DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Siirt’in Kurtalan ilçesinde Ahmede Hani Parkı’nda “Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe” kampanyasını başlattı. Bakırhan, milyonlarca insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını, çiftçilerin üretim yapamaz hale geldiğini, esnafın vergi yükü altında ezildiğini ve emeklilerin geçinemediğini belirterek bütçenin halkın ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “Bu ülkenin bütçesi bir avuç madencinin, zenginin, sanayicinin bütçesi değildir. Bu ülkenin bütçesi biraz önce konuşan emekçilerimizin, gençlerimizin, halkımızın, hayvancılık ve tarımla uğraşan halkımızın bütçesidir” dedi.
“Türkiye’de 50 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor”
Ekonomik sorunların yanı sıra adalet ve eşitsizlik başlıklarına da değinen Tuncer Bakırhan, Türkiye’de 50 milyon insanın yoksulluk sınırının altında yaşadığını söyledi. Çocuğuna yemek götüremeyen, evine gıda alamayan ve aldığı ücretle geçinemeyen milyonlarca insan bulunduğunu belirten Bakırhan, çiftçilerin mazot ve gübre alamadığını, hayvancılıkla uğraşanların ise yem, saman ve diğer giderlerini karşılayamadığını ifade etti.
Devletin çiftçinin, emekçinin, yoksulun ve emeklinin yanında olması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, sanayicilere ve varlıklı kesimlere sağlanan imkânların çiftçilerin talepleri için de sunulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bir zahmet bugüne kadar sanayiciyi, zengini, ak torpillileri zengin ettiği kadar, onlara bütçe yaptığı kadar biraz da burada Kurtalan’da çiftçi kardeşlerimizin dile getirmiş olduğu taleplere kulağını kabartsın.”
“Esnafın borçları silinsin, öğrencilere bir öğün yemek verilsin”
Esnafın ödediği vergilere ve kredi borçlarına dikkat çeken Bakırhan, esnaf üzerindeki vergi yükünün azaltılması, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarının ya da faizlerinin silinmesi gerektiğini söyledi. Öğrencilere bir öğün yemek verilmesi, asgari ücretin ve emekli maaşlarının artırılması çağrısında bulunan Bakırhan, iktidarın demir yolu projesini de eleştirdi.
Şirvan’daki madenlerin taşınması için demir yolu yapılmasının bölgedeki madencilik faaliyetlerine hizmet edeceğini belirten Bakırhan, kaynakların bunun yerine halkın ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakırhan, “Onu yapacağına esnafın vergilerini azaltsan, dükkânını kapatan esnafın kredi borçlarını silsen ya da faizini silsen, öğlen çocuklarını sabah doyuramayan öğrencilere bir öğün yemek versen, asgari ücreti yükseltsen, emeklinin maaşını yükseltsen daha iyi değil mi” diye sordu.
“Dağlarımız, nehirlerimiz, ovalarımız bir zengin için madene açılıyor”
Bölgedeki doğal kaynakların madencilik faaliyetleri nedeniyle talan edildiğini söyleyen Bakırhan, Kurtalan’da gençlerin iş bulamadığını ve yoksulluğun gençleri olumsuz etkilediğini belirtti.
Bakırhan, “Her gün dağlarımız, nehirlerimiz, ovalarımız bir zengin için madene açılıyor. Çiftlik her tarafı baraj, her tarafı maden olmuş. Ama Kurtalanlı gençler Marmaris’e gidip asgari ücretle dahi iş bulamıyor. Uyuşturucuya bulaşıyor. Gençlerimizi kaybediyoruz” dedi.
Bu koşullarda adaletin ve toplumsal huzurun sağlanamayacağını ifade eden Bakırhan, bölgenin doğal kaynaklarından elde edilen zenginliğin halkın yaşam koşullarını iyileştirmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Bu bütçe zenginin bütçesi olacak”
Bütçenin kimler için hazırlandığını vergi gelirleri üzerinden değerlendiren Bakırhan, esnaf, asgari ücretli ve çalışanlardan 5 trilyon lira vergi alınacağını, ülkenin sermayesinin büyük bölümünü elinde bulunduran zenginlerden ise 2 trilyon lira vergi alınacağını söyledi.
Bakırhan, “Bu bütçe kimin bütçesi olacak? Zenginin bütçesi olacak” dedi. İktidarın zenginlere ve ayrıcalıklı kesimlere hizmet ettiğini belirten Bakırhan, “Dolayısıyla bu iktidar zenginin iktidarıdır. Bu iktidar zengine, ak torpillilere hizmet üretmeye, onları zenginleştirmeye çalışan bir iktidardır” diye konuştu.
“Bu bütçe barış için yapılmalı”
Barışın, adaletin ve ekonomik refahın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Bakırhan, konuşması sırasında bir katılımcının çatışma ve ölümün yaşandığı bir ortamda ekonomiyi konuşmanın ayıp olduğunu söylediğini aktardı. Bakırhan, ekonomik sorunların, adaletin ve barışın birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Ekonomiyi de konuşacağız, adaleti de konuşacağız, barışı da konuşacağız. Onun için bu bütçe adalet için de yapılmalı, ekonomi için de yapılmalı, bu bütçe barış için yapılmalı.”
Türkiye’de iki yıldır çatışma yaşanmadığını ve yeni bir sürecin başladığını belirten Bakırhan, buna karşın silah harcamalarına ayrılan bütçenin yüzde 60 artırıldığını söyledi.
Bakırhan, “Kardeşim çatışma durdu. Herkes kendini feshetti. Yeni bir süreç başladı. Peki sen yoksula, emekçiye vereceğin parayı niye silaha yatırıyorsun” ifadelerini kullandı.
Kurtalan’ın su sorunu ve emeklilerin geçim sıkıntısı
Siirt ve Kurtalan’ın su sorununa da değinen Bakırhan, bölgede çok sayıda baraj bulunmasına rağmen Kurtalan’ın yaklaşık 100 yıldır susuzluk yaşadığını söyledi. Bölgenin su ihtiyacının karşılanması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bakırhan, “Şirvan’daki madene demir yolu yapacağına Kurtalan’ın suyunu versene. Her tarafı baraj, her tarafı su” dedi.
Esnafın çok sayıda vergi kalemi nedeniyle ağır bir yük altında olduğunu ifade eden Bakırhan, varlıklı kesimlerden daha fazla vergi alınması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’de 16-17 milyon emeklinin yaşadığını belirten Bakırhan, emeklilerin en fazla geçim sıkıntısı çeken kesimler arasında bulunduğuna dikkat çekti. Emeklilerin örgütlü hareket etmesinin önemini vurgulayan Bakırhan, emeklilerin ve çalışanların taleplerini dile getirmediği koşullarda bütçenin yine zenginler ve ayrıcalıklı kesimler için hazırlanacağını söyledi. Bakırhan, vatandaşları kampanya kapsamında sorunlarını dile getirmeye ve ortak mücadele yürütmeye çağırdı.
“Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeyi hak ediyor”
Bütçenin toplumun tamamının ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Sünnilerin, gençlerin ve kadınların insanca yaşayabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir bütçeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Bakırhan, “Bu ülkenin insanı onurlu bir bütçeye hak ediyor. Bu ülkenin Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, genci, kadını; insanca yaşayacakları, alın terlerinin hakkını alacakları bir bütçeyi hak ediyor. Bu ülke hep hepimizindir. Kimse kusura bakmasın” dedi.
Kampanyayla emekçilerin, yoksulların, ezilenlerin, kepenk kapatan esnafın ve eğitimini sürdürmekte zorlanan öğrencilerin taleplerini daha güçlü biçimde gündeme taşımayı amaçladıklarını belirten Bakırhan, halkın kaynaklarının rant çevrelerine aktarılmasına karşı mücadele edeceklerini söyledi.
Bakırhan, “Bu halkın bir kuruşunu bu saatten sonra rantçıya, foncuya, soyguncuya asla yedirmeyeceğiz. Yedirmemek için başta Meclis olmak üzere Türkiye’nin her bir yerinde, sahada mücadele etmeye devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanı, milletvekili seçildiğiniz, cumhurbaşkanı olduğunuz kentin kadınları diyor ki ‘Bu ülkenin çocukları aç, aç, aç’” ifadelerini kullandı.
Pervin Buldan: Bütçenin en büyük payı barışa aktarılmalı
İmralı Heyeti üyesi, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan da konuşmasında “Ekmek, Barış ve Adalet” başlıklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Kampanyanın bütçe görüşmeleri tamamlanana kadar sürdürüleceğini söyleyen Buldan, parti yönetiminin kararı doğrultusunda halkın sorunlarını her yerde gündeme getireceklerini ve taleplerin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Buldan, “Barış olmazsa ekmek olmaz. Barış olmazsa adalet olmaz arkadaşlar” dedi.
Türkiye’de iki yıldır devam eden süreçte can kayıplarının yaşanmamasına dikkat çeken Buldan, “Bu iki yıllık süreç içerisinde Allah’a çok şükür ki hiçbir insanımız yaşamını yitirmedi. Bu iki yıllık süreç içerisinde annelerimiz ağlamadı. Çocuklarımız toprağın altına düşmedi. Kapılarımıza tabutlar gelmedi, cenazeler gelmedi” diye konuştu.
Barış ortamının korunmasının yanı sıra insanların insanca yaşayabilmesi için ekonomik sorunların da çözülmesi gerektiğini belirten Buldan, 2027 yılı bütçesinde savaşa ayrılacak payın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Geçmiş dönemlerde bütçenin en büyük payının Milli Savunma Bakanlığı’na ayrıldığını belirten Buldan, çatışmaların yaşanmadığı yeni dönemde kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Buldan, “Şimdi savaş yok. Şimdi çatışma yok. O yüzden bütçenin en büyük payı barışa aktarılmalıdır. İstihdama aktarılmalıdır. Bugün burada ifade edilen, konuşulan esnafa, işçiye, üreticiye aktarılmalıdır. Kadınların geleceğine, gençlerin geleceğine, çocuklarımızın geleceğine aktarılmalıdır” dedi.
Demirtaş ve Yüksekdağ için özgürlük çağrısı
Konuşmasında tutuklu siyasetçilerin durumuna da değinen Pervin Buldan, Selahattin Demirtaş’ın ne zaman tahliye edileceğine ilişkin soruyu yanıtladı. Buldan, Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve diğer siyasetçilerin özgürlüklerine kavuşması için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Buldan, “Hepimizin en büyük arzusu ve dileği elbette ki bütün arkadaşlarımızın özgürlüğüne kavuşmasıdır. Selahattin Demirtaş’ın da Figen Yüksekdağ’ın da bütün arkadaşlarımızın en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması için elbette ki bu mücadele devam edecek” diye konuştu.
Kalıcı barışın sağlanmasının cezaevlerindeki siyasetçilerin tahliyeleri ve görevden alınarak yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi gibi sorunların çözümü açısından da gerekli olduğunu vurgulayan Buldan, bu sorunların giderilmesi için kalıcı barışa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Buldan, “Biz barışı biraz da bu yaşanan bütün sorunların bitmesi için istiyoruz. Cezaevlerinde olan arkadaşlarımızın tahliyeleri, yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarımızın görevine iade edilmeleri, buna benzer birçok sorun var. Bu sorunların hepsinin çözülebilmesi için kalıcı bir barışa ihtiyaç var. Barış ve bu süreç kendi mecrasında ilerliyor, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bir kararlılık ve irade var. Bu devam ettiği sürece kimse barışı durduramayacak” dedi.



