Asgari Ücret İnisiyatifi, artan enflasyon oranlarını ve asgari ücreti protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. İnisiyatif üyelerinin yanı sıra, kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş da protestoya katıldı.
Kadıköy Boğa Heykeli önünden rıhtıma yürüyüş gerçekleştiren kitle, “Büyüdüysek payımızı verin asgari ücreti ve tüm ücretleri yükseltin enflasyon oranına açlık sınırına ve TÜİK yalanına son” pankartı taşıdı.
“Asgari ücretli yalnız değildir”, “Açlık sınırının altında asgari ücreti reddediyoruz” yazılı dövizlerin taşındığı yürüyüşte, sık sık “Zafer direnin emekçinin olacak” ve “Asgari ücretliler yalnız değildir” sloganları atıldı. Rıhtıma gelen kitle burada basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklama metnini okuyan inisiyatif üyesi Hazal Akarpınar, 29 Kasım’da Kartal Meydan’ın da gerçekleşecek olan mitinge çağrıda bulundu.
Hazal Akarpınar, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak aylardır meydanlarda emekçinin hakkı için direndiklerini ve ses yükselttiklerini dile getirerek, asgari ücretin açlık sınırının 10 bin lira altında olduğunu belirtti.
“Cebimizdeki her 4 liranın 1’ini enflasyon yuttu” diyen Hazal Akarpınar, “Biliyoruz ki emekçiyi hızlı para vaadine sürükleyen, ücretleri bastıran iktidarın ekonomi politikalarıdır. Açlık sınırının altındaki asgari ücret de, sigortasız ve güvencesiz çalıştırma da bu iktidarın bilinçli tercihlerinin ürünü. Emeği ucuzlatanlar, emekçinin can güvenliğini de hiçe sayıyor” ifadelerini kullandı.
Dilovası katliamının birinci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Hazal Akarpınar, Dilovası katliamının ucuz ve güvencesiz işçilerin çalışma şartlarını göz önüne serdiğine dikkat çekti.
‘Savaşa bütçe yüzde 229 arttı’
Meclis’te görüşmeleri devam eden bütçede savaşa ayrılan paya dikkati çeken Hazal Akarpınar şunları söyledi:
“Önümüze 2027 bütçesini koydular. Görüyoruz ki bütçe teklifinde asgari ücretin vergi istisnası için ayrılan kaynak yüzde 33,7 artırılmış, yani yüzde 33 civarında bir zam kapıda. Yüzde 33,7’lik zam net asgari ücreti ancak 37 bin 537 liraya çıkarır ve bu tutar bugünkü 38 bin 24 liralık açlık sınırının bile altında kalır. Geçen yıl aynı kalem bütçede yüzde 28 artırıldı, asgari ücret zammı yüzde 27’de kaldı. Bu nasıl hesap? Faize tam 3 trilyon 975 milyar lira! Bütçenin yüzde 14,6’sı alacaklıların kasasına akıyor! Faiz ödemesi sağlığa ayrılan kaynağın yaklaşık iki katı, sosyal yardımların tamamının yaklaşık üç katı! Silah ve mühimmat ödeneği tek kalemde yüzde 229 şişiyor! Vergiyi kim ödüyor? KDV, gelir vergisi ve ÖTV’den yaklaşık 14,5 trilyon lirayı bizden toplayıp patronların kârından alınan kurumlar vergisini 2,2 trilyonda bırakıyorlar. Paramızı alıyorlar, rantı onlara veriyorlar! Emeklilere ise ‘başımızın tacı’ diyorlar, iş bütçeye gelince onları yük gibi görüyorlar! 17 milyon emeklinin en düşük aylığı 23 bin 552 lira, yani açlık sınırının 14 bin 472 lira altında! Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri 12 Ekim’de Kartal’dan Ankara’ya yürüdü ve iktidara kefen fırlattı. ‘Saraya bol kepçe, emekliye yok bütçe!’ diyen emeklilerin öfkesini bugün Kadıköy’den çoğaltıyoruz. Bir ömür çalışmış, vergisini ve primini ödemiş insanları kefen sallamaya mecbur bırakmak bu iktidarın ayıbıdır!”
Ardından söz alan bir işçi, “Patronlar her gün kârlarına kâr katarken biz bu kârdan pay alamıyoruz. Biz şantiyelerde bu kadar bina yaparken bu ücretler bize refah mı? Değil. Biz refah içerisinde yaşayabileceğimiz bir ücret istiyoruz. Eğer bu hükümet yetkilileri ekonomide büyüme var diyorsa biz bu büyümede payımızı istiyoruz. Hakkımız olanı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizler markete girerken ne alacağımıza değil artık ne alamayacağımıza karar veriyoruz. Geçen zeytin bitmişti, zeytin alamadım. Peynir zaten pahalı, peyniri alamıyoruz. Ekmek mücadelesi veriyoruz. Benim 13 yaşında, bir tanesi de 3,5 yaşında iki çocuğum var. Bir haftadır oğlum köfte diyor, kıyma alamıyorum. Bunu ajitasyon olsun diye söylemiyorum, bu ülkenin gerçeği budur” diye konuştu.
Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.



