• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Atölye BİA’da bağımsız medyanın finansal sürdürülebilirliği tartışıldı

Atölye BİA’da bağımsız medyanın finansal sürdürülebilirliği tartışıldı

İlke TV adına Zeynep Şenay Kızmaz’ın yer aldığı çalıştayda bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik koşulları, finansman modelleri ve alternatif gelir kaynakları tartışıldı.

Atölye BİA’da bağımsız medyanın finansal sürdürülebilirliği tartışıldı
Atölye BİA’da bağımsız medyanın finansal sürdürülebilirliği tartışıldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Kasım 2026 13:42
  • Güncellenme: 7 Kasım 2026 13:52

IPS İletişim Vakfı/Atölye BİA tarafından Civil Rights Defenders (CRD) desteğiyle düzenlenen “Bağımsız Medyanın Finansal Zorlukları ve Sürdürülebilirliği Çalıştayı”, 6 Kasım’da Atölye BİA’nın İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisinde gerçekleştirildi.

İlke TV adına Zeynep Şenay Kızmaz’ın yer aldığı çalıştayda bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik koşulları, finansman modelleri ve alternatif gelir kaynakları tartışıldı.

Çalıştaya İlke TV’nin yanı sıra sendika.org, Medyascope, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM), Agos, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, Mezopotamya Ajansı, Gündem Fethiye, Evrensel, Spot Basın Kooperatifi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan (TGS) temsilciler katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmalarını IPS İletişim Vakfı Genel Koordinatörü Dr. Elif Yılmazlı, Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Dr. Sinem Aydınlı ve Civil Rights Defenders Program Sorumlusu Sinan Gökçen yaptı.

Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Dr. Sinem Aydınlı, çalıştayda yapılan tartışmalar ve medya temsilcileriyle gerçekleştirilecek görüşmeler doğrultusunda Türkçe ve İngilizce bir rapor hazırlayacaklarını açıkladı.

“Hukuki süreçlerin maliyeti haber üretiminden kaynak eksiltiyor”

Çalıştayın ilk oturumunda Marmara Üniversitesi’nden Dr. Deniz Demir, “Bağımsız Medyanın Finansal Görünümü: Kurumsal Deneyimler ve Temel Zorluklar” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Demir, bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik koşullarını, siyasi baskıların gazetecilik üretimine etkilerini ve alternatif finansman modellerini değerlendirdi.

Türkiye’de medya kuruluşlarının ekonomik geleceklerini öngörmekte zorlandığını belirten Demir, erişim engelleri, para cezaları ve hukuki süreçlerin kuruluşlar üzerinde yarattığı mali yüke dikkat çekti. Bu süreçlere ayrılan kaynakların doğrudan haber üretimi için kullanılabilecek bütçeyi azalttığını ifade etti.

Demir’in sunumunda paylaştığı araştırma verilerine göre, 2025 yılında hükümet yanlısı olmayan ulusal televizyon kanallarına verilen para cezalarının toplamı 92 milyon TL’ye ulaştı. Üç büyük kamu bankasının aynı yıl reklam ve tanıtım harcamaları ise toplam 8 milyar TL oldu. Ancak bu bütçenin hangi medya kuruluşlarına ve ne ölçüde aktarıldığı açıklanmadı.

“Ekonomik devamlılık düşük ücretlere ve karşılıksız emeğe dayanıyor”

Bağımsız medyanın ekonomik kırılganlığının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını belirten Demir, Avrupa’daki araştırmaların sonuçlarını da katılımcılarla paylaştı.

Avrupa’daki bağımsız medya kuruluşlarının önemli bir bölümünün benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu aktaran Demir, gazetecilerin ücretleri ve çalışma koşullarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bağımsız medya kuruluşlarının neredeyse yarısı gazetecilere ortalamanın altında ücret ödüyor. Kurumların üçte biri ise en fazla altı aylık mali güvenceye sahip. Bu kuruluşların ekonomik devamlılığı büyük ölçüde düşük ücretlere ve karşılıksız emeğe dayanıyor. İki kişinin işini tek kişi yaptığında yayın devam edebilir ancak gazetecinin araştırmaya ve haber üretimine ayırdığı zaman azalır. Bu nedenle tasarruf önlemleri uzun vadede gazetecilik kapasitesini zayıflatabilir.”

İspanya’daki elDiario.es modeli örnek gösterildi

Demir, sunumunda İspanya’da araştırdığı bağımsız dijital gazete elDiario.es’in finansman modelini de anlattı. Haberlerini ücretsiz yayımlayan gazetenin, okur desteğine dayalı üyelik sistemiyle büyüdüğünü belirtti.

Gazetenin üye sayısının 2022’de 60 binden Temmuz 2026’da 121 bine yükseldiğini aktaran Demir, 2025 yılında 17,3 milyon avroya yaklaşan toplam gelirin yüzde 42’sinin üyeliklerden sağlandığını kaydetti.

Araştırmacı gazetecilik dosyalarının okur desteğini artırmada önemli rol oynadığını belirten Demir, gazetenin pandemi döneminde düzenlediği üyelik kampanyasıyla üç ayda 20 binden fazla yeni üyeye ulaştığını söyledi. Mali şeffaflığın ve yerel yayınlarla kurulan işbirliklerinin de bu finansman modelinin önemli unsurları arasında yer aldığını vurguladı.

İspanya ile Türkiye’nin koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Demir, üyelik modellerinin siyasi baskıları ortadan kaldırmayacağını ifade etti. Gazeteciliğin kamusal kaynaklarla desteklenmesine yönelik uygulamaların da tartışılması gerektiğini belirtti.

Demir, sunumunu bağımsız gazeteciliğin finansmanına ve okurla kurulan ilişkiye dair iki soruyla tamamladı:

“Bağımsız gazeteciliğin maliyetini gerçekten kim üstlenecek? Okurdan ekonomik destek isteyen haber kuruluşları ona karşı nasıl bir sorumluluk üstleniyor?”

Okur desteği tek başına yeterli değil

Sunumun ardından gerçekleştirilen oturumlarda katılımcılar, bağımsız medyanın finansal dayanıklılığını ve yayınlarını sürdürebilmek için geliştirebileceği yöntemleri tartıştı.

Görüşmelerde azalan fon kaynakları, reklam gelirlerine erişimde yaşanan güçlükler ve mali planlama eksikliği öne çıkan başlıklar oldu. Tek bir finansman kaynağına bağımlılığın yarattığı riskler karşısında alternatif gelir modelleri geliştirilmesi ve düzenli bütçe planlaması yapılması gerektiği üzerinde duruldu.

Okur desteğinin artırılması için okurların beklentilerinin anlaşılması ve gazeteciliğin üretim maliyetlerinin anlatılması gerektiği vurgulandı. Bununla birlikte, okur katkısının tek başına bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamaya yetmeyeceği de belirtildi.

Erişim engelleri ve gazetecilerin artan iş yükü ele alındı

Çalıştayda erişim engellerinin ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasının bağımsız medya kuruluşlarının görünürlüğü ve gelirleri üzerindeki etkileri de gündeme geldi.

Yerel medya temsilcileri, sınırlı kaynaklarla yayınlarını sürdürme deneyimlerini aktarırken finansal sürdürülebilirlik arayışlarının yoğun siyasi baskı koşullarında devam ettiğine dikkat çekti.

Okur topluluklarının oluşturulması ve yönetilmesi de tartışılan konular arasında yer aldı. Bu süreçte gazetecilerin artan iş yüküne dikkat çekilerek okur ilişkilerinin tek tek gazetecilerin sorumluluğuna bırakılmaması, çalışmaların ekip halinde yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca okurların haberlerle kurduğu ilişkinin araştırılmasının önemine işaret edildi.

Dr. Deniz Demir kimdir?

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Dr. Deniz Demir, lisans ve yüksek lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi’nde, doktorasını ise Marmara Üniversitesi’nde tamamladı.

Barselona Özerk Üniversitesi’nde (UAB) İspanya’daki bağımsız dijital medyanın ekonomik sürdürülebilirliği üzerine doktora sonrası araştırma yürüten Demir’in çalışmaları, medyanın politik ekonomisi, gazetecilik ve toplumsal hafıza alanlarında yoğunlaşıyor.

Kaynak