ABD Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019’da Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatını onaylamasının ardından ilk kez açıklama yaptı. Washington, mutabakatın kendisine ilişkin doğrudan bir değerlendirmede bulunmazken, Türkiye ve Yunanistan’a aralarındaki anlaşmazlıkları ikili görüşmeler yoluyla ele alma çağrısında bulundu.
Yunanistan merkezli Kathimerini’nin, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye-Libya mutabakatını onaylamasının bölgesel gerilimi artırıp artırmayacağı ve ABD’nin enerji yatırımları ile arama faaliyetleri açısından yeni bir belirsizlik yaratıp yaratmayacağı yönündeki sorusuna ABD Dışişleri Bakanlığı, “Doğu Akdeniz’deki ortaklarımızı deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklarını iyi niyetli müzakereler yoluyla çözmeye teşvik ediyoruz” yanıtını verdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, deniz yetki alanlarına ilişkin sorunların çözülmesinin bölgesel istikrarın yanı sıra Akdeniz’deki ekonomik faaliyetler açısından da önem taşıdığını belirterek, “Deniz yetki alanlarına ilişkin sorunların çözülmesi tüm tarafların çıkarınadır ve tüm Akdeniz bölgesine fayda sağlayacak ticari yatırım ve arama faaliyetlerinin önünü açar” değerlendirmesinde bulundu.
Washington ayrıca Türkiye ve Yunanistan arasındaki anlaşmazlıkların doğrudan ikili görüşmeler yoluyla ele alınması gerektiği yönündeki tutumunu yineledi. Kathimerini’ye göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, “Yunanistan ve Türkiye’nin her ikisi de NATO müttefikidir. Aralarındaki anlaşmazlıkları ele almak üzere ikili olarak görüşmelerini teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Anlaşma neyi kapsıyor
Mutabakat muhtırası 27 Kasım 2019 tarihinde, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es-Serrac arasında imzalanmıştı. TBMM’nin onayının ardından muhtıra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Söz konusu anlaşmayla iki ülke arasında 18,6 millik bir sınır çizgisiyle kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) sınırları belirlenirken düzenleme, Türkiye’nin 2011’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile yaptığı kıta sahanlığı anlaşmasından sonra bölgedeki ikinci deniz yetki sınırlandırması oldu.
Yaklaşık 7 yıldır beklenen karar, Doğu Akdeniz’deki dengeler açısından büyük önem taşıyor.
(ANKA/Haber Merkezi)




