• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ABD arabuluculuğunda: İsrail ve Lübnan heyetleri arasında 6’ncı tur görüşmeler yapıldı

ABD arabuluculuğunda: İsrail ve Lübnan heyetleri arasında 6’ncı tur görüşmeler yapıldı

Daha önce beş tur görüşmeyi ABD’nin Washington kentinde gerçekleştiren İsrail ve Lübnan heyetleri, yeni müzakere turu için Roma’da bir araya geldi. Görüşmelerde taraflar arasında bazı teknik başlıklarda ilerleme sağlandığı, ancak temel anlaşmazlıkların devam ettiği belirtildi.

ABD arabuluculuğunda: İsrail ve Lübnan heyetleri arasında 6’ncı tur görüşmeler yapıldı
ABD arabuluculuğunda: İsrail ve Lübnan heyetleri arasında 6’ncı tur görüşmeler yapıldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 14 Temmuz 2026 18:32

İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes sürecine ilişkin altıncı tur müzakereler İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirildi. ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde, İsrail ordusunun Güney Lübnan’dan çekilmesi, sınır güvenliği ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması başlıkları ele alındı.

Daha önce beş tur görüşmeyi ABD’nin Washington kentinde gerçekleştiren İsrail ve Lübnan heyetleri, yeni müzakere turu için Roma’da bir araya geldi. Görüşmelerde taraflar arasında bazı teknik başlıklarda ilerleme sağlandığı, ancak temel anlaşmazlıkların devam ettiği belirtildi.

Güney Lübnan’dan çekilme takvimi görüşülüyor

Lübnan yönetimi, ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerden İsrail güçlerinin Güney Lübnan’dan çekilmesine ilişkin somut ilerleme bekliyor.

Müzakerelerin merkezinde, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki varlığının sona ermesini öngören ateşkes anlaşmasının uygulanması bulunuyor. Beyrut yönetimi, altmış günlük sürenin dolmasının ardından uzatılan çekilme takvimine uyulmasını ve özellikle stratejik bölgelerdeki İsrail askeri noktalarının boşaltılmasını talep ediyor.

Lübnanlı yetkililer, İsrail güçlerinin tamamen çekilmesinin bölgede kalıcı istikrar için gerekli olduğunu belirtiyor. İsrail tarafı ise çekilme sürecinin güvenlik garantileri ve sınır ötesi tehditlere karşı alınacak önlemlerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savunuyor.

Hizbullah’ın silahsızlandırılması tartışılıyor

İsrail ve Lübnan yönetimleri, Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusunda ortak bir noktada bulunuyor. Ancak Lübnan ordusunun bu süreci tek başına yürütecek kapasiteye sahip olup olmadığı tartışma konusu olmaya devam ediyor.

İsrail, Güney Lübnan’da yaklaşık 10 kilometre derinliğinde bir askeri tampon bölge oluşturmuş durumda. “Sarı hat” olarak adlandırılan bu bölgedeki bazı alanların Lübnan ordusuna devredilmesi planlanıyor.

İsrail ordusunun, Hizbullah’ın silahsızlandırılması gerçekleşmeden tamamen çekilmek istemediği belirtiliyor. Bu nedenle taraflar arasındaki görüşmelerde güvenlik mekanizmaları ve uygulama takvimi önemli başlıklar arasında yer alıyor.

Roma görüşmelerinde sınır ve güvenlik mekanizmaları masada

Roma’daki toplantılar, tarafların teknik komiteleri aracılığıyla sınır düzenlemeleri ve güvenlik uygulamalarına ilişkin ayrıntıları değerlendirdiği bir süreç olarak yürütülüyor.

Görüşmeler kapsamında Fransa ve İtalya’nın da Lübnan hükümetine destek amacıyla bölgeye askeri unsurlar göndermeye hazırlandığı belirtiliyor. Bu unsurların Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki mevcut güçlerden farklı bir yapıda olması ve Lübnan hükümetiyle yapılacak ikili anlaşma kapsamında bölgede görev yapması planlanıyor.

İran-ABD gerilimi Lübnan sürecini etkileyebilir

İran destekli Hizbullah’ın, İsrail ile yürütülen sürece yönelik güçlü itirazları bulunuyor. Hizbullah, savaşın sona ermesi ve İsrail’in çekilmesinin İran’ın Washington yönetimi üzerindeki etkisiyle mümkün olabileceği görüşünü taşıyor.

İran’ın 18 Haziran’da ABD ile imzaladığı mutabakat zaptında Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesi başlığının önemli bir yer tuttuğu belirtilmişti. Ancak son dönemde Hürmüz Boğazı çevresinde ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi, söz konusu mutabakat sürecini de etkileyen gelişmeler arasında gösteriliyor.

Şam yönetiminin Hizbullah politikası yakından izleniyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Ahmed Şara yönetimindeki Geçici Suriye Hükümeti’nin Hizbullah ile mücadelede daha etkin rol oynayabileceği yönünde değerlendirmelere sahip olduğu belirtiliyor.

Washington yönetiminin bu konuda Şam’dan beklentileri bulunurken, henüz Suriye tarafından bu taleplere yönelik olumlu bir yanıt verilmedi.

Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında Suriye’yi terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarması ise bu süreçte atılmış bir “ön adım” olarak değerlendirilmişti.