Federe Kürdistan Bölgesi’nde 20 Ekim 2024’te gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından başlayan hükümet kurma krizi, YNK’nin çekilme kararıyla yeni bir aşamaya taşındı. YNK Genel Başkanı Bafil Talabani, YNK Yürütme Meclisi’nin kendisine verdiği yetki doğrultusunda hükümetten çekildiklerini ve mevcut hükümetin başarısız olduğunu açıkladı.
Talabani, KDP yönetimine yönelik açıklamalarında demokratik işleyişin ve seçmen iradesinin dikkate alınmadığını belirterek, hükümet krizinin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KDP’ye güç kullanma girişimlerinden vazgeçme çağrısı yapan Talabani, “Size söylüyorum, halkı korkutmayın. Güç kullanma girişimlerinden vazgeçin” ifadelerini kullandı.
Talabani: Bu hükümet başarısız olmuştur
Federe Kürdistan Bölgesi’nde iki yılı aşkın süredir devam eden siyasi krize dikkat çeken Bafil Talabani, KDP ile yürütülen görüşmelerden sonuç alınamadığını ve parlamentonun toplanamadığını söyledi.
Görüşmelerde zaman zaman ilerleme sağlandığını ancak bunların somut bir sonuca ulaşmadığını belirten Talabani, KDP yönetimine ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Her defasında görüşmelerde ilerleme sağlanmış ancak sonuç alınamamış, parlamento toplanamamıştır. KDP içerisinde yönetmeyi bilmedikleri kanıtlanmıştır. Daha önce de böyle bir durumun yaşanacağını söylemiştik. Bu toplantıyı tanımıyoruz.”
YNK Yürütme Meclisi’nin kendisine hükümetten çekilme konusunda yetki verdiğini belirten Talabani, kararlarını şu ifadelerle duyurdu:
“Bugün YNK Yürütme Meclisi bana yetki verdi ve bu toplantıyı tanımadığımızı ilan ediyoruz. Bu hükümet başarısız olmuştur. Bu nedenle kararımız, bu hükümetten çekilmektir. Her türlü fedakârlığa hazırız. Rojava sorununun çözümü, barış süreci ve Rojhilat’taki kardeşlerimizle ilgileniyoruz.”
KDP’ye sert mesaj: Seçmen iradesine saygı gösterilmiyor
Bafil Talabani, KDP içerisinde bir kesimin demokratik yönetim anlayışından uzak olduğunu belirterek, seçim sonuçlarının ve seçmen iradesinin dikkate alınmadığını söyledi. Mevcut siyasi süreci tanımadıklarını ifade eden Talabani, bu süreçten çıkacak kararları da kabul etmeyeceklerini kaydetti.
Talabani, KDP’ye yönelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“KDP içindeki bir azınlık demokrasinin ne olduğunu bilmediğini, seçmen iradesine saygı duymadığını ve yönetimin nasıl olması gerektiğinden habersiz olduğunu kanıtlamıştır. Bunu tanımıyoruz. Bunu kabul etmediğimizi ve bu gayrimeşru süreçten doğacak hiçbir şeyi tanımayacağımızı ilan ediyorum.”
Talabani’nin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de KDP’nin atacağı adımlara karşı YNK’nin aynı yönde hareket edeceğine ilişkin sözleri oldu. İki ayrı yönetim ve hükümet yapılanmasına işaret eden Talabani, şu ifadeleri kullandı:
“Siz orada ne yaparsanız, biz de burada aynısını yaparız. Siz bölge başkanını atarsanız, biz de bölge başkanını atarız. Siz bakan atarsanız, biz de atarız. Siz başbakan atarsanız, biz de atarız.”
Talabani’nin bu açıklamaları, Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi krizin yalnızca hükümetin kurulmasıyla sınırlı kalmayabileceği ve bölgesel yönetimin kurumsal bütünlüğünü etkileyebilecek yeni bir sürece dönüşebileceği yönündeki tartışmaları gündeme getirdi.
Krizin ortasında Barrack ile Irak Başbakanı görüştü
YNK’nin hükümetten çekilme kararı, İran ile yaşanan savaşın bölgeye yansıma riskinin sürdüğü ve Irak’ta devlet dışı silahlı aktörlerin Bağdat yönetimine entegrasyon sürecinin devam ettiği bir dönemde geldi.
Siyasi krizin derinleşmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak-Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Irak Başbakanı Ali Zeydi bir görüşme gerçekleştirdi. Irak Başbakanlık Basın Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre görüşmede taraflar, bölgesel sorunların çözümünde diyalog ve diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Honored to meet with Prime Minister Ali Al-Zaidi in Baghdad.
The Middle East is a Rubik’s Cube. Every side touches every other, turn one face and you move the rest. No single country, and no outside power, solves it alone. It comes together only when the nations of the region decide to turn the pieces themselves, patiently and together. Iraq is doing exactly that. Under Prime Minister Al-Zaidi, it is choosing sovereignty over dependency, investment over stagnation, and partnership over proxy. The United States is proud to stand with Iraq: deepening our economic and commercial ties, opening the door to American companies and Iraqi talent alike, and building prosperity for the benefit of all.
We also discussed the harder work of lowering the temperature across the region, containing crises before they spread, and choosing diplomacy over escalation. That responsibility belongs first to the region, to neighbors willing to own their security and their future. That is the shift underway. America is a partner in it, not a substitute for it. A sovereign, prosperous Iraq, anchored in a region that takes responsibility for its own stability, is good for Iraqis, good for their neighbors, and good for the United States.
— Ambassador Tom Barrack (@USAMBTurkiye) November 6, 2026
Görüşmenin ardından açıklama yapan Tom Barrack, Orta Doğu’daki sorunların birbirine bağlı olduğuna dikkat çekerek bölgesel meselelerin tek bir ülkenin veya dış gücün müdahalesiyle çözülemeyeceğini söyledi.
Bölgedeki gelişmeleri Rubik Küpü’ne benzeten Barrack, şu değerlendirmede bulundu:
“Orta Doğu, bir Rubik Küpü gibidir. Her yüzü diğer yüzlerle bağlantılıdır, bir yüzü çevirdiğinizde diğerleri de hareket eder. Hiçbir ülke ve hiçbir dış güç bu sorunu tek başına çözemez. Bu küp ancak bölge ülkelerinin sabır ve işbirliği içerisinde, kendi kararlarıyla harekete geçmesiyle çözülebilir.”
Barrack, görüşmede bölgesel gerilimin düşürülmesi, krizlerin yayılmadan kontrol altına alınması ve diplomatik girişimlerin öncelik kazanması konularının da ele alındığını belirtti. Bu süreçte öncelikli sorumluluğun bölge ülkelerine ait olduğunu ifade eden Barrack, ABD’nin rolünü ise ortaklık üzerinden tanımladı.

Barrack’ın açıklamasının devamı şöyle:
“Bölge genelinde gerilimin düşürülmesi, krizlerin yayılmadan kontrol altına alınması ve gerilim yerine diplomasinin tercih edilmesi gibi daha zorlu konuları da ele aldık. Bu sorumluluk öncelikle bölge ülkelerine, kendi güvenliklerinin ve geleceklerinin sorumluluğunu üstlenmeye hazır olan komşulara aittir. Bölgede yaşanan değişim de tam olarak budur. Amerika bu süreçte bir ortaktır; bölge ülkelerinin yerine geçecek bir aktör değildir.
Egemen ve müreffeh bir Irak’ın, kendi istikrarının sorumluluğunu üstlenen ülkelerin oluşturduğu bir bölgeye dayanması, Irak halkı, komşu ülkeler ve ABD için olumlu sonuçlar doğuracaktır.”
YNK’li bakanlar Erbil’deki ofislerini boşaltmaya hazırlanıyor
YNK’nin hükümetten çekilme kararının ardından partinin Federe Kürdistan Bölgesi hükümetindeki temsilcilerinin de Erbil’den ayrılmak için hazırlık yaptığı bildirildi. Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani ve YNK’li bakanların Erbil’deki ofislerini boşaltarak Süleymaniye’ye dönmeye hazırlandığı belirtildi.
Federe Kürdistan Bölgesi Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani, Planlama Bakanı Dara Reşid ve Tarım Bakanı Begard Talabani, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarda, hükümetten çekilme kararı da dahil olmak üzere parti yönetiminin aldığı kararlara bağlı olduklarını teyit etti.
Öte yandan Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Divan Başkanı Fevzi Hariri, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, siyasi krizin aşılabileceğine ilişkin umutlu olduğunu söyledi.
Duhok ve Zaho’dan Süleymaniye’ye kadar Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşayan bütün kesimleri kapsayacak bir çözüm bulunması gerektiğini belirten Hariri, şu ifadeleri kullandı:
“Mevcut tüm engellere rağmen sorunların çözüleceği konusunda umutluyum. Hep birlikte bu bölgenin statüsünü korumamız gerekiyor. Tek bir Kürdistan ve tek bir bölge. İnanıyorum ki Kürdistan Bölgesi halkının gayesi de tam olarak budur.”
YNK’nin hükümetten çekilme kararına ilişkin Erbil ve Bağdat yönetimlerinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Irak Anayasası’ndaki federal bölge düzenlemesi gündemde
Bafil Talabani’nin KDP’nin atayacağı yöneticilere karşı YNK’nin de kendi yöneticilerini belirleyebileceği yönündeki açıklamaları, Irak Anayasası’nda yer alan federal bölge oluşturma hükümlerini yeniden gündeme getirdi.
Numedya24’ün haberine göre Irak Anayasası’nın 119’uncu maddesi, bir veya daha fazla valilikten oluşan yeni bir federal bölge kurulmasına olanak tanıyor. Buna göre ilgili valilik konseylerinin üyelerinin üçte birinin veya kayıtlı seçmenlerin yüzde 10’unun talebiyle referandum yoluyla federal bölge oluşturulması süreci başlatılabiliyor.
Irak’ın 2008 tarihli Bölge Oluşturma Yürütme Usulleri Yasası’nda ise seçmenlerin başvurusu üzerinden ilerleyen sürecin aşamaları düzenleniyor. Buna göre seçmenlerin yüzde 2’sinin desteğini içeren ilk dilekçeyle süreç başlıyor. Ardından kayıt işlemleri yürütülerek yüzde 10’luk destek eşiğine ulaşılması gerekiyor.
İmzaların doğrulanmasının ardından Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu talebi federal Bakanlar Kurulu’na iletiyor. Referandumun tarihini belirleme yetkisi de Bakanlar Kurulu’nda bulunuyor.
Bu düzenlemeler, Talabani’nin açıklamalarının ardından Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki mevcut siyasi krizin anayasal ve idari boyutlarına ilişkin tartışmalar açısından önem kazandı.
Federe Kürdistan’da iki yıldır hükümet kurulamıyor
Federe Kürdistan Bölgesi’nde parlamento seçimleri 20 Ekim 2024’te gerçekleştirildi. Ancak seçimlerin üzerinden geçen süreye rağmen parlamento çalışmalarına başlayamadı ve yeni hükümet kurulamadı.
Seçimlerin ardından KDP ile YNK arasında hükümetin oluşturulması amacıyla birçok kez görüşme gerçekleştirildi. Ancak taraflar arasında hükümetin yapısı, yönetim paylaşımı ve siyasi temsil konularında uzlaşma sağlanamadı. İki yılı aşkın süredir devam eden kriz, YNK’nin hükümetten çekilme kararıyla daha da derinleşti.
Federe Kürdistan Parlamentosu’nda seçimler sonucunda oluşan sandalye dağılımı şöyle:
-
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP): 39
-
Yurtseverler Birliği (YNK): 23
-
Yeni Nesil Hareketi (Nwey Nwe): 15
-
Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtu): 7
-
Helwest Hareketi: 4
-
Kürdistan Adalet Topluluğu (Komal): 3
-
Bêriya Gel (Halk Cephesi): 2
-
Goran Hareketi: 1
-
Kürdistan Bölgesi İttifakı: 1
-
Azınlık kotası: 5
Parlamentodaki sandalye dağılımı ve KDP ile YNK arasındaki anlaşmazlık, hükümetin kurulmasının önündeki temel sorunlardan biri olmayı sürdürüyor.
YNK’nin çekilme kararıyla birlikte Federe Kürdistan Bölgesi’nde siyasi krizin nasıl aşılacağı, parlamentonun yeniden çalışmaya başlayıp başlayamayacağı ve bölgesel yönetimin kurumsal bütünlüğünün nasıl korunacağı önümüzdeki dönemin temel soruları arasında yer alıyor.




