AB’den Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına itiraz

Libya Temsilciler Meclisi’nin 2019’da Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasına Avrupa Birliği’nden (AB) tepki geldi.

AB’den Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına itiraz
AB’den Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatına itiraz
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Ekim 2026 16:07

Avrupa Birliği (AB), Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019’da imzalanan Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı 20 Ekim 2026’da onaylamasına tepki gösterdi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, üye ülkeler adına yaptığı yazılı açıklamada, mutabakatın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını savundu.

AB’nin mutabakata ilişkin tutumunun net olduğunu belirten Kallas, Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğin korunmasının Birlik açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Kallas, tüm ülkeleri Avrupa Birliği hukuku ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) dahil olmak üzere uluslararası hukuk çerçevesinde üye devletlerin egemenlik haklarına saygı göstermeye çağırdı.

AB açıklamasında, Aralık 2019 tarihli Avrupa Konseyi sonuçları ile Haziran 2025’te yeniden teyit edilen tutuma atıfta bulunularak, Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü devletler açısından hukuki sonuç doğuramayacağı ifade edildi.

Libya Temsilciler Meclisi 2020’deki kararlarını kaldırdı

Libya’nın doğusundaki Tobruk ve Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi, 20 Ekim’deki oylamada Türkiye ile dönemin Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında 27 Kasım 2019’da İstanbul’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı. Meclis, 2020’de mutabakatın onaylanmasını reddeden ve Türkiye ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören kararlarını da kaldırdı.

Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Bliheg, oylamanın ardından mutabakatın oy birliğiyle kabul edildiğini ve önceki ret kararlarının iptal edildiğini duyurdu. Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ile Devlet Yüksek Konseyi de Meclis’in kararını olumlu karşıladı.

Temsilciler Meclisi, Ocak 2020’de Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının yanı sıra güvenlik ve askerî iş birliği anlaşmasının onaylanmasını da reddetmişti. Türkiye, o dönemde Trablus merkezli UMH’yi desteklerken Temsilciler Meclisi, ülkenin doğusunda etkili olan Halife Hafter’in liderliğindeki askerî güçlerle aynı siyasi cephede yer alıyordu.

Türkiye, 2019’da Trablus’u ele geçirmek amacıyla saldırı başlatan Hafter güçlerine karşı UMH’ye askerî danışmanlar, silahlı insansız hava araçları ve diğer askerî teçhizatla destek verdi.

Libya’da siyasi bölünme sürüyor

Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki siyasi diyalog sürecinin ardından Abdülhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti, 10 Mart 2021’de Temsilciler Meclisi’nden güvenoyu aldı ve 16 Mart’ta UMH’den görevi devraldı.

Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan mutabakata yönelik tutumunu değiştirmesine karşın ülkedeki siyasi ve kurumsal bölünme devam ediyor. Trablus ve Bingazi merkezli yönetimler, Aralık 2021’den bu yana ertelenen genel seçimlerin düzenlenmesi ve ülkenin tek bir yönetim altında birleştirilmesi konusunda henüz uzlaşamadı.

Türkiye-Libya mutabakatı, Doğu Akdeniz’de deniz sınırları ve enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıkların da önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Yunanistan, Kıbrıs ve Mısır’dan mutabakata itiraz

Yunanistan, Türkiye-Libya mutabakatının başta Girit olmak üzere Yunan adalarının deniz yetki alanlarını dikkate almadığını savunuyor. Atina yönetimine göre Türkiye ile Libya arasında belirlenen deniz sınırı, Yunanistan’ın egemenlik haklarını ihlal ediyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisi’nin 20 Ekim’deki kararının ardından mutabakatı tanımadığını yineledi. Bakanlık, Türkiye ile Libya’nın deniz yetki alanlarını sınırlandırmaya esas oluşturacak karşılıklı veya bitişik kıyılara sahip olmadığını savunarak Yunanistan’ın haklarını koruyacağını açıkladı.

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da mutabakata karşı çıkarak anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ve adaların deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını ihlal ettiğini belirtti.

Mısır da karara tepki gösterdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı, 21 Ekim’de yaptığı açıklamada mutabakatın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ve ülkenin münhasır ekonomik bölgesi ile kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu. Kahire yönetimi, Libya Temsilciler Meclisi’nin onay kararının Mısır açısından hukuki sonuç doğurmayacağını bildirdi.

AB, Yunanistan ve Kıbrıs’a desteğini yineledi

AB, Libya Temsilciler Meclisi’nin kararına yönelik itirazını daha önce de dile getirmişti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, 21 Ekim’de yayımladıkları ortak açıklamada, Meclis’in kararından derin üzüntü duyduklarını belirtti.

Von der Leyen ve Costa, mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu savunarak anlaşmayı hükümsüz kabul eden AB tutumunu yineledi. İki isim, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne desteklerini de ifade etti.

Avrupa Komisyonu, aynı gün düzenlediği basın toplantısında kararın olası sonuçlarının üye ülkelerle birlikte değerlendirildiğini açıkladı. Komisyon, diplomatik diyaloğa ve bölgesel gerilimin azaltılmasına öncelik verildiğini bildirdi.

Doğu Akdeniz’de birden fazla deniz yetki alanı anlaşması bulunuyor

Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklar, yalnızca Türkiye ile Libya arasındaki mutabakatla sınırlı değil. Kıbrıs Cumhuriyeti ile Mısır, 17 Şubat 2003’te münhasır ekonomik bölgelerini sınırlandıran bir anlaşma imzaladı. Yunanistan ile Mısır da 6 Ağustos 2020’de deniz yetki alanlarının bir bölümünü sınırlandırmak üzere anlaşmaya vardı.

Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarına ilişkin girişimlerinin Kıbrıslı Türklerin haklarını göz ardı ettiğini savunuyor. Ankara yönetimi, Yunanistan ile Mısır arasında 2020’de imzalanan anlaşmaya da Türkiye’nin kıta sahanlığı haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Türkiye-Libya mutabakatı etrafındaki karşılıklı itirazlar, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları, egemenlik hakları ve enerji kaynakları konusundaki anlaşmazlıkların bölgesel diplomasi üzerindeki etkisini sürdürüyor.