• Ana Sayfa
  • Manşet
  • DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ kampanyası

DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ kampanyası

DEM Parti, Siirt’in Kurtalan ilçesinde “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını başlattı. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan bütçenin halkın ihtiyaçlarına göre hazırlanması çağrısı yaparken, Pervin Buldan bütçenin en büyük payının barışa, istihdama, işçilere, üreticilere, kadınlara ve gençlere ayrılması gerektiğini söyledi.

DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ kampanyası
DEM Parti’den ‘Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe’ kampanyası
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Ekim 2026 16:13
  • Güncellenme: 24 Ekim 2026 17:59

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Siirt’in Kurtalan ilçesinde Ahmede Hani Parkı’nda “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını başlattı. Bakırhan, milyonlarca insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını, çiftçilerin üretim yapamaz hale geldiğini, esnafın vergi yükü altında ezildiğini ve emeklilerin geçinemediğini belirterek bütçenin halkın ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, “Bu ülkenin bütçesi bir avuç madencinin, zenginin, sanayicinin bütçesi değildir. Bu ülkenin bütçesi biraz önce konuşan emekçilerimizin, gençlerimizin, halkımızın, hayvancılık ve tarımla uğraşan halkımızın bütçesidir” dedi.

“Türkiye’de 50 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor”

Ekonomik sorunların yanı sıra adalet ve eşitsizlik başlıklarına da değinen Tuncer Bakırhan, Türkiye’de 50 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyledi. Çocuğuna yemek götüremeyen, evine gıda alamayan ve aldığı ücretle geçinemeyen milyonlarca insan bulunduğunu belirten Bakırhan, çiftçilerin mazot ve gübre alamadığını, hayvancılıkla uğraşanların ise yem, saman ve diğer giderlerini karşılayamadığını ifade etti.

Devletin çiftçinin, emekçinin, yoksulun ve emeklinin yanında olması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, sanayicilere ve varlıklı kesimlere sağlanan imkânların çiftçilerin talepleri için de sunulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bir zahmet bugüne kadar sanayiciyi, zengini, ak torpillileri zengin ettiği kadar, onlara bütçe yaptığı kadar biraz da burada Kurtalan’da çiftçi kardeşlerimizin dile getirmiş olduğu taleplere kulağını kabartsın.”

“Esnafın borçları silinsin, öğrencilere bir öğün yemek verilsin”

Esnafın ödediği vergilere ve kredi borçlarına dikkat çeken Bakırhan, esnaf üzerindeki vergi yükünün azaltılması, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarının ya da faizlerinin silinmesi gerektiğini söyledi. Öğrencilere bir öğün yemek verilmesi, asgari ücretin ve emekli maaşlarının artırılması çağrısında bulunan Bakırhan, iktidarın demir yolu projesini de eleştirdi.

Şirvan’daki madenlerin taşınması için demir yolu yapılmasının bölgedeki madencilik faaliyetlerine hizmet edeceğini belirten Bakırhan, kaynakların bunun yerine halkın ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, “Onu yapacağına esnafın vergilerini azaltsan, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarını silsen ya da faizini silsen, öğlen çocuklarını sabah doyuramayan öğrencilere bir öğün yemek versen, asgari ücreti yükseltsen, emeklinin maaşını yükseltsen daha iyi değil mi” diye sordu.

“Dağlarımız, nehirlerimiz, ovalarımız bir zengin için madene açılıyor”

Bölgedeki doğal kaynakların madencilik faaliyetleri nedeniyle talan edildiğini söyleyen Bakırhan, Kurtalan’da gençlerin iş bulamadığını ve yoksulluğun gençleri olumsuz etkilediğini belirtti.

Bakırhan, “Her gün dağlarımız, nehirlerimiz, ovalarımız bir zengin için madene açılıyor. Çiftlik her tarafı baraj, her tarafı maden olmuş. Ama Kurtalanlı gençler Marmaris’e gidip asgari ücretle dahi iş bulamıyor. Uyuşturucuya bulaşıyor. Gençlerimizi kaybediyoruz” dedi.

Bu koşullarda adaletin ve toplumsal huzurun sağlanamayacağını ifade eden Bakırhan, bölgenin doğal kaynaklarından elde edilen zenginliğin halkın yaşam koşullarını iyileştirmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Bu bütçe zenginin bütçesi olacak”

Bütçenin kimler için hazırlandığını vergi gelirleri üzerinden değerlendiren Bakırhan, esnaf, asgari ücretli ve çalışanlardan 5 trilyon lira vergi alınacağını, ülkenin sermayesinin büyük bölümünü elinde bulunduran zenginlerden ise 2 trilyon lira vergi alınacağını söyledi.

Bakırhan, “Bu bütçe kimin bütçesi olacak? Zenginin bütçesi olacak” dedi. İktidarın zenginlere ve ayrıcalıklı kesimlere hizmet ettiğini belirten Bakırhan, “Dolayısıyla bu iktidar zenginin iktidarıdır. Bu iktidar zengine, ak torpillilere hizmet üretmeye, onları zenginleştirmeye çalışan bir iktidardır” diye konuştu.

“Bu bütçe barış için yapılmalı”

Barışın, adaletin ve ekonomik refahın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Bakırhan, konuşması sırasında bir katılımcının çatışma ve ölümün yaşandığı bir ortamda ekonomiyi konuşmanın ayıp olduğunu söylediğini aktardı. Bakırhan, ekonomik sorunların, adaletin ve barışın birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Ekonomiyi de konuşacağız, adaleti de konuşacağız, barışı da konuşacağız. Onun için bu bütçe adalet için de yapılmalı, ekonomi için de yapılmalı, bu bütçe barış için yapılmalı.”

Türkiye’de iki yıldır çatışma yaşanmadığını ve yeni bir sürecin başladığını belirten Bakırhan, buna karşın silah harcamalarına ayrılan bütçenin yüzde 60 artırıldığını söyledi.

Bakırhan, “Kardeşim çatışma durdu. Herkes kendini feshetti. Yeni bir süreç başladı. Peki sen yoksula, emekçiye vereceğin parayı niye silaha yatırıyorsun” ifadelerini kullandı.

Kurtalan’ın su sorunu ve emeklilerin geçim sıkıntısı

Siirt ve Kurtalan’ın su sorununa da değinen Bakırhan, bölgede çok sayıda baraj bulunmasına rağmen Kurtalan’ın yaklaşık 100 yıldır susuzluk yaşadığını söyledi. Bölgenin su ihtiyacının karşılanması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakırhan, “Şirvan’daki madene demir yolu yapacağına Kurtalan’ın suyunu versene. Her tarafı baraj, her tarafı su” dedi.

Esnafın çok sayıda vergi kalemi nedeniyle ağır bir yük altında olduğunu ifade eden Bakırhan, varlıklı kesimlerden daha fazla vergi alınması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’de 16-17 milyon emeklinin yaşadığını belirten Bakırhan, emeklilerin en fazla geçim sıkıntısı çeken kesimler arasında bulunduğuna dikkat çekti. Emeklilerin örgütlü hareket etmesinin önemini vurgulayan Bakırhan, emeklilerin ve çalışanların taleplerini dile getirmediği koşullarda bütçenin yine zenginler ve ayrıcalıklı kesimler için hazırlanacağını söyledi. Bakırhan, vatandaşları kampanya kapsamında sorunlarını dile getirmeye ve ortak mücadele yürütmeye çağırdı.

“Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeyi hak ediyor”

Bütçenin toplumun tamamının ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Sünnilerin, gençlerin ve kadınların insanca yaşayabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Bakırhan, “Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeye hak ediyor. Bu ülkenin Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, genci, kadını; insanca yaşayacakları, alın terlerinin hakkını alacakları bir bütçeyi hak ediyor. Bu ülke hep hepimizindir. Kimse kusura bakmasın” dedi.

Kampanyayla emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin, kepenk kapatan esnafın ve eğitimini sürdürmekte zorlanan öğrencilerin taleplerini daha güçlü biçimde gündeme taşımayı amaçladıklarını belirten Bakırhan, halkın kaynaklarının rant çevrelerine aktarılmasına karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Bakırhan, “Bu halkın bir kuruşunu bu saatten sonra rantçıya, foncuya, soyguncuya asla yedirmeyeceğiz. Yedirmemek için başta Meclis olmak üzere Türkiye’nin her bir yerinde, sahada mücadele etmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı, milletvekili seçildiğiniz, cumhurbaşkanı olduğunuz kentin kadınları diyor ki ‘Bu ülkenin çocukları aç, aç, aç’” ifadelerini kullandı.

Hatimoğulları: Kimse evine sıcak ekmek götüremiyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise  “Bugün Türkiye genelinde devam edecek olan kampanyamızın startını Sancaktepe’den verdik. Tuncer başkanımız da Siirt’tedir. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanındaki işçi kardeşlerimizin sorunları ortak. Gerçekten ekmeğe muhtaç bir sistemde yaşıyoruz. Orta sınıftan bahsederdik, çocuğu memur olan anneler sevinirdi. Ama şimdi kamu emekçilerinin durumu ortada. 2 aile birleşerek ev tutabiliyor, kimse evine sıcak ekmek götüremiyor. Herkes bayat ekmek kuyruğunda. Bazı insanlar günün sonunu bekliyorlar, satılmayacak olan sebze ve meyveyi eve götürüyorlar. Çocuklarına yemek yapabilmek bunu yapıyorlar. İşte böyle bir yoksulluk var. 50 milyon insan yoksulluk sınırının altında. Bıçak kemiği deldi geçti ve şimdi ilikte” diye konuştu.

“Halkımızın ekmeğini ve alınterini savunacağız”

Türkiye’de yaşanan fon vurgunu olayına da değinen Tülay Hatimoğulları, fon vurgununun Türkiye tarihinde görülmemiş bir faaliyet olduğunu ifade etti. Tülay Hatimoğulları, “Açlık bizim kaderimiz değil. Bu ülkenin varlıkları, kaynakları, ülkedeki kimsenin aç kalmasına izin vermeyecek kadar yeterli. Fon vurgunundan sonra rakamlar birbirleriyle karıştı. Bu bir çete faaliyetidir, hırsızlıktır. Fon meselesine karşı en büyük tepkiyi koyan partiyiz. Halkımızın ekmeğini, alın terini sonuna kadar savunacağız. Fon vurgununda mevcut iktidarın içindekiler, yandaşlar, siyasetçiler ve yargı da var. Adeta çetevari suç örgütü. Çaldılar, çırptılar tüm parayı dışarı çıkardılar. Türkiye açlıktan yoksulluktan kırılıyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından Sancaktepe’de Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla birlikte, esnaf ziyaretleri gerçekleştirilerek, kampanyanın bildirimi yapıldı. Yurttaşlarla konuşan DEM Parti Milletvekilleri, onların sorunları dinleyip başlattıkları kampanyayı anlattı.

“Bu ülkede emeğin değeri yok”

Sancaktepe’de esnafı ziyaret ederek yurttaşların sorunlarını dinlediklerini anlatan Hatimoğulları, pazara giden bir annenin kendilerine yaşadığı ekonomik sıkıntıyı anlattığını aktardı. Hatimoğulları, söz konusu annenin eskiden pazar arabasını doldurarak eve döndüğünü, bugün ise domates, patates, salatalık ve soğan gibi temel gıda ürünlerini yarımşar kilo almak zorunda kaldığını söylediğini belirtti.

Sokakta çorap satan bir kadınla karşılaştıklarını anlatan Hatimoğulları, kadının geçinebilmek için bu işi yapmak zorunda kaldığını söylediğini aktardı. İnsanların geçinmeye çalıştığını ancak emeklerinin karşılığını alamadığını ifade eden Hatimoğulları, “Bu ülkede emeğin değeri yok” dedi.

“Dünyada çalışıp aç kalan nadir ülkelerden birisiyiz” diyen Hatimoğulları, yurttaşların çalışmasına rağmen yoksulluktan kurtulamadığını savundu.

“Emekliler çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Hatimoğulları, emeklilik maaşlarının geçinmeye yetmediğini ve birçok emeklinin çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Zeytin toplayarak geçimini sağlamaya çalışan 66 yaşındaki bir emeklinin televizyon röportajındaki sözlerini hatırlatan Hatimoğulları, emekli yurttaşın maaşıyla geçinemediği için çalışmaya devam ettiğini anlattı.

Avrupa’daki emeklilerin maaşlarıyla tatil yapabildiğini, Türkiye’deki emeklilerin ise yaşamlarını sürdürebilmek için çalışmaya devam ettiğini söyleyen Hatimoğulları, emeklilerin ekonomik durumunun ülkenin içinde bulunduğu koşulları ortaya koyduğunu savundu.

“Savaş bütçesini kabul etmiyoruz”

“Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını bütçenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlandığı dönemde başlattıklarını belirten Hatimoğulları, bütçenin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin gelişmelere işaret eden Hatimoğulları, iki yıldır ateşkesin sürdüğünü belirterek, askeri harcamalara ayrılan kaynağın artırılmasını eleştirdi. Hatimoğulları, yeni bütçede askeri harcamaların önceki döneme göre yüzde 60 artırıldığını savundu. Bu artışı kabul etmediklerini belirten Hatimoğulları, askeri harcamalara ayrılan paranın işçiye, çiftçiye, emekliye ve ev emekçisi kadınlara aktarılması gerektiğini söyledi.

Bütçeye ayrılan kaynakların yurttaşların ödediği vergilerden oluştuğunu hatırlatan Hatimoğulları, vergilerin kamu hizmeti olarak halka dönmesi gerektiğini ifade etti. Vergi sisteminde adaletsizlik bulunduğunu savunan Hatimoğulları, zenginlerden daha az, yoksullardan, esnaftan ve emekçilerden daha fazla vergi alındığını öne sürdü.

Bütçenin silah, mermi, tank ve top için değil; iş, aş, ekmek, sağlık ve eğitim için kullanılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, “Biz barış istiyoruz. Biz barışacağız. Biz barışı bu topraklarda tesis edeceğiz” dedi.

“Bütçeye şimdiden hayır diyoruz”

Yoksulluğun çocukları etkilediğini belirten Hatimoğulları, bütçenin toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini söyledi. Hatimoğulları, kampanyanın yalnızca bütçe görüşmeleriyle sınırlı olmadığını, ülkenin farklı bölgelerinde yurttaşlarla bir araya gelerek onların taleplerini dinlemeyi ve bu talepleri parlamentoya taşımayı hedeflediklerini kaydetti.

Mevcut bütçe teklifine itiraz ettiklerini ifade eden Hatimoğulları, “Biz bu seneki bütçenin mücadelesini sadece parlamentoda vermeyeceğiz. Biz parlamentoda elbette en etkin muhalefeti yapacağız. Bugün bu bütçeye şimdiden hayır diyoruz” dedi.

Partisinin yalnızca bütçeye karşı çıkmakla kalmayacağını, ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin önerilerini de Meclis’te anlatacağını belirten Hatimoğulları; tarım, eğitim, üretim ve adil gelir dağılımına ilişkin politikalarını gündeme getireceklerini söyledi.

Hatimoğulları, “Vekillerimiz parlamentoda hem komisyon aşamasında hem Genel Kurul’da, artık Türkiye’yi yöneten parti olduğumuz zaman bu ülkenin ekonomisini nasıl yönetiriz, onun bilgilerini paylaşacaklar. Nasıl bir tarım politikası, nasıl bir eğitim politikası, nasıl bir üretim politikası, nasıl bir adaletli gelir dağılımı; bütün bunları DEM Parti olarak Meclis’te anlatacağız” diye konuştu.

“Mahalle mahalle, sokak sokak mücadele edeceğiz”

Kampanyanın temel amaçlarından birinin yurttaşların sorunlarını doğrudan dinlemek olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, esnafın, işçilerin, inşaat işçilerinin, tezgahtarların, çiftçilerin, kadınların ve emeklilerin taleplerini kayıt altına alacaklarını söyledi. Bu talepleri Meclis’e taşıyarak yurttaşların yaşadığı sorunları parlamentoda gündeme getireceklerini ifade eden Hatimoğulları, kampanyanın ülkenin dört bir yanında sürdürüleceğini belirtti.

Hatimoğulları, “Biz o mücadeleyi sizinle beraber mahalle mahalle, sokak sokak, pazar pazar, fabrika fabrika, atölye atölye vermek istiyoruz. Bu kampanyamızın en büyük amacı bu. Bizler sizleri dinlemek istiyoruz. Sorunları dinlemek istiyoruz. Bu sorunları raporlamak istiyoruz, notunu almak istiyoruz. Bizler mücadele ede ede kazanacağız. Örgütlenerek kazanacağız” diye konuştu.

Pervin Buldan: Bütçenin en büyük payı barışa aktarılmalı

İmralı Heyeti üyesi, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan da konuşmasında “Ekmek, Barış ve Adalet” başlıklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Kampanyanın bütçe görüşmeleri tamamlanana kadar sürdürüleceğini söyleyen Buldan, parti yönetiminin kararı doğrultusunda halkın sorunlarını her yerde gündeme getireceklerini ve taleplerin takipçisi olacaklarını ifade etti.

Buldan, “Barış olmazsa ekmek olmaz. Barış olmazsa adalet olmaz arkadaşlar” dedi.

Türkiye’de iki yıldır devam eden süreçte can kayıplarının yaşanmamasına dikkat çeken Buldan, “Bu iki yıllık süreç içerisinde Allah’a çok şükür ki hiçbir insanımız yaşamını yitirmedi. Bu iki yıllık süreç içerisinde annelerimiz ağlamadı. Çocuklarımız toprağın altına düşmedi. Kapılarımıza tabutlar gelmedi, cenazeler gelmedi” diye konuştu.

Barış ortamının korunmasının yanı sıra insanların insanca yaşayabilmesi için ekonomik sorunların da çözülmesi gerektiğini belirten Buldan, 2027 yılı bütçesinde savaşa ayrılacak payın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Geçmiş dönemlerde bütçenin en büyük payının Milli Savunma Bakanlığı’na ayrıldığını belirten Buldan, çatışmaların yaşanmadığı yeni dönemde kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Buldan, “Şimdi savaş yok. Şimdi çatışma yok. O yüzden bütçenin en büyük payı barışa aktarılmalıdır. İstihdama aktarılmalıdır. Bugün burada ifade edilen, konuşulan esnafa, işçiye, üreticiye aktarılmalıdır. Kadınların geleceğine, gençlerin geleceğine, çocuklarımızın geleceğine aktarılmalıdır” dedi.

Demirtaş ve Yüksekdağ için özgürlük çağrısı

Konuşmasında tutuklu siyasetçilerin durumuna da değinen Pervin Buldan, Selahattin Demirtaş’ın ne zaman tahliye edileceğine ilişkin soruyu yanıtladı. Buldan, Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer siyasetçilerin özgürlüklerine kavuşması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Buldan, “Hepimizin en büyük arzusu ve dileği elbette ki bütün arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşmasıdır. Selahattin Demirtaş’ın da Figen Yüksekdağ’ın da bütün arkadaşlarımızın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması için elbette ki bu mücadele devam edecek” diye konuştu.

Kalıcı barışın sağlanmasının cezaevlerindeki siyasetçilerin tahliyeleri ve görevden alınarak yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gibi sorunların çözümü açısından da gerekli olduğunu vurgulayan Buldan, bu sorunların giderilmesi için kalıcı barışa ihtiyaç olduğunu söyledi.

Buldan, “Biz barışı biraz da bu yaşanan bütün sorunların bitmesi için istiyoruz. Cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın tahliyeleri, yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarımızın görevine iade edilmeleri, buna benzer birçok sorun var. Bu sorunların hepsinin çözülebilmesi için kalıcı bir barışa ihtiyaç var. Barış ve bu süreç kendi mecrasında ilerliyor, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bir kararlılık ve irade var. Bu devam ettiği sürece kimse barışı durduramayacak” dedi.