıya alınmıştı.

Yaklaşık 700 aileden oluşan 7 bin kişilik ikinci kafile de, 8 Eylül’de Serekaniye, Zirgan ve Til Temir kırsalındaki 55 köylere dönmüştü.

Silahlı grupların 2019’daki operasyonunun ardından yaşanan saldırılar nedeniyle on binlerce Serekaniyeli yerinden edilmişti.

Yerinden edilen on binlerce kişi, Kuzey ve Doğu Suriye’nin farklı kentlerine ve buralardaki kamplara sığınmıştı.

29 Ocak Anlaşması’nın 14. maddesinde, yerinden edilenlerin Serekaniye, Afrin ve Şêxmeqsûd’daki şehir ve köylerine dönüşlerinin sağlanması konusunda mutabakata varılmıştı. Bu kapsamıda Afrin’e dönüşler tamamlanırken, Serekaniye’de dönüş sürecinin başlaması için uzun süre beklenmişti.

Yaklaşık 14 bin aileden oluşan 80 bin kişinin Serekaniye’ye dönüş için kayıt yaptırdığı açıklanmıştı.

Serekaniye’ye dönüş sürecinin ilk aşamasında yaklaşık 410 aileden oluşan kafile, 10 Ağustos’ta kent merkezi ve kırsalına ulaşmıştı.

İlk kafile Serekaniye’ye vardıktan sonra saldırıya uğramış ve bazı aileler geri dönmek zorunda kalmıştı. Bunun üzerine dönüş süreci bir süreliğine askıya alınmıştı.

Yaklaşık 700 aileden oluşan 7 bin kişilik ikinci kafile de, 8 Eylül’de Serekaniye, Zirgan ve Til Temir kırsalındaki 55 köye geri dönmüştü.

Waşukani Kampı’nda ve okullarda kalan 511 aileden oluşan üçüncü kafile ise 5 Ekim’de yola çıkmıştı.