Binyamin Netanyahu, İsrail’in siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak nitelendirilen seçimde sürpriz şekilde İsrailli Yahudilerin net bir çoğunluğunun desteğini kazanarak en azından geçici başbakan olarak koltuğunu korumayı garantiledi.
Salı günü yapılan oylama, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından ve ardından Gazze, Lübnan ve İran’da yaşanan savaşlardan bu yana düzenlenen ilk seçim olma özelliğini taşıyor.
Netanyahu’nun seçmen desteğinin, 7 Ekim’den bu yana Hamas’ın elindeki rehinelerle ilgili krizin iyi yönetilememesi, güvenlik sorunlarının aşılamaması ve Gazze’ye yönelik saldırılar üçüncü yılına girerken başta AB ülkeleri nezdinde olmak üzere, İsrail’in uluslararası arenada meşruiyetini kaybettiği yönündeki eleştiriler nedeniyle eriyeceği öngörülüyordu.
Son 30 yılın 19’unda başbakan koltuğunda
İsrail Başbakanı ise, Hamas, Hizbullah ve İran’ın üst düzey liderlerini etkisiz hale getirerek İsrail’i ve dünyayı daha güvenli hale getirdiğini savunuyor.
Son 30 yılın yaklaşık 19 yılında başbakanlık yapan 77 yaşındaki Netanyahu, defalarca siyasi krizleri atlatmayı başardı. Muhalifleri, 2009’dan bu yana (iki yılda yapılan dört seçimin ardından) onu başbakanlık koltuğundan sadece bir kez uzaklaştırabildi; ancak 18 ay sonra Netanyahu yeniden iktidara döndü.

ABD elitlerinin tarihsel bloğunda çatlak
Ancak geçen şubat ayında başlayan İran savaşından bu yana ABD desteği konusunda da İsrail için durum pek parlak değildi.
ABD’de kamuoyu baskısıyla hem Demokrat kanadın hem de Cumhuriyetçi kanadın bir kısmı İsrail’e desteğini koşullu hale getirmiş ve daha temkinli açıklamalar yapmaya başlamıştı.
Başkan Donald Trump’ın İsrail hükümetine açık desteği son sürat devam ederken mevcut kriz ABD’nin siyasi elitleri arasında çatlak yaratmıştı.
İsrailli Arapların kilit başarısı
Çarşamba sabahı itibarıyla oyların yaklaşık yüzde 70,7’sinin sayılmasıyla birlikte İsrail medyası; Netanyahu’nun sağ, aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partilerden oluşan bloğunun mecliste 54 sandalye kazanacağını öngörüyor. Bu tablo, rakibi Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun aldığı 47 sandalyeyi belirgin şekilde geride bıraktı.
İsrailli Arapları temsil eden partiler ise 19 sandalye elde ederek, hükümet kurma sürecinde Knesset’in (İsrail Meclisi) sandalye aritmetiğinde kilit bir başarı kazandı.
Ne Netanyahu ne Eisenkot zafer ilan edebildi
Oy sayımı yavaş ilerlerken, İsrail’in kamu yayıncısı Kan 11 ve Kanal 13’ün sandık çıkış anketleri blokları 51’er sandalye ile eşit gösterirken, Kanal 12 ise Netanyahu liderliğindeki Likud bloğuna 52-49’luk dar bir üstünlük verdi. Bu durum, her iki tarafı da 120 sandalyeli Knesset’te çoğunluk için gereken 61 sandalyenin altında bıraktı ve ne Netanyahu ne de Eisenkot zafer ilan edebildi.

Aşırı sağcı bloğun 13 sandalyede kalması bekleniyor
Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich liderliğindeki aşırı sağcı dini partilerin Netanyahu bloğu içinde toplam 13 sandalye alması bekleniyor; ancak bu durum her iki parti için de büyük bir kazanç anlamına gelmiyor.
Ancak Yashar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot, bu partilerle bir hükümet kurma seçeneğini neredeyse tamamen dışlayarak iktidara giden yolunu zorlaştırdı.
Netanyahu’dan ‘güçlü sağcı hükümet vurgusu’
Gece saat 03.00’ten (TSİ 04.00) sonra Kudüs’teki Likud seçim merkezinde coşkulu kalabalığa hitap eden Netanyahu, “güçlü, sağcı bir ulusal hükümet” kurulması çağrısında bulundu.
İsrail’in askeri başarılarına dikkat çeken Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte İran’a karşı yeniden ortak harekete geçme ihtimalini gündeme getirdi:
“İsrail, ortağımız Başkan Trump ile birlikte İran’dan kaynaklanan varoluşsal tehdidi bir kez ve tamamen ortadan kaldırmak için tarihi bir fırsatla karşı karşıyadır. Gizli ajandaların ve çıkar hesaplarının bizi bu kutsal görevden alıkoymasına izin verilemez.”
Eisenkot, Netanyahu’yu siyasetten çekilmeye davet etti
Eisenkot ise halkın Netanyahu’nun başbakan olarak kalmasına karşı oy kullandığını belirterek kendisini siyasetten çekilmeye davet etti ve İsrail’in güvenliğini siyasi çıkarları için kullanmaması konusunda uyardı.
Eisenkot, “Netanyahu, halkın güvenine veya yetkisine sahip olmayan geçici bir başbakandır” diyerek güvenlik bürokrasisine siyasi çıkarların İsrail’in güvenliğinin önüne geçirilmesi yönündeki her türlü girişime karşı “dik durma” çağrısında bulundu.
![]()
Zafer ihtimali Eisenkot’tan uzaklaşıyor
Reuters’e konuşan İsrail Demokrasi Enstitüsü Başkanı Yohanan Plesner, sandık çıkış anketlerini Netanyahu koalisyonu için büyük bir yenilgi olarak nitelendirdi; ancak Eisenkot’un da net bir kazanan olarak ortaya çıkmadığını ve oylar sayıldıkça durumun değişebileceği uyarısında bulundu.
Muhalifler, Arap desteği olmadan Netanyahu’yu koltuğundan indiremeyecek
Netanyahu, 120 sandalyeli Knesset’teki sandalye çoğunluğunu kaybetmiş olsa da, muhalifleri Arap partilerinin desteği olmadan onu koltuğundan etme umudunu kaybetti.
Böyle bir senaryoda bile Netanyahu, koalisyon müzakereleri boyunca veya önümüzdeki yıl olası yeni bir seçime kadar geçici başbakan olarak görevini sürdürecek.
Netanyahu’nun Kudüs’teki parti genel merkezinde zafer konuşması yapmasının ardından sonuçların belirsizliği nedeniyle İsrail şekeli hafif düzeyde değer kaybetti.
‘İşgali ve ırkçılığı reddediyoruz, burada kalmaya devam edeceğiz’
Filistin kökenli İsraillilerin rekor katılım gösterdiği tarihi gecede, sandık çıkış anketlerinin açıklanmasıyla birlikte birkaç Arap partisinin ittifakı olan Ortak Liste genel merkezinde ıslıklar ve alkışlar yükseldi.
Ortak Liste adaylarından Faten Gattas, ittifakın Nasıra’daki merkezinde yaptığı konuşmada, “İşgali ve ırkçılığı reddediyoruz, burada kalmaya devam edeceğiz” dedi. Adaylar, yüksek Arap katılımının Netanyahu koalisyonunun geri dönüşünü engellemede belirleyici bir rol oynamasını umuyordu.

Eisenkot – Netanyahu ilişkisi
Gazze savaşında bir oğlunu ve iki yeğenini kaybeden 66 yaşındaki Eisenkot, güvenlik alanındaki tecrübesini öne çıkarıp kendisini iç politikada merkeze konumlandırarak son seçimde Netanyahu’nun en güçlü rakibi olarak öne çıktı.
Siyasete henüz dört yıl önce giren Eisenkot, 2023 Hamas saldırısının ardından Netanyahu’nun savaş kabinesine katılmış ancak sekiz ay sonra başbakanın liderliğini eleştirerek istifa etmişti.
Eisenkot, Netanyahu liderliğinden ve aşırı sağcı müttefiklerinden bir kopuş vaat etse de, 2023 saldırısından bu yana daha da kemikleşen şahin güvenlik yaklaşımından taviz vermiyor. Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkan Eisenkot, Hamas’ın askeri kanadının yok edilmesi veya tasfiye edilmesi gerektiğini savunuyor.
Gazze sağlık makamlarına göre 74 binden fazla Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail’in askeri yanıtını da eleştiren Eisenkot, Hamas’ın halen yönetimde kalması nedeniyle sürecin başarısız olduğunu belirtiyor. (Kaynak; Haber Merkezi, AA, Reuters)




