Ucuz hammadde avı 
Alp Altınörs 10 Ekim 2026

Ucuz hammadde avı 

Ucuz hammadde avı 

 

“Zafer kiminse ganimet de onundur”.

Sözüm ona dünya barışını korumak üzere kurulmuş BM’nin kürsüsünden duyuldu bu sözler. ABD Başkanı Trump, Venezuela’ya yönelik askeri saldırıyla bu ülkenin petrolünü nasıl gasp ettiklerini övünerek anlatıyordu. Ocak ayında gerçekleşen bu saldırı, Latin Amerika’nın siyasal haritasını değiştirdi. Kolombiya, Şili ve Peru’da faşist adayların başkanlığa gelmesine yol açtı. Bolivarcı Venezuela’yı yıkamasa da şimdilik ehlileştirdi. Kıtada bir direnç noktası olmaktan uzaklaştırdı.

O kadar ki, Venezuela, yanı başındaki Küba’ya petrol yollayamaz hale düşürüldü. Oysa kıtada son 25 yıla Küba-Venezuela dayanışması damga vurmuştu. Enerji ve gıda kriziyle boğuşan Küba ise çaresizce birçok sektörde kapitalizmi restore ediyor, Çin tipi “piyasa sosyalizmi” modeline geçiyor.

BM Zirvesi’nde Trump, Danimarka ile yaptığı anlaşma üzerinden Grönland’ı da fiilen elleri içine aldı. Ada resmen ABD’ye ilhak edilmedi belki. Ama ABD askeri olarak Grönland’a hakim oldu. Ve en önemlisi Grönland’da yapılacak tüm enerji ve mineral anlaşmalarını veto yetkisini elde etti. Aslında tüm bu gürültü de Grönland mahkemelerinin ABD madencilik şirketleri adayı talan eden projelerini engellemesi üzerine kopmuştu zaten. Artık Grönland ABD askerinin botları altındadır. Nadir toprak elementleriyle dolu bu ada, Amerikan sermayesinin yeni beslenme alanı olacak.

Böylece bu yıl içinde, Batı Yarıküre’deki iki stratejik hammadde kaynağı, Venezuela ve Grönland ABD denetimine girmiş oldu. Aynı zamanda bu iki kaynak Çin’in erişimine de kapatılmış oldu. ABD her iki kazanımı da askeri güçle elde etti.

Gerçi aynı model İran’da işlemedi, zira Trump’ın askeri güçle bu ülkeyi ele geçirme girişimi yenildi. Savaş A.Ş. İran’da iflasa uğradı. Tersine İran, Hürmüz’ü kapatarak enerji fiyatlarını tırmandırdı. Hammaddeyi pahalandırdı. Uluslararası ticaretin akışını kesti. Böylece Amerikan savaş makinasını durdurmayı başardı.

Venezuela, Grönland, İran… Her üç örnek de emperyalizmin bugününü anlatıyor. Her üç örnek de emperyalizmin bugününü anlatıyor. Barışçıl ekonomik rekabet Çin’e yaradı; öyleyse askeri rekabet dönemi başlasın. Serbest küreselleşme ABD gücünü geriletti; öyleyse askeri Keynesçilik başlasın. Kaynakların serbest piyasada paylaşımı Çin’e yarıyor; öyleyse hammadde kaynaklarını askeri güçle kapatma dönemi başlasın. Ucuz işgücü temelinde Çin’le rekabet etmek mümkün değil; öyleyse ucuz hammadde avı başlasın!

Trump bir deli değil; o sadece tekelci kapitalizmin ekonomik kanunlarını en vahşi tarzda uyguluyor. Böyle yapmakla o, sistemin tüm maskelerini fırlatıp atıyor. Trump bilinçsizce sosyalizm mücadelesinin yeniden yükselişinin temellerini hazırlıyor.

* ilketv.com.tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar İlke TV’nin kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.