• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ABD ve İran saldırılara ara mı verdi? | ‘Trump İran ile görüşmelere alan tanıyor’

ABD ve İran saldırılara ara mı verdi? | ‘Trump İran ile görüşmelere alan tanıyor’

ABD, İran’a yönelik 13 gündür devam eden hava saldırılarını iki gündür durdururken, Tahran’ın da aynı yönde hareket ettiğini açıklandı. Bu gelişme, son dönemdeki karşılıklı saldırılar nedeniyle büyük ölçüde sekteye uğrayan geçici ateşkes anlaşmasına ilişkin müzakerelere tarafları yeniden döndürme çabalarının sürdüğü bir dönemde yaşandı.

ABD ve İran saldırılara ara mı verdi? | ‘Trump İran ile görüşmelere alan tanıyor’
ABD ve İran saldırılara ara mı verdi? | ‘Trump İran ile görüşmelere alan tanıyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 27 Temmuz 2026 09:09

ABD ile İran arasında 13 gün boyunca aralıksız süren karşılıklı saldırılar, üç gündür yerini sessizliğe bıraktı. ABD Merkez Komutanlığı cumartesi günü yaptığı açıklamada İran’a yönelik deniz ablukasının “tam kapasiteyle yürürlükte kaldığını” duyururken, tırmanan saldırı dalgasının neden durdurulduğuna ilişkin ayrıntı vermedi.

Hafta sonu boyunca İran’dan da komşu ülkelere yönelik yeni bir misilleme saldırısı bildirilmedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları artırma planını askıya almasının ardından Tahran da Körfez ülkelerine yönelik misillemelere ara verdiğini duyurdu.

Associated Press (AP), söz konusu sükuneti gerilimin düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

ABD’nin, İran’ın kıyı bölgelerini ve altyapısını hedef alan yaklaşık iki hafta süren saldırıları neden durdurduğu henüz netlik kazanmadı.

Axios’un haberine göre, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Hürmüz Boğazı’na yapılan operasyonların bir süreliğine durdurulmasını tavsiye etti.

Kaynaklar, Cooper’ın bu önerisinin Trump’ın kararında etkili olduğunu belirtti.

‘Trump görüşmelere alan tanıyor’ 

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Fox News’e yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın “görüşmelere biraz alan tanıdığını. Sürece biraz hareket alanı bıraktığını” söyledi.

Waltz, “Son birkaç hafta boyunca ve özellikle de son birkaç gündür hem Umman hem de İran’la, ayrıca diğer müzakerecilerimizin birçoğuyla en üst düzeyden teknik düzeye kadar her seviyede temaslarımız sürdü” dedi.

Waltz, ABD’nin İran saldırılarına karşı savunmada kritik öneme sahip önleyici füze stoklarının tükenmeye başladığı yönündeki iddiaları reddetti. Ancak uzmanlar, hem ABD’nin hem de İran’ın bu saldırıları ne kadar daha sürdürebileceği konusunda soru işaretleri bulunduğunu dile getiriyor.

İran: ABD saldırıları durdurunca, biz de misillemeyi durdurduk

İran Ordusu Sözcüsü Muhammed Akreminiya, ABD saldırılarının son iki gecedir durduğunu, buna bağlı olarak misillemelerinin de durdurulduğunu söyledi.

Akreminiya, “ABD, son iki gecedir saldırılarını durdurdu. Bizim stratejimiz de misillemeye dayalı olduğu için, İran’ın karşı operasyonları da durduruldu” dedi.

ABD’nin son iki gecedir saldırı düzenlememesinin tek taraflı ateşkes anlamına gelip gelmediğine ilişkin soruya Akreminiya, “ABD tarafının henüz net bir strateji izlediğini söylemek mümkün değil. Ancak mevcut tablo, Washington’ın stratejik karar alma sürecinde çıkmaz yaşadığını ve yıprandığını gösteriyor” yanıtını verdi.

İranlı sözcü, Washington’ın savaştan çıkış stratejisi arayabileceğini ancak bunun İsrail’in tutumundan etkilenebileceğini belirterek, tüm senaryolara hazır olduklarını vurguladı.

‘Pakistan ve Katar aracılığıyla aktif mesaj alışverişi sürüyor’

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de Avusturya merkezli ORF kanalına yaptığı açıklamada, ABD ile aktif mesaj alışverişinin sürdüğünü belirtti.

Söz konusu iletişimin daha önce de arabuluculuk yapan Pakistan ve Katar aracılığıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Bekayi, Washington’un daha önce görüşmelere “ihanet ettiğinin” altını çizdi ancak Tahran’ın önceliğinin hâlâ ülkenin egemenliğini korumak olduğunu vurguladı.

Sebep füze stoku mu?

New York Times’ın haberine göre, Trump’ın saldırıları askıya alma kararının arkasında; Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Amerikan birliklerini korumak için kullanılan Patriot füze stoklarının azalması yer alıyor.

Trump: Dünyadaki herkesten çok daha fazla mühimmata sahibiz

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ordusunun elindeki önleyici füze stokunun azalacağına dair uyarıların ardından İran’a geniş çaplı saldırıları erteleme kararı aldığı yönündeki iddialara yanıt verdi. Trump, Wall Street Journal (WSJ) gazetesine yaptığı değerlendirmede, mühimmat stoklarının yeterli olduğunu vurgulayarak, “Dünyadaki herkesten çok daha fazla mühimmata ve ihtiyacımız olandan çok daha fazlasına sahibiz” ifadelerini kullandı.

İsrail’e göre ara uzun soluklu olmayacak

İsrail cephesinde ise çatışmalara verilen aranın uzun soluklu olmayacağı görüşü hâkim. İsrail medyası, ABD’nin er ya da geç İran’a yönelik askeri baskıyı yeniden artırmak zorunda kalacağını kaydederken, müzakerelere geri dönme kararının İsrailli yetkilileri şaşırttığını belirtti.

Kanal 12’ye konuşan Suudi bir kaynak ise “Trump’a güven yok. Kimse ne istediğini bilmiyor. Bir yandan ‘biz kontrol ediyoruz’ diyor, diğer yandan İranlılar da ‘biz kontrol ediyoruz’ diyor. İranlılar Trump’la oyun oynuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu’nun kabine üyelerine, “Buna şiddetle karşı çıkacağım ve onlara hayır diyeceğim.” dediği belirtilen haberde, Trump’ın İsrail ordusunun çekilmesini istediği Gazze Şeridi’ne Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) girişine Tel Aviv yönetimince onay verildiğine dikkati çekildi.

Kanal 13’e konuşan kaynaklar, Tel Aviv yönetiminin Hamas tamamen silahsızlanana ve Gazze Şeridi’nden çıkarılıncaya kadar İsrail ordusunun “Sarı Hat” üzerindeki kontrolünü sürdüreceği ve geri çekilme olmayacağı ilkesini savunduğunu söyledi.

Kaynaklar, şu aşamada ISF’de Uganda ve Fas gibi İsrail’le dost ülkelerden yalnızca yaklaşık 200 temsilci bulunduğunu ifade etti.

İsrail kabinesinin ISF’ye “Uluslararası Kuruluşlar İçin Dokunulmazlıklar” yasası çerçevesinde dokunulmazlık tanınmasını onayladığına işaret eden kaynaklar, bu güçlerin İsrail ordusunun işgali dışındaki bölgelerde ve orduyla tam koordinasyon içinde faaliyet göstereceğini vurguladı.

Bir yetkili, “Herhangi bir ISF unsurunun ülkeye girişi başbakan, savunma bakanı ve dışişleri bakanının ayrı ayrı onayına tabi olacaktır. İsrail, hangi ülkelerin güç gönderebileceğini yalnızca barış anlaşmamız bulunan ve uluslararası alanda ülkeye veya yetkililerine karşı faaliyet yürütmeyen devletler arasından seçecektir.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de 10 Ekim 2025’te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen İsrail, saldırı, yıkım ve ablukaya devam ediyor. Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’ini işgal eden İsrail, Filistinlileri bölgenin yüzde 30’unu aşmayan bir alana sıkıştırdı.

Washington yönetiminin son dönemde İsrail’e Suriye, Lübnan ve Gazze Şeridi’nde işgal ettiği bölgelerden çekilmesi yönünde baskı yaptığı basına yansıyor.

Netanyahu’nun yarın Washington’da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceği bildirilmişti.

Hazar Denizi ve Bab el Mendeb’te tansiyon yükseldi

Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin büyük ölçüde aksaması, Kızıldeniz’in güneyindeki Bab el-Mendeb Boğazı çevresinde de tansiyonu yükseltti.

İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın Cizan ve Yenbu kentlerinde Saudi Aramco ile bağlantılı tesislere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediklerini açıkladı. Suudi makamları kısa süreli acil durum uyarısı yayımlarken, daha sonra tehlikenin geçtiğini bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı da İran ve Umman dışişleri bakan yardımcılarının Tahran’da Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımını ele alan “yapıcı” görüşmeler gerçekleştirdiğini, bazı ilerlemeler sağlandığını ancak istişarelerin sürdüğünü açıkladı. Yetkililer, boğazdaki mevcut deniz trafiğinde ise henüz bir değişiklik olmadığını bildirdi.

Diplomatik gelişmelerin yanı sıra İran ve Ukrayna hattında sular ısınıyor. Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), Hazar Denizi’nde önceki gün “İran ile Rusya arasında askeri kargo taşımacılığında kullanılan gemilere” insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini açıklamıştı.İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıda bir denizcinin hayatını kaybettiğini belirtirken, Kiev’i protesto etmek üzere Tahran’daki Ukrayna maslahatgüzarı bakanlık binasına çağrılmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da bölgesel gelişmeleri ele almak üzere bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arakçi, İran gemisine yapılan saldırının “yanıtsız kalmayacağını” belirterek Kiev yönetimini “bedavacı rejim” olarak nitelendirdi.

Saldırının arkasında İsrail’in olduğunu savunan Arakçi, şunları kaydetti:

Ukrayna lideri Zelenski, İran’a ait gemiyi hedef aldı ve bir denizcinin ölümüne neden oldu. Bu, İsrail’in talebi doğrultusunda Avrupa’yı kendi savaşına çekmek amacıyla gerçekleştirilen ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olan bir eylemdir.”

‘Ukrayna yakında İran’ın hiçbir eylemi karşılıksız bırakmadığını anlayabilir’

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran gemisine düzenlediği saldırıya ilişkin, “Ukrayna yakında İran’ın hiçbir eylemi karşılıksız bırakmadığını anlayabilir.” uyarısında bulundu.

Azizi, sosyal hesabından, Ukrayna’ya ilişkin açıklamada bulundu.

İran’a yönelik saldırıların her zaman bir bedeli olduğunu vurgulayan Azizi, ABD ve İsrail’in bu durumun farkında olduğunu belirterek, “Ukrayna yakında İran’ın hiçbir eylemi karşılıksız bırakmadığını anlayabilir.” dedi.

Azizi ayrıca yine Ukrayna’ya atıf yaparak, “Yanlış hesap yapanların listesi uzuyor.” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, İran’ın Hazar Denizi’ni deniz ablukalarını aşmak ve Rusya ile askeri alışveriş gerçekleştirmek amacıyla kullandığına dikkat çekiyor.

Etiketler: ABDiranisrail