• Ana Sayfa
  • Gündem
  • MATUHAYDER: ‘Tuncer Sağlam’ın ölümünde sorumlular hesap vermeli’

MATUHAYDER: ‘Tuncer Sağlam’ın ölümünde sorumlular hesap vermeli’

Hasta tutuklu Tuncer Sağlam’ın yaşamını yitirmesini protesto eden MATUHAYDER, Sağlam’ın 9 kez cezaevinde kalamaz raporu almasına rağmen tahliye edilmediğini belirterek, ölümüne giden sürecin soruşturulmasını istedi.

MATUHAYDER: ‘Tuncer Sağlam’ın ölümünde sorumlular hesap vermeli’
MATUHAYDER: ‘Tuncer Sağlam’ın ölümünde sorumlular hesap vermeli’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Kasım 2026 20:16
  • Güncellenme: 8 Kasım 2026 20:19

Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MATUHAYDER), Ankara Sincan 2 Nolu Cezaevi’nde tutulan Tuncer Sağlam’ın Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirmesini yaptıkları yürüyüş ve basın açıklamasıyla protesto etti.

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bulunan DEM Parti Esenyurt ilçe binası önünden Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’na yürüyen kitle, “Hasta tutsakların ölümüne son” ve “Tahliye hakkı engellenemez, infaz ertelemelerine son” pankartları açtı. Sık sık “Bijî berxwedana zîndana”, “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı.

‘Bu kayıtsızlık, bu yok etme politikası niye?’

Cezaevindeki arkadaşların sesini duyurabilmek için burada olduklarını ifade eden MATUHAYDER Eşbaşkanı Nurten Karagöz, “Biz cezaevlerinden hiçbir insanın ölüm haberi gelmesin isterdik. Ama bu ülkede yaşanan hukuksuzluklar bizi her defasında bu meydana çıkmak zorunda bırakıyor” dedi.

Cezaevinde bir insanın yaşamını yitirmesinin normalleştirilemeyeceğini belirten Nurten Karagöz, “Tuncay arkadaş tam 9 kez cezaevinde kalamaz raporu almasına, yatamayacağı bilinmesine rağmen bile bile ölüme terk edildi. Bu ülkede hasta tutsakların tahliye olması için aman aman yasalara da ihtiyaç yok. Çok insani bir şeyden bahsediyoruz. Yaşam hakkının ne kadar kutsal olduğundan bahsediyoruz. Ama birileri bu kutsallığı, bu yaşam hakkını çok rahat ayaklar altına alabiliyor. İşte biz bugün buna izin vermeyeceğimizi söylemek için buradayız. Bir daha cezaevlerinden cenazeler çıkmasın. Bugün var olan yasalarla da cezaevinde hasta olan her bir arkadaşımız tahliye edilebilinir. Bu kayıtsızlık, bu yok etme politikası niye? Israrla bu topraklara birlikte barışı getirmekten bahsediyoruz. Bunun için de bu topraklarda yaşayan herkese çağrımızdır. Buna sahip çıkalım. Buna sessiz kalmayalım. Burada duyarlılık oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu.

Celal Fırat: ‘Bu adaletsizlikten bu vicdansızlıktan vazgeçin’

Devamında söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Barış Annelerinin geçtiğimiz günlerde Meclis’e yaptıkları yürüyüşü hatırlattı.

Yürüyüşteki en temel taleplerin başında cezaevlerinin geldiğini vurgulayan Fırat, “Anneler, ‘Cezaevlerinde binlerce arkadaşlarımız var. Ama başka annelerin gözü yaşlı olmasın. Bu topraklarda barış istiyoruz’ dediler. Ama gelin görün ki şu an cezaevlerinde yoğun bir şekilde ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu ülkeyi yönettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı’ndan Adalet Bakanına kadar pek çoğuna çağrılar yaptık. ‘Bu adaletsizlikten bu vicdansızlıktan vazgeçin’ dedik. Bu ülkedeki bütün siyasi partilerin bu adaletsizliklere artık ses çıkartması lazım” diye konuştu.

Fırat, gelecek haftalarda yapılacak Meclis görüşmelerinde yeniden cezaevleri ve hasta tutukluların durumunu gündeme getireceklerini belirtti.

‘Neden tedbir alınmadı?’

Açıklama ortak basın metninin okunmasıyla devam etti.

Açıklamayı okuyan MATUHAYDER yöneticisi Elif Taşdöğen, Sağlam’ın sağlık durumu bilinmesine karşın tahliyesinin engellendiğini belirtti.

Elif Taşdöğen, “Ağır hasta olduğu tıbbi belgelerle ortaya konulan bir mahpusun infazının ertelenmesi talebi neden sonuçlandırılmamış, yaşam hakkını korumak için neden zamanında ve etkili tedbirler alınmamıştır? Bir mahpusun yaşam hakkı, idari işlemlerin ve bürokratik süreçlerin gecikmesine terk edilemez. İnfazın ertelenmesi talebinin yanıtsız bırakılması, yalnızca bir başvurunun sonuçlandırılmaması olarak değerlendirilemez. Ölümle sonuçlanan bu süreçte kamu makamlarının sorumluluğu bütün yönleriyle araştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Zamanında teşhis, uygun tedavi, kesintisiz sağlık takibi ve gerekli koruyucu tedbirlerin alınmasının devletin sorumluluğunda olduğunun altını çizen Elif Taşdöğen, “Tuncer Sağlam’ın hastalığının teşhis ve tedavi sürecinde yaşanan gecikmeler, hapishane koşullarında tutulması, hastane sevklerinin zamanlaması ve infazın ertelenmesi başvurusunun sonuçlandırılmaması birbirinden bağımsız değerlendirilemez” dedi.

‘Şeffaf biçimde soruşturmalı’

Sağlam’ın ölümüyle sonuçlanan sürecin bütün aşamalarının etkili, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini vurgulayan Elif Taşdöğen şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’de toplumsal barışın, demokratikleşmenin ve infaz hukukunda yeni düzenlemelerin tartışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Ancak hasta mahpusların yaşam hakkının korunmadığı, ağır hastalıklarına rağmen özgürlüklerine kavuşmalarının önündeki engellerin kaldırılmadığı ve tahliye başvurularının karşılıksız bırakıldığı bir infaz rejimi, toplumsal barış ve demokratikleşme iddiasıyla bağdaşmamaktadır. Barış ve hukuk, hapishanelerin kapısında sona ermemelidir. Yaşam hakkı, tutsak olmanın koşullarına göre sınırlandırılamaz. Tuncer Sağlam’ın teşhis ve tedavi sürecinin, hapishane koşullarında tutulmasının ve hastane sevklerinin tüm yönleriyle incelenmesini, 23 Eylül tarihinde yapılan infazın ertelenmesi başvurusunun neden sonuçlandırılmadığının açıklığa kavuşturulmasını, sağlık durumuna ilişkin tıbbi kayıtların ve ilgili tüm başvuru ve sevk belgelerinin incelenmesini, süreçte ihmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların tespit edilmesini, sorumlular hakkında gerekli idari ve adli soruşturmaların yürütülmesini talep ediyoruz. MATUHAYDER olarak Tuncer Sağlam’ın ölümüne giden sürecin takipçisi olacağımızı, yaşam hakkının korunması ve sorumluların hesap vermesi için gerekli hukuki girişimlerde bulunacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Bir mahpusun yaşamı, infaz rejiminin, bürokratik işlemlerin veya idari kararların insafına bırakılamaz. Hasta mahpusların yaşam hakkı ertelenemez. Hapishaneler tedavisizliğin ve ölümlerin mekânı olmamalıdır.”

Hasta tutuklu Tuncer Sağlam defnedildi