Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve hukuksuzluklara karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. Dört kurum, 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara’da “İnsanca yaşayacak ücret, halk için bütçe, demokratik Türkiye” sloganıyla kitlesel miting düzenleyeceklerini duyurdu.
DİSK Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında ortak açıklamayı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu. Açıklamada, 2027 yılı bütçesinde kamu kaynaklarının kullanımına, emekçilerin gelir kaybına, kamusal hizmetlerin durumuna ve demokratik haklara ilişkin talepler sıralandı.
‘2027 bütçesinde faiz ödemelerine 4 trilyon lira ayrılıyor’
Arzu Çerkezoğlu, ekonomik krizin yükünün çalışanların ve emeklilerin üzerine bırakılmasına karşı çıktıklarını belirterek, emekçilerin daha fazla kemer sıkma politikalarına ve içi boş vaatlere değil, insanca yaşamı güvence altına alan halktan yana bir bütçeye ve kamucu planlamaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
2027 yılı bütçesinde faiz ödemelerine yaklaşık 4 trilyon lira ayrılmasına karşın milyonlarca emekçi ve emekliye insanca yaşayabilecekleri bir gelir sağlamak için yeterli kaynak bulunmadığını ifade eden Çerkezoğlu, bütçe tercihlerinin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Sağlık ve eğitimde kamucu hizmet talebi
Halkın vergileriyle kurulan hastanelerin, okulların ve kamu kurumlarının piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, toplumun gereksinimleri doğrultusunda işletilmesini istediklerini belirten Çerkezoğlu, sağlık sisteminin piyasalaştırılmasına karşı çıktıklarını dile getirdi.
Sağlığın alınıp satılan bir meta, hastaların müşteri, sağlık çalışanlarının ise tükenene kadar çalıştırılacak bir iş gücü olarak görülmesini kabul etmediklerini söyleyen Çerkezoğlu, sağlık alanındaki taleplerini şöyle sıraladı:
Sağlıkta şiddetin sona erdiği, sağlık emekçilerinin güvenceli ve sağlıklı koşullarda çalıştığı, herkesin eşit, ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve ulaşılabilir sağlık hizmeti alabildiği bir sistem istediklerini belirten Çerkezoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelenmesi ve sağlık sisteminin toplumun ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini vurguladı.
Eğitimin bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir hak olması gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, çocukların okula aç gitmediği, çocuk işçiliğinin ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) adı altında çocuk emeğinin sömürülmesinin sona erdiği bir ülke istediklerini söyledi.
Mesleki eğitimin de kamucu bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini kaydeden Çerkezoğlu, bütün bu taleplerin karşılanması için ülkede yeterli kaynak bulunduğunu, bu kaynakların kamusal hizmetlere ayrılmasını istediklerini belirtti.
‘Barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek adımlar atılmalı’
Açıklamada ekonomik taleplerin yanı sıra demokratikleşme, hukuk, laiklik, barış ve özgürlükler de gündeme getirildi.
Hukukun üstünlüğünün, laikliğin, demokrasinin, barışın ve özgürlüklerin egemen olduğu bir ülke istediklerini belirten Çerkezoğlu, Kürt sorununda silahların sustuğu mevcut dönemde barışı ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek demokratik adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.
Savaş ve çatışma politikaları yerine barışın ve kardeşliğin güçlendiği bir ülke ve dünya talep ettiklerini ifade eden Çerkezoğlu, emperyalist güçlerin ve gerici rejimlerin yürüttüğü savaşlarda insanların yaşamını yitirmesini istemediklerini dile getirdi.
Bütün yurttaşların eşit haklara sahip olduğu, farklılıkların bir arada özgürce yaşanabildiği bir gelecek istediklerini belirten Çerkezoğlu, bu geleceğin kendiliğinden kurulmayacağını, halkın bütçe hakkına sahip çıkması, örgütlenmesi, birleşmesi ve mücadele etmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
12 Aralık’taki miting için çağrı
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, bütün bu talepler doğrultusunda 12 Aralık 2026 Cumartesi günü Ankara’da bir araya geleceklerini duyurdu. Mitingin temel talepleri arasında halk için bütçe ve kamucu planlama yer alacak.
Dört kurum, Türkiye’nin dört bir yanındaki işçileri, kamu emekçilerini, mühendisleri, mimarları, şehir plancılarını, hekimleri, emeklileri, işsizleri, gençleri ve kadınları mitinge katılmaya çağırdı. Ülkenin kaynaklarının halkın ihtiyaçları için kullanılmasını isteyen herkese de çağrıda bulunuldu.
Ülkenin bütün zenginliklerini yaratan milyonlarca insanın, bu zenginliklerin nasıl paylaşılacağı ve ülkenin nasıl yönetileceği konusunda söz sahibi olması gerektiğini belirten Arzu Çerkezoğlu, açıklamayı şu sözlerle tamamladı:
“Biz sadaka değil hak, ayrıcalık değil eşitlik, sefalet değil insanca yaşam istiyoruz.”




