• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • AP’de Kürt Konferansı | 1993’te PKK tarafından alıkonulan ABD’li Prof. Starger : ‘PKK listeden çıkarılmalı”

AP’de Kürt Konferansı | 1993’te PKK tarafından alıkonulan ABD’li Prof. Starger : ‘PKK listeden çıkarılmalı”

1993 yılında PKK tarafından alıkonulan ABD’li hukuk profesörü Colin Starger, aradan geçen 33 yılda yaşanan değişimlerin dikkate alınması gerektiğini belirterek ABD’ye PKK’yi yabancı terör örgütleri listesinden çıkarma çağrısı yaptı

AP’de Kürt Konferansı | 1993’te PKK tarafından alıkonulan ABD’li Prof. Starger : ‘PKK listeden çıkarılmalı”
  • Yayınlanma: 15 Ekim 2026 14:47

Belçika’nın başkenti Brüksel’de, Avrupa Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler Konferansı’nda konuşan Baltimore Üniversitesi’nden ABD’li hukuk profesörü Colin Starger, 1993 yılında PKK tarafından alıkonulma deneyimini, Kürt hareketinin geçirdiği dönüşümü ve barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

ABD’nin PKK’yi yabancı terör örgütleri listesinde tutmasına karşı çıkan Starger, kendi yaşadıklarının bugünkü kararların sürdürülmesine gerekçe gösterilmemesi gerektiğini söyledi.

Starger, aradan geçen 33 yılda hem Kürt hareketinde hem de ABD’nin Kürtlerle ilişkilerinde önemli değişimler yaşandığını belirtti.

1993 yılında Türkiye’de İngilizce öğretmenliği yaptığı sırada yaşadıklarını anlatan Starger, bulunduğu bölgedeki gerilim nedeniyle İstanbul’a dönmeye karar verdiklerini söyledi.

Ertesi gün bindikleri otobüsün gece saatlerinde ıssız bir bölgede durdurulduğunu ve yolcuların aşağı indirildiğini aktaran Starger, silahlı kişilerin yolculara nereli olduklarını sorduğunu belirtti. Amerikalı olduğunu söylemesinin ardından diğer yolculardan ayrıldığını ifade eden Starger, alıkonulma sürecinin nasıl başladığını şöyle anlattı:

10 Ekim 1993’te alıkonulduğunu ve 17 Kasım’da serbest bırakıldığını belirten Starger, bu süre boyunca farklı kamplarda tutulduklarını söyledi.

Deneyimini paylaştı

Starger, kamptan kampa götürüldüklerini, burada bulunan kadın ve erkeklerle konuşma fırsatı bulduklarını anlattı. Starger, birlikte kaldığı kişileri samimi bulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Onları son derece samimi buldum. Bizimle sürekli yemeklerini paylaştılar. Bize hiçbir zaman kötü davranılmadı.”

Yaşadığı deneyimin kendisi açısından önemli olmasına rağmen uzun yıllar kamuoyu önünde konuşmadığını belirten Starger, bunun nedenini konuya ilişkin uzmanlık iddiasında bulunmak istememesiyle açıkladı.

“Ben bu meselenin uzmanı değilim. Daha büyük bir oyunun içinde yalnızca bir piyondum” diyen Starger, ABD’ye döndükten sonra mahpus hakları alanında çalışmaya başladığını anlattı. Kitlesel hapsetme politikalarına karşı mücadele ettiğini belirten Starger, daha sonra hukukçu olduğunu söyledi.

DNA kanıtları aracılığıyla haksız mahkûmiyetlerin ortaya çıkarılması için çalışan Innocence Project bünyesinde görev yaptığını aktaran Starger, akademik kariyerini sürdürerek ceza hukuku alanında ders vermeye başladığını ifade etti.

Uzun yıllar bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmediğini söyleyen Starger, 2010 yılında ABD Yüksek Mahkemesi’nin Holder v. Humanitarian Law Project davasında verdiği karara yönelik eleştirilerini hatırlattı.

Söz konusu kararın, PKK’ye Birleşmiş Milletler (BM) önünde barış amacıyla konuşma yapma konusunda eğitim verilmesini dahi terörizme maddi destek kapsamında değerlendirdiğini belirten Starger, kararı öğrencileriyle birlikte eleştirdiğini anlattı.

Starger, bu eleştirilerin ardından Flint Arthur adlı bir kişinin kendisiyle iletişime geçtiğini ve PKK’nin ABD tarafından yabancı terör örgütü olarak tanımlanmasının resmî gerekçesinin 1993’te yaşadığı alıkonulma olayına dayandığını söylediğini aktardı.

Bu bilgiyi öğrendikten sonra kendi deneyiminin ABD’nin PKK’ye yönelik politikasında nasıl kullanıldığını sorgulamaya başladığını belirten Starger, konu hakkındaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya bu gelişmenin ardından karar verdiğini ifade etti.

Kürt hareketinin yıllar içinde geçirdiği ideolojik dönüşümü daha sonra öğrenmeye başladığını belirten Starger, Marksist ideolojiden demokratik konfederalizme yönelişi ve Rojava’daki deneyimleri ilgiyle takip ettiğini söyledi.

Rojava’daki gelişmelerden ilham aldı

Gençliğinde benimsediği özgürlükçü düşüncelerin Rojava’da farklı bir biçimde gelişmesinin kendisine ilham verdiğini dile getiren Starger, Washington’ın Rojava Kürtleri ile kurduğu ilişkilerin de önemli bir değişime işaret ettiğini kaydetti.

Suriye’de yaşanan son gelişmelerin tamamını olumlu değerlendirmediğini belirten Starger, buna karşın ilan edilen yeni barış sürecinin önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.

Kürt hareketinin geçirdiği dönüşüm ve ABD’nin Kürtlerle ilişkilerindeki değişim ile birlikte, Washington yönetiminin PKK’ye yönelik yaklaşımını yeniden değerlendirmesini gerektirdiğini belirten Starger, çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

“Beni 1993 yılında alıkoyan PKK ile bugün karşımızda bulunan PKK aynı değil. Çok şey değişti. ABD’nin Kürtlerle ilişkileri de değişti. Bütün bunlar göz önüne alındığında, Amerika Birleşik Devletleri’nin PKK’yi yabancı terör örgütleri listesinden çıkarması gerektiğine kesinlikle inanıyorum.”

‘PKK listeden çıkarılmalı’ 

Kendi yaşadıklarının bugün alınan siyasi kararların gerekçesi olarak kullanılmasına karşı çıkan Starger, adının PKK’nin listede tutulmasını destekleyen bir gerekçe olarak gösterilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Benim adım, PKK’nin bugün hâlâ bu listede tutulmasını destekleyen bir gerekçe olarak kullanılmamalıdır. 33 yıl önce benim başıma gelenler, PKK’nin bugün bu listede tutulmasını haklı çıkarmaz” diyen Starger, geçmişte yaşananlarla bugünkü koşullar arasındaki farkın dikkate alınması gerektiğini belirtti.

‘Gerçek barış yalnızca silah seslerinin susması değildir’

Konuşmasının son bölümünde barış ile adalet arasındaki ilişkiye değinen Starger, bir hukukçu olarak yaşamını adalet mücadelesine adadığını söyledi.

ABD’de yapısal ırkçılığa, kölelik geçmişine ve ayrımcılığın mirasına karşı yürütülen mücadelelere dikkat çeken Starger, dayanışmanın yalnızca kişinin kendi ülkesindeki hak ihlalleriyle sınırlı kalamayacağını belirtti. Starger, bu dayanışmanın Kürtlerin mücadelesini de kapsaması gerektiğini ifade etti.

Barışın ancak adalet temelinde kalıcı hâle gelebileceğini vurgulayan Starger, baskı ve ayrımcılığın sürdüğü koşullarda adaletin sağlanamayacağını söyledi.

“Barış elbette en yüce değerdir. Ancak gerçek barış yalnızca silah seslerinin susması değildir. Gerçek barış adaleti gerektirir. Baskının olduğu yerde adalet olmaz. Ayrımcılığın olduğu yerde de adalet olmaz” diyen Starger, Kürtlerle dayanışma içinde olduğunu dile getirdi.

Starger, konuşmasını değişim ve adalet çağrısıyla tamamladı:

“Geçmişi görmezden gelemeyiz. Değişim zamanı geldi. Değişimin zamanı tam da şimdi. Değişmek için hiçbir zaman fazla yaşlı değiliz. Ve değişimi kucaklarken adaleti unutmamalıyız. Çünkü adalet, barışın anahtarıdır.”

Colin Starger hakkında 

9 Ekim 1993 tarihinde Erzincan-Erzurum karayolunda yol kontrolü yapan PKK’liler, ABD vatandaşı Colin Patrick Starger ile Yeni Zelanda vatandaşı Douglas Ellis’i rehin aldı. Yaklaşık altı hafta boyunca rehin tutulan iki turist, Kasım 1993’te serbest bırakıldı.

Yaşadığı bu olaydan yıllar sonra hukuk eğitimi alan Starger, Columbia Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuş ve ceza hukuku ile anayasa hukuku gibi alanlarda uzmanlaştı. Şu anda University of Baltimore (UBalt) bünyesinde hukuk profesörü ve Klinik Direktörü olarak görev yapıyor.