DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin grup toplantısında gündemi değerlendiridi.
Koma Amed ve Amedspor Ankara Barikat adlı taraftar grubu da DEM Parti grup toplantısını izleyenler arasında yerini aldı.
‘Türkiye asker taşımamalı’
Konuşmasında Ortadoğu’da yaşanan çatışmalara değinen Hatimoğulları “Türkiye kendi içinde bir barış süreci yürütüyor, ama başka bölgedeki çatışmalara asker gönderme tartışmaları sürüp gidiyor” dedi.
Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmayı hatırlatan Hatimoğulları “Türkiye’nin üstlenmesi gereken rol oraya asker taşımak değil, tam tersine müzakere ve diyalog süreci için aracı olmalı” diye konuştu.
‘Ortada organize bir suç örgütü var’
Fon krizi için ‘Yüzyılın vurgunu’ ifadesini kullanan Hatimoğulları şöyle devam etti:
SPK’nın uyarısına rağmen önlem alınmıyor. Kim kazandı kim kaybetti? Hangi iktidar yetkilileri fon şirketleriyle irtibatlıydı? Ortada organize bir suç örgütü var.
Kamu otoritesinin ne bildiği ve iktidar yetkilileriyle fon şirketlerinin sahipleri arasında nasıl ilişkiler bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı.
Anadilde ve parasız eğitim talep eden ya da 1 Mayıs gösterilerine katılan gençleri gözaltına alıp baz istasyonu kayıtlarından kimlerle görüştüklerini araştıran savcılık, iktidar temsilcileri ile fon sahipleri arasındaki bağlantıları da ortaya çıkaramaz mı?
Bir avuç insanın servetine servet kattığı, milyonlarca yurttaşın ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir sistem giderek derinleştirilmiştir. Fon vurgunu da bu düzenin ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir.
Hatimoğulları, iktidar temsilcilerinin fon krizinde adı geçen kişiler için masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını hatırlatmasını da eleştirerek, “Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı yalnızca iktidara yakın isimler için değil, toplumun bütün kesimleri için geçerli olmalıdır” dedi.
DEM Parti’den 7 maddelik önerge
AK Parti’nin Meclis’e sunduğu 9 maddelik kanun teklifini “çözümsüzlük belgesi” olarak tanımlayan Hatimoğulları, buna karşı hazırladıkları 7 temel öneriyi de açıkladı.
Vurgunun maliyetinin halka yüklenmemesini isteyen Hatimoğulları, sorumluların yurt dışına çıkardığı paraların geri getirilmesini ve mal varlıklarının dondurulmasını talep etti. Mağdurların zararlarının eksiksiz karşılanması gerektiğini belirterek 1 milyon liralık tazminat sınırının kaldırılmasını ve ödeme takviminin kanunla belirlenmesini istedi. Meclis araştırma komisyonu kurularak sorumlu siyasetçi ve bürokratların açığa çıkarılmasını öneren Hatimoğulları, fonların portföy ve denetim bilgilerinin her ay kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, son olarak SPK’nin bağımsızlaştırılmasını, kurul üyelerinin Meclis’te nitelikli çoğunlukla seçilmesini ve denetim raporlarının doğrudan Meclis’e sunulmasını istedi.
➡️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, AK Parti’nin fon vurgununa ilişkin 9 maddelik kanun teklifine karşı 7 temel önerilerini paylaştı
📌”Yurttaşın mağduriyetini gidermek hepimizin boynunun borcu”
📌”Adalet peşinde koşmaya devam edeceğiz. Hesap sormaya devam edeceğiz. Hiç kimse bu ülkede kendini yalnız hissetmesin”#Canlı izlemek için:
https://t.co/bmS1ujPuaw— İlke TV (@ilketvcomtr) October 13, 2026
Hatimoğulları şöyle devam etti:
“Vurgunda adı geçen eski bakan adliyede kraliçeler gibi karşılanırken, vurguna karışıp yurt dışına kaçanlar krallar gibi yaşamlarını sürdürüyor. Buna karşılık, yaşananları kamuoyuna duyuran gazeteciler cezaevine gönderiliyor, ev hapsine mahkûm ediliyor. Haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getiriliyor. Batsın böyle adalet! Basın özgürlüğüne yönelik bu uygulamalara son verilmeli, tutuklu bütün basın emekçileri derhal serbest bırakılmalıdır.
‘Olağan MGK toplantı tarihi beklenmeden zeminin hazırlanması gerekiyor’
Açıklamasında çözüm sürecine değinen Hatimoğulları “Hareket Yönetimi bölge ismi vererek çekildiğini açıkladı. Bu tarihi bir adımdır.” diye konuştu.
➡️”Barış, tarafların üzerine düşen sorumlulukları karşılıklı yerine getirmesiyle gerçekleşir. İktidarın ve devletin sorumlulukları tarihsiz vaadlere bırakılamaz”
🗣️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları: Başta Barış Anneleri olmak üzere yine Türkiye’nin her kesimi söylediğini söyledi: Neden somut adım atılmıyor? Neden kayyımlar geri çekilmedi? Neden AİHM kararları uygulanmadı? Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksek daha neden dışarıda değil? Neden Sayın Abdullah Öcalan için umut hakkı uygulanmıyor?
➡️”Sayın Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır. Buradan sizlerin huzurunda bir kez daha İmralı’ya selam ve sevgilerimizi gönderiyorum”
#Canlı izlemek için: https://t.co/bmS1ujPuaw
— İlke TV (@ilketvcomtr) October 13, 2026
Hatimoğulları şöyle devam etti:
“Barış, tarafların üzerine düşen sorumlulukları karşılıklı yerine getirmesiyle gerçekleşir. İktidarın ve devletin sorumlulukları tarihsiz vaadlere bırakılamaz.
Başta Barış Anneleri olmak üzere yine Türkiye’nin her kesimi söylediğini söyledi: Neden somut adım atılmıyor? Neden kayyımlar geri çekilmedi? Neden AİHM kararları uygulanmadı? Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksek daha neden dışarıda değil? Neden Sayın Abdullah Öcalan için umut hakkı uygulanmıyor?
“Sayın Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır.”
‘Öcalan gerektiğinde taraflarla görüşebilmeli’
Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz’ın dün yaptığı açıklamada “Çerçve yasanın uygulanması olağan MGK toplantısına gerek yok” dediğini anımsatan Hatimoğulları şunları kaydetti:
Bizce de yaşanan bu gelişmeler olağan MGK toplantı tarihi beklenmeden zeminin hazırlanması gerekiyor. Sayın Öcalan’ın ‘özgür yaşar, özgür çalışır’ çağrıları acilen uygulanmalıdır. Meclis İzleme Kurulu henüz kurulmadı, neden kurulmadı? Neyi bekliyoruz? Numan Kurtulmuş’un Meclis’te bulunan siyasi partilerle acilen görüşmesi lazım. Buradan sözümüz şu: Bizler birleşe birleşe kazanacağız. Dayanışarak kazanacağız.
Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu’na bağlı oluşturulması öngörülen dört alt komisyon bir an önce kurulmalı, Abdullah Öcalan’ın koordinatörlüğünü üstleneceği Barış ve Siyasallaşma Kurulu da gecikmeden faaliyete geçmeli.”
Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Siyasallaşma Koordinatörlüğü İmralı’da bulunan kişinin hakkıdır” sözlerini de önemli bulduklarını ifade etti.
Barış ve Siyasallaşma Kurulunun etkin çalışabilmesi için siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşturulması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Bunun için Sayın Öcalan’ın özgürce yaşayabileceği ve çalışmalarını özgürce yürütebileceği koşullar sağlanmalıdır” dedi.
Kurulun sembolik bir yapıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, sahadaki gelişmeleri izlemesi, süreçteki gecikmeleri ve tıkanıklıkları tespit ederek raporlaması ve gerektiğinde taraflarla görüşebilmesi gerektiğini ifade etti.




