Lazca başta olmak üzere Güney Kafkasya dillerinde seslendirdiği eserlerle tanınan, Laz müziği ile rock’ı buluşturan Kazım Koyuncu, 55 yaşında. “Şair ceketli çocuk” olarak hafızalara kazınan sanatçı, müziğinin yanı sıra Karadeniz’deki ekolojik yıkıma ve nükleer enerjiye karşı mücadelesiyle de tanındı.
1971 yılında Artvin’in Hopa ilçesinde dünyaya gelen Kazım Koyuncu, devrimci-sosyalist fikirlerin hâkim olduğu bir aile ortamında büyüdü. 1980’lerin sonunda İstanbul’a gelen Koyuncu, 1990’lı yıllardan itibaren müzik çalışmalarına ağırlık verdi. Laz müziği ile rock’ı bir araya getirerek kendine özgü bir müzik dili oluşturdu.
1991 yılında Ali Elver ile Dinmeyen grubunu kuran Koyuncu, grubun tek albümü olan Sisler Bulvarı’nı 1996’da yayınladı. Ardından 1993 yılında Mehmedali Barış Beşli ile dünyanın ilk Lazca rock müzik grubu olarak bilinen Zuğaşi Berepe’yi (Denizin Çocukları) kurdu.
Grubun bas gitaristliğini ve vokalistliğini üstlenen Koyuncu, müziği aracılığıyla Lazcanın unutulmasına karşı tavır aldı.
Lazca rock müziğin öncülerinden oldu
Zuğaşi Berepe, 1995 yılında Va Mişkunan (Bilmiyoruz), 1998 yılında ise İgzas (Yürüyor) albümlerini çıkardı. Koyuncu, grubun dağılmasının ardından solo çalışmalarına yöneldi ve ilk solo albümü Viya!’yı 2001 yılında yayınladı.
Bu albümde kemençe ve tulumu rock müziğin enstrümanlarıyla buluşturan sanatçı, kendine özgü müzikal çizgisini solo çalışmalarında da sürdürdü. Gülbeyaz dizisinin müziklerini hazırlamasının ardından daha geniş kitleler tarafından tanınan Koyuncu, 2004 yılında ikinci solo albümü Hayde’yi dinleyicilerle buluşturdu.
Koyuncu, albümlerinde Lazcanın yanı sıra Megrelce, Hemşince ve Gürcüce eserler de seslendirdi. Farklı dillerdeki şarkıları ve Karadeniz’in müzikal birikimini rock ile harmanlayan tarzıyla kendine özgü bir dinleyici kitlesi oluşturdu.
Çernobil’in etkilerine dikkat çekti
Kazım Koyuncu, müzik çalışmalarının yanı sıra Karadeniz’de 1986’da yaşanan Çernobil nükleer faciasının yol açtığı sağlık sorunlarına da dikkat çekti. Bölgede artan kanser vakalarını gündeme taşıyan sanatçı, dönemin yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu.
2004’te “Benim en büyük fobimdi” dediği kanser hastalığına yakalanan Koyuncu, tedavi sürecinde de müzikten uzak kalmadı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören çocuklara gizlice konser verdi.
Hastalığına rağmen 4 Şubat 2005’te Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde sahneye çıkan Koyuncu, yaklaşık bir buçuk saat süren konserinde dinleyicileriyle buluştu. Sanatçı, bu dönemde söylediği “Ha konser, ha kanser, arada bir tek harf farkı var” sözleriyle de hafızalara kazındı.
Trabzonspor sevgisiyle de bilinen Koyuncu, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan bir maçta sırtında bordo-mavili formayla yer aldı.
İlk Lazca dergi Ogni ve Kazım Koyuncu
Kâzım Koyuncu, 1993 yılının Kasım ayında yayın hayatına başlayan Türkiye’nin ilk Lazca-Türkçe kültürel dergisi Ogni (Lazca “Duy” / “Anla” ) çevresiyle henüz dergi çıkmadan önce tanışmıştı.
Koyuncu İstanbul Aksaray’daki dergi ofisinde Laz kültürünü yaşatmak isteyen aydınlarla bir araya gelmiş ve derginin çıkışına aktif destek vermişti.
Kâzım Koyuncu ilerleyen yıllarda, bu dergi ve etrafındaki entelektüel çevre ile ilişkisi nedeniyle etnik kimliği, dili ve kültürünü ön plana çıkaran eserler üretmiş ve seslendirmişti.
33 yaşında yaşamını yitirdi
Kazım Koyuncu, 25 Haziran 2005’te tedavi gördüğü hastanede, henüz 33 yaşındayken yaşamını yitirdi. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen törenin ardından cenazesi memleketi Hopa’nın Pançol köyüne götürülerek toprağa verildi.
“Şair ceketli çocuk” lakabıyla tanınan Koyuncu, geride Lazca başta olmak üzere farklı dillerde seslendirdiği şarkıları, kendine özgü müziği ve ekolojik mücadeleye verdiği destekle hatırlanıyor. Karadeniz’deki çevre tahribatına ve nükleer enerjiye karşı yürüttüğü mücadele de sanatçının yaşamının önemli bir parçası olarak hafızalardaki yerini koruyor.



