• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Fon soruşturmasında tutuklanmıştı: Fatma Betül Sayan Kaya, cezaevine giren eski bakanlar arasında yer aldı

Fon soruşturmasında tutuklanmıştı: Fatma Betül Sayan Kaya, cezaevine giren eski bakanlar arasında yer aldı

Fon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Cumhuriyet tarihinde bakanlık görevinin ardından cezaevine giren isimler arasına katıldı.

Fon soruşturmasında tutuklanmıştı: Fatma Betül Sayan Kaya, cezaevine giren eski bakanlar arasında yer aldı
Fon soruşturmasında tutuklanmıştı: Fatma Betül Sayan Kaya, cezaevine giren eski bakanlar arasında yer aldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Kasım 2026 14:05
  • Güncellenme: 6 Kasım 2026 14:49

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı. Savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade veren Sayan Kaya, nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklanmasının ardından cezaevine gönderildi.

Sayan Kaya hakkında Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamaları yöneltildi. Soruşturma kapsamında verilen tutuklama kararı, Cumhuriyet tarihinde bakanlık görevinde bulunduktan sonra cezaevine giren isimleri ve geçmişteki Yüce Divan yargılamalarını yeniden gündeme getirdi.

Yolsuzluk ve usulsüzlük dosyalarında eski bakanlar

Cumhuriyet tarihinde bakanlık görevinin ardından çeşitli suçlardan yargılanarak hapis cezasına çarptırılan isimler arasında Tuncay Mataracı, Hilmi İşgüzar ve İsmail Özdağlar bulunuyor. Bu isimlerin yargılandığı dosyalar, özellikle 1980’li yılların başında Yüce Divan’da görülen davalarla Türkiye siyasi tarihine geçti.

1979’daki Bülent Ecevit hükümeti döneminde Gümrük ve Tekel Bakanı olarak görev yapan Tuncay Mataracı, bakanlığı dönemindeki işlemler nedeniyle rüşvet almak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından Yüce Divan’da yargılandı. 16 Mart 1982’de sonuçlanan davada Mataracı, 36 yıl ağır hapis ve 787 milyon 386 bin 166 lira ağır para cezasına çarptırıldı. Ayrıca memuriyetten temelli olarak yoksun bırakılmasına karar verildi.

1978-1979 yılları arasında Bülent Ecevit hükümetinde Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapan Hilmi İşgüzar, bakanlığı dönemindeki işlemler nedeniyle rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvet verilmesine aracılık etmek ve görevi kötüye kullanmak suçlamalarıyla Yüce Divan’da yargılandı. 13 Nisan 1982’de açıklanan kararla hapis ve ağır para cezalarına çarptırıldı.

Turgut Özal başbakanlığındaki Anavatan Partisi (ANAP) hükümetinde Devlet Bakanı olarak görev yapan İsmail Özdağlar, 1985 yılında Yüce Divan’da yargılanmaya başladı. Rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarının yöneltildiği davada 14 Şubat 1986’da iki yıl hapis ve 30 bin lira ağır para cezasına çarptırıldı. Özdağlar, 12 Mart 1986’da cezaevine girdi.

AK Partili eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Sermaye piyasalarını manipüle etme, fon vurgunu, suç örgütüne üyelik ve SPK kanununa muhalefet suçlamalarıyla tutuklanarak Cumhuriyet tarihinin yolsuzluk ve usulsüzlük iddiasıyla hapse giren 4. bakanı oldu.

Şerafettin Elçi de Yüce Divan’da yargılandı

Cumhuriyet tarihinde cezaevine giren eski bakanlar arasında, 1978-1979 yılları arasında Bülent Ecevit hükümetinde Bayındırlık Bakanı olarak görev yapan Şerafettin Elçi de bulunuyor.

Elçi, bakanlığı döneminde kullandığı “Bu memlekette Kürt de var” sözleri nedeniyle 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından siyasi gerekçelerle yargılandı. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Elçi, aynı zamanda bakanlık dönemindeki atamalar ve görevi kötüye kullanma suçlamaları nedeniyle Yüce Divan’da da yargılandı. 12 Nisan 1983’te açıklanan kararla rüşvet suçlamasından beraat ederken, görevi kötüye kullanma suçundan 2 yıl 4 ay hapis ve para cezasına çarptırıldı.

Elçi’nin siyasi yargılaması, Kürt kimliğine ve anadiline ilişkin açıklamaları nedeniyle yaşadığı baskılar açısından Türkiye siyasi tarihinde önemli bir yer tutuyor.

Bir önceki çözüm süreci döneminde ise Elçi’nin adı, 2013 yılında Şırnak’ta hizmete açılan havalimanına verildi.

Havalimanına Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı adının verilmesi, Elçi’nin 25 Aralık 2012’de ölümünden sonra kendisine yönelik iade-i itibar adımı olarak değerlendirildi.