ABD ve İran’dan karşılıklı saldırılar: Körfez’de gerilim artıyor

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a karşı yeni bir saldırı dalgası başlatıldığını açıkladı. İran da karşılık olarak Kuveyt ve Bahreyn’e İHA saldırıları düzenledi.

ABD ve İran’dan karşılıklı saldırılar: Körfez’de gerilim artıyor
ABD ve İran’dan karşılıklı saldırılar: Körfez’de gerilim artıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Temmuz 2026 08:55

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik 10 gündür süren hava operasyonlarının son dalgasının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, saldırıların amacının İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik askeri kapasitesini zayıflatmak olduğu ve komuta merkezleri ile füze/İHA noktalarının hedef alındığı belirtildi.

Pezeşkiyan: Tam kapsamlı savaşın içindeyiz

Saldırıların ardından Bender Abbas limanında patlamalar yaşanırken, Buşehr Nükleer Güç Santrali yakınlarında hava savunma sistemleri devreye girdi. Kritik tabloyu değerlendiren İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “Gerçek şu ki bugün İran İslam Cumhuriyeti tam kapsamlı bir savaşın içindedir” dedi.

Trump’tan ‘katbekat bedel’ tehdidi

Ürdün’deki saldırılarda 2 ABD askerinin hayatını kaybetmesi üzerine açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın öldürdüğü her Amerikan askeri için katbekat bedel ödeyeceğini belirtti. Pentagon ise süreç boyunca 100’e yakın ABD askerinin yaralandığını doğruladı.

Hürmüz’de tankerler yandı

İran Devrim Muhafızları, ABD zorlamasıyla güvensiz bölgeden geçmeye çalışan 2 petrol tankerinde patlama ve yangın çıktığını duyurdu.

İran Devrim Muhafızlarından konuya ilişkin yapılan açıklama, İran’ın Tesnim Haber Ajansı’nda yer aldı.

Buna göre, ABD’nin “zorlamasıyla” Hürmüz Boğazı’nın güneyindeki tehlikeli ve güvensiz güzergahtan geçmeye çalışan 2 petrol tankerinde yaşanan patlamanın ardından yangın çıktı.

Açıklamada, ABD’nin bölgedeki saldırıları devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceği ve tek bir damla petrol ve gazın bile buradan güvenle geçemeyeceği belirtildi.

İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya dün, ülkesine saldırılarda ABD ile işbirliği yapan ülkelerin gemilerinin, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş sırasında sorunla karşılaşacağını ifade etmişti.

İran’dan Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD üslerine saldırı 

Eş zamanlı olarak misilleme başlatan İran güçleri; Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD üslerini, Patriot sistemlerini ve radarları füze ve kamikaze İHA’larla hedef alındığı belirtildi.

Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Bahreyn’in El-Muharrak bölgesindeki bir ABD radarı ile bir hava savunma sisteminin ve Er-Rifa bölgesindeki Patriot hava savunma sisteminin füze ve İHA saldırısıyla vurularak imha edildiği öne sürüldü.

Açıklamada, operasyonların devamında Kuveyt’te ABD’ye ait uzun menzilli bir radar sahası, haberleşme merkezi, uydu iletişim sistemleri ile Ali El-Salim Üssü’ndeki MQ-9 İHA’ların bulunduğu hangarın hedef alındığını ve çok sayıda İHA’nın imha edildiğini veya ağır hasar gördüğünü savundu.

Ayrıca, yine Kuveyt’teki Ahmed el-Cabir Üssü’nde konuşlu erken uyarı radarı, füze savunma radarı, FPS-117 radarı, Patriot hava savunma sistemi ve uydu haberleşme sistemlerinin vurularak imha edildiği öne sürüldü.

Kuveyt ve Bahreyn’de, İran’dan atılan füze ve insansız hava araçlarının (İHA) önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.

Katar, İran’ın saldırılarına ilişkin BM ve BM Güvenlik Konseyi’ne mektup gönderdi

Katar, İran’ın ülke topraklarına yönelik saldırıları ve son gelişmelere ilişkin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na mektup gönderdi.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Katar’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Şeyha Alya Ahmed bin Saif Al Sani tarafından, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Temmuz ayı BM Güvenlik Konseyi Başkanı ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilcisi Zenon Mukongo Ngay’a hitaben iki mektubun iletildiği belirtildi.

Mektuplarda, İran’ın Katar topraklarına yönelik saldırılarının ülke egemenliğinin açık ihlali olduğu, toprak bütünlüğü ile güvenliğini doğrudan tehdit ettiği ve bölgesel güvenlik ile istikrarı tehlikeye atan kabul edilemez bir tırmanış olduğu ifade edildi.

Katar’ın mektuplarında, İran’ın 7 Temmuz 2026’da Hürmüz Boğazı yakınlarından geçişi sırasında Katar’a ait “Al Rukayyat” isimli nakliye gemisini hedef aldığına dikkat çekildi.

Ayrıca Katar Savunma Bakanlığının 12 Temmuz 2026’da ülkenin balistik füze saldırısına maruz kaldığı, Katar Silahlı Kuvvetlerinin çok sayıda balistik füzeyi engellediği ve İçişleri Bakanlığının da önleme faaliyetlerinden kaynaklanan şarapnel parçalarının düşmesi sonucu biri çocuk üç kişinin yaralandığını duyurduğu hatırlatıldı.

Mektuplarda, Katar Silahlı Kuvvetlerinin 17 Temmuz 2026’da Katar’ı hedef alan yeni bir füze saldırısını da engellediğine işaret edildi.

İran’ın saldırılarının ülkenin güvenliği ve toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası istikrarı tehlikeye attığı ve uluslararası hukukun yanı sıra 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile ek protokollerinin açık ihlali niteliğinde olduğu vurgulandı.

Mektuplarda ayrıca, söz konusu saldırıların, İran’ın Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını en sert ifadelerle kınayan ve tüm saldırıların derhal durdurulmasını talep eden BM Güvenlik Konseyinin 2817 (2026) sayılı kararını da ihlal ettiği belirtildi.

Mektuplarda, İran’ın söz konusu saldırıların yol açtığı tüm zarar ve sonuçlardan hukuken sorumlu tutulduğu belirtilerek, Tahran yönetiminin Katar’ın uğradığı zararların tamamını tazmin etmekle yükümlü olduğu ifade edildi.

Katar’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğu vurgulanırken, ülkenin egemenliğini, güvenliğini, vatandaşlarını ve topraklarında yaşayanları korumak için gerekli tüm tedbirleri almaktan geri durmayacağı kaydedildi.