Orta Doğu’da süren savaşta enerji hatları ve petrol taşımacılığı üzerindeki riskler büyüyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın bölgede 2 ABD savaş gemisini hedef almasının ardından Devrim Muhafızları’na ait 3 tankeri vurduğunu duyurmuştu.
CENTCOM’un Cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre Hark Adası açıklarında İran’a ait 2 ham petrol tankeri devre dışı bırakıldı, ayrıca Umman Körfezi’nde bulunan ve yük taşımayan bir tanker ise mürettebatın tahliye edilmesinin ardından vurularak kullanılamaz hale getirildi.
ABD, saldırıların İran’ın petrol ihracatında kullandığı lojistik ağlara yönelik daha geniş bir ekonomik baskının parçası olduğuna işaret etti.

Washington: Daha yüksek ekonomik maliyet
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, saldırıların İran yönetimi açısından daha yüksek bir ekonomik maliyet yaratacağını söyledi.
Washington yönetimi, vurulan tankerlerin İran Devrim Muhafızları Ordusu ve bölgedeki unsurları finanse ettiğini savunduğu milyarlarca dolarlık bir ağın parçası olduğunu belirtiyor.
Bu açıklama, ABD’nin İran’ın petrol ihracatını yalnızca yaptırımlarla değil, petrolün taşınmasını sağlayan tanker ve lojistik ağları üzerinden de hedef alabileceği mesajını taşıyor.
Hürmüz’de tanker trafiği sert düştü
Saldırının ardından gözler Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine çevrildi. İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının bu bölgeden gerçekleştirildiği belirtilirken, boğazdan geçen emtia gemilerinin sayısında ciddi düşüş yaşandı.
Kpler verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 15 emtia gemisi geçerken, bu sayı saldırılar öncesindeki perşembe günü 4’e kadar geriledi.
Takip sistemlerini (AIS) kapatarak seyreden gemilerin bu sayılara dahil olmadığı belirtiliyor. Buna rağmen tankerlerin hedef alınması, bölgede petrol taşımacılığının maliyet ve risklerini daha da artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Petrol piyasası pazartesiyi bekliyor

Saldırının borsaların kapalı olduğu cumartesi günü gerçekleşmesi nedeniyle askeri müdahalenin petrol fiyatlarına doğrudan etkisi henüz görülmedi.
Brent petrol cuma günü 96,28 dolara, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise 91,48 dolara yükseldi. Böylece Brent haftalık bazda yaklaşık yüzde 7,6, WTI ise yüzde 10’a yakın değer kazandı.
Ancak hafta sonundaki saldırının ardından oluşacak yeni risk primi henüz bu fiyatlara tam olarak yansımış değil.
Piyasalar açısından kritik ilk işlem Asya seansının açılmasıyla başlayacak.
Türkiye açısından neden önemli?
Petrol fiyatındaki yükseliş Türkiye açısından özellikle akaryakıt fiyatları, ulaştırma maliyetleri ve enflasyon bakımından önem taşıyor.
Türkiye petrol ithalatçısı olduğu için uluslararası ham petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş, döviz kuruyla birlikte enerji faturasını artırıyor. Petrol fiyatındaki artışın pompaya yansıması ise taşımacılık başta olmak üzere çok sayıda sektörde maliyet baskısı yaratabiliyor.
Bu nedenle pazartesi günü yalnızca petrol piyasasının değil, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının ve genel maliyetlerin seyri açısından da yakından izlenecek.

Asıl soru: Petrol lojistiği hedef alınacak mı?
Piyasaların önündeki en önemli soru, ABD’nin İran’ın petrol taşımacılığına yönelik müdahalesinin tek seferlik bir saldırı mı, yoksa daha geniş bir operasyonun başlangıcı mı olacağı.
İran’ın petrol ihracatının kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin daha da azalması veya tankerlerin sistematik biçimde hedef alınması halinde, petrol fiyatlarında yeni bir sıçrama yaşanabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle 6 Eylül Pazar gecesinden 7 Eylül Pazartesi sabahına uzanan ilk işlem saatleri, küresel enerji piyasalarının savaşın ekonomik etkisini fiyatlaması açısından kritik olacak.



