• Ana Sayfa
  • Manşet
  • DEM Parti’den YENİ Parti’ye ziyaret: ‘Süreçte siyasi partiler ortak sorumluluk almalı’

DEM Parti’den YENİ Parti’ye ziyaret: ‘Süreçte siyasi partiler ortak sorumluluk almalı’

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü. Bakırhan, görüşmenin ardından, “Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır” dedi.

DEM Parti’den YENİ Parti’ye ziyaret: ‘Süreçte siyasi partiler ortak sorumluluk almalı’
DEM Parti’den YENİ Parti’ye ziyaret: ‘Süreçte siyasi partiler ortak sorumluluk almalı’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Ekim 2026 16:54

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Merkezi’nde Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü.

Görüşmede Hatimoğulları ve Bakırhan’a DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve STK ve Siyasi Partilerle İlişkiler Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz eşlik etti. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ve Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Görüşmede Özel’e ise Emir ve Özcan’ın yanı sıra partinin ekonomi kurmayı Selin Sayek Böke eşlik etti. Basına kapalı görüşme bir buçuk saati aşkın sürdü. Görüşmenin ardından üç lider ortak basın açıklaması düzenledi.

Görüşmenin ardından konuşan Bakırhan, çerçeve yasanın uygulanması ve Meclis’te izleme kurulunun oluşturulması gerektiğini belirterek, “Barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına ve ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bir kenara bırakmak gerekiyor” diye konuştu.

‘Çerçeve yasanın uygulanması için adım atılmalı’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaklaşık bir haftadır emek ve meslek örgütleri ile sendikaları ziyaret ettiklerini belirterek, siyasi partilerle temaslara da başladıklarını söyledi. Bakırhan, “Bugün de YENİ Parti’yle birlikte siyasi partileri ziyaret edeceğiz. Turumuzun ilk ev sahibi YENİ Parti oldu. Nazik karşılamalarından ve yürüttüğümüz çok iyi tartışmalardan dolayı kendilerine teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Görüşmede “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” ile ekonomik krizi ele aldıklarını ifade eden Bakırhan, “Mevcut ekonomik durum ortada. Ekonomik krizleri ve bu ekonomik krizler karşısında alınması gereken önlemlere ilişkin düşüncelerimizi paylaştık. Yakın zamanda Irak’ta, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde bir konferansa katılmıştım. Orada aslında Ortadoğu dünyasının bütün dinamikleri vardı. Onların Türkiye’ye, Türkiye’de yürüyen bu sürece ilişkin düşüncelerini Sayın Genel Başkan ve heyetiyle paylaştım” diye konuştu.

‘Toplum, uygulama aşamasını görmek istiyor’

Çerçeve yasanın kabul edilmesiyle yeni bir döneme girildiğini belirten Bakırhan, “Çerçeve yasayla birlikte yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemde, bugüne kadar yaptığımız ziyaretlerde ve toplantılarda herkesin beklentisi artık çerçeve yasanın uygulamaya geçmesi. Uygulama aşamasını görmek istiyorlar. Yapılması gereken iki düzenlemeyi toplum bekliyor” ifadelerini kullandı.

Yasanın değerinin uygulamayla ölçüleceğini vurgulayan Bakırhan, “Uygulamadaki karşılığına bakılarak bu yasanın uygulanıp uygulanmadığı ölçülür. Dolayısıyla bu yasanın uygulanması için başta toplum olmak üzere emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere ve Meclis’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı’nın da sorumluluk alması gerektiğini belirten Bakırhan, “Bir an önce bu yasanın uygulanması için gerekli adımların atılması konusunda artık biraz yol açmalıdır” dedi.

‘Meclis’te izleme kurulu bir an evvel oluşturulmalı’

Meclis’te oluşturulması planlanan izleme kurulunun henüz kurulmadığına dikkati çeken Bakırhan, “Meclis’te bir izleme kurulu oluşturulacaktı, o da henüz oluşmadı. Bu vesileyle Meclis’teki bu izleme kurulunun da bir an önce oluşturulması gerekiyor. Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin de bu kurulda bulunmasının bir yolu bulunmalı” diye konuştu.

Meclis Başkanı’nın bu konuda siyasi partileri ziyaret edeceğini düşündüğünü ifade eden Bakırhan, barış sürecinin siyasi partiler arasındaki rekabetin konusu haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

‘Siyasi partiler ortak sorumluluk alması’

Bakırhan, barışın Türkiye toplumunun tamamını ilgilendirdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Barış, iktidarla muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Özgür Başkan’la yaptığımız görüşmede onlar da bunu çok net bir şekilde ortaya koydular. Barış, 86 milyon için, Türkiye toplumu için Türkiye’nin hem iç toplumsal barışını sağlaması hem de bununla birlikte demokratik adımları atması gereken bir süreçtir. Dolayısıyla bu, siyasi partiler arasında bir rekabet değil, tam tersine ortaklaşılması gereken bir zemin olarak görülmeli ve böyle değerlendirilmelidir. Burada siyasi partiler ortak sorumluluk almalıdır.”

Sürecin yalnızca iki parti arasında yürütülen bir süreç olmadığını vurgulayan Bakırhan, “Yasanın kendisi sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti’yi ilgilendiren bir yasa değil. Barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için bu konuda siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor” dedi.

YENİ Parti’nin süreç boyunca yapıcı ve olumlu bir rol oynadığını belirten Bakırhan, Özgür Özel ve parti yönetimine teşekkür ederek, “Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına, bu konuda dışarıdan bir direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir, insanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin yaşamını yitirmediği bir süreçte yaşamamız çok değerli ve kıymetli bir şeydir” ifadelerini kullandı.

‘Muhalefete yönelik operasyonlardan vazgeçilmeli’

Barış sürecinde yaşanan sorunlara da değinen Bakırhan, DEM Parti’nin bu konudaki eleştirilerini açıkça dile getirdiğini belirtti. Bakırhan, “Bir taraftan barış süreci, diğer taraftan haksızlık ve hukuksuzluklar oluştuğu zaman biz de rahatsız oluyoruz. Bu konuda kendi tavrımızı her zeminde çok net ve açık bir şekilde ortaya koyduk” dedi.

Muhalefete ve muhalefet belediyelerine yönelik müdahalelerin yanı sıra basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin uygulamalara da tepki gösteren Bakırhan, şöyle konuştu:

“Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basın ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerden artık bence vazgeçilmelidir. Bir barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına ve ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bir kenara bırakmak gerekiyor.”

Barışın kalıcı olması ve Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin başarıya ulaşmasının siyasi iklimin yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkün olacağını belirten Bakırhan, “Biz bu konudaki talebimizi, değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz. Türkiye’nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle hareket ederek başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir” ifadelerini kullandı.

DEM Parti’nin siyasi diyaloga önem verdiğini ve temaslarını sürdüreceğini belirten Bakırhan, “DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumsal örgütlü kesimlerle buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır” dedi.

‘Türkiye’de olumlu adımlar atılmalı’

Ortak basın açıklamasının ardından liderler gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Sıcak bölge gözlemleriniz nedir, dönüş için somut bir hazırlıktan bahsetmek mümkün mü?” sorusu üzerine DEM Partili Bakırhan, Erbil’de düzenlenen konferansta Irak’ın yanı sıra çevre ülkelerden de temsilcilerin yer aldığını belirtti.

Konferansta Türkiye’de yürütülen sürecin de ele alındığını ifade eden Bakırhan, “Erbil’de yapılan konferansa Irak’ın bütün dinamikleri katılmıştı. Eski Irak Başbakanı dahil olmak üzere, Ürdün’den, çevre ülkelerden gelen çok değerli, çok kıymetli dinamikler oradaydı. Oradaki tartışmalarda, bir bölümü de Türkiye’de yürüyen süreçti. Bu süreçte atılması gereken adımlar konusunda nerede durduğumuz konuşuldu, tartışıldı, soruldu” dedi.

‘Demokratik bir zemin oluşturulması gerekiyor’

Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki partilerin de süreçle ilgili değerlendirmelerini aktardığını belirten Bakırhan, bazı kesimlerde çekinceler bulunduğunu ifade etti.

Bakırhan, şöyle konuştu:

“Şunu belirtmek istiyorum; o Federe Kürdistan Bölge Yönetimi’nde bulunan partilerin de aktardığına göre, aslında orada bir hareket yönetimi de açıkladı, bir çekinme durumu var kimi yerlerden. Bir samimiyet ortada. Yani biz de aslında oradaki gelişmelere, oradaki yapılan yorumlara bakarak, Türkiye’de de bu çekinmeye karşı olumlu, pozitif adımların atılması, bir yol temizliğinin yapılması, kalanı daha da cesaretlendirecek demokratik bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirtmek istiyoruz.”

Türkiye’nin bölgesel önemine dikkati çeken Bakırhan, barış sürecinin yalnızca Türkiye’yi ilgilendirmediğini vurgulayarak, “Türkiye’yi yakından izliyorlar. Türkiye, Orta Doğu’nun çok önemli, büyük bir bölgesel gücüdür. Buradaki barış süreci Türkiye’yi Orta Doğu’da güçlendirir, zayıflatmaz. Buradaki sürecin başarıyla devam etmesi, İran’daki gelişmeleri de, Suriye’deki gelişmeleri de, Irak’taki gelişmeleri de etkiler. Dolayısıyla Türkiye’nin barış süreci sadece Türkiye’nin sınırlarını ilgilendiren bir mesele değil, Orta Doğu’yu da ilgilendiren, Orta Doğu’nun da ilgilendiği, Orta Doğu’nun da yakından izlediği bir süreçtir. Dolayısıyla buradaki sürecin ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha oradaki tartışmalarda gördük” ifadelerini kullandı.

Erken seçim değerlendirmesi

Bakırhan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “Seçim tarihi büyük oranda netleşti” ve “Çözüm süreci değil geçiş süreci” açıklamalarına ilişkin soruya, “Parti başkanından bahsetmiyorsunuz, herhalde bir siyasi muhataptan da bahsetmiyorsunuz. Biz daha çok bu konuda Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler, hükümetin bu konudaki değerlendirmelerine ancak yorum yapabiliriz” diye yanıt verdi. Bunun üzerine gazeteci sorusunu “Erken seçime ilişkin ne söylersiniz” diye değiştirmesiyle Bakırhan, şu ifadelere yer verdi:

“Biz DEM Parti olarak tabii ki YENİ Parti gibi de birçok parti gibi de 7/24, sahada sokakta olan bir siyasi partiyiz yani sokak siyaseti yapan bir partiyiz. Bir seçim kararı alınır ve Meclis’te grubu bulunan partiler buna ‘evet’ derlerse en hazırlıklı partilerden biriyiz. Ama şu anda öyle bir gündemimiz yok. Kurullarımızda öyle bir tartışma da yürütmedik. Kimle netleştirdiklerini bilmiyoruz, kendilerine sormanız daha iyi olur. Teşekkürler. Dolayısıyla bizim muhatabımız siyasettir. Onun için bir siyasetçinin soruları olsaydı yanıt verirdik.”

‘Yolsuzluk yapan herkes yargılanmalı’

“Fon krizinde bürokrasiden isimler geliyor ama siyasetten isimler gelmiyor. Nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna Bakırhan, “Fonla ilgili fazla açıklama yaptık. Yarın grup toplantımızın en önemli başlıklarından birisi de bu olacak. Bu konuda tavrımız çok net. Ortada bilinmeyen bir durum yok. Yatıranda, alanda, çekende, haksız kazanç elde edenlerde açık ve net bir şekilde ortada duruyor. Helalleşmeyle olacak bir şey değil. Bu vurgununa izin veren, bulaşan, fakirin, fukaranın alın terini çalan, yolsuzluk yapan herkes açığa çıkarılmalı ve bence yargılanmalı. Helalleşmeyle sonuçlanacak bir vurgun değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük vurgunundan bahsediyoruz” diye cevap verdi.

‘Seçim gündeme gelirse kurullarımızda tartışırız’

Bakırhan, “DEM Parti olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylaşması konusundaki görüşünüz nedir?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Türkiye’nin çok önemli gündemleri var. ‘Yüzyılın vurgunu’, yüzyıllık bir meselenin tartışıldığı, bir yol bulunmaya çalışıldığı bir meselesi var. Büyük bir ekonomik kriz var. Düşünün insanlar dışarıda barınamadığı için, karnını doyuramadığı için bilerek, isteyerek Cumhurbaşkanına hakaret edip kendisini içeri arttırıyor. O kadar çok, o kadar yoğun, o kadar büyük gündemlerimiz ve sorunlarımız var ki, bu seçim meselesi de biraz önce dediğim gibi gündeme gelirse kurullarımız var, parti organlarımız var. Orada tartışılır. Kendi partimizin bu konuda düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırız.” (ANKA)