DEM Parti Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, tahliyesi ikinci kez ertelenen ve İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta tutuklu Mehmet Sait Yıldırım’ın sağlık durumunu Meclis’e taşındı.
Sağlık hakkı ve yaşam hakkı kapsamında durumunun incelenmesi için TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvuran Ayşegül Doğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e verdiği yazılı soru önergesinde ise Yıldırım’ın tedavisindeki gecikmeler, hastane sevkinde uygulanan kelepçe ve İdare ve Gözlem Kurullarının tahliye erteleme uygulamalarını gündeme taşıdı.
Başvuruda, Yıldırım’ın 27 Şubat 2025’te koşullu salıverilmesi gerekirken Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “iyi halli olmadığı” ve “pişmanlık duymadığı” gerekçeleriyle tahliyesinin önce 27 Aralık 2025’e, ardından da 25 Ağustos 2026’ya ertelendiği hatırlatıldı.
Komisyona inceleme çağrısı
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na yapılan başvuruda, yaklaşık 30 yıldır cezaevinde bulunan Mehmet Sait Yıldırım’ın yaşam hakkı ve sağlık hakkı kapsamında durumunun incelenmesi, sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması ve tahliyesinin önündeki engellerin araştırılması talep edildi.
Ayşegül Doğan, başvurusunda avukatlarının aktardığı bilgilere göre Yıldırım’ın günlük yaşam faaliyetlerini yerine getirmekte ve konuşmakta güçlük çektiğini belirtti. Kalp hastalığı, boyun fıtığı, hipertansiyon, arteriosklerotik kalp hastalığı, KOAH, akciğer rahatsızlıkları ve damar sertliği gibi çok sayıda kronik hastalığı bulunan Yıldırım’ın cezaevi koşullarında yaşamını sürdürmekte zorlandığı ifade edildi.
‘Gözündeki pıhtı için kontrol muayenesi yapılmadı’
Başvuruda ayrıca, Yıldırım’ın 2 Temmuz’da sağ gözünde kan pıhtısı oluşmasının ardından hastaneye sevk talebinde bulunduğu, 3 Temmuz’daki sevki sırasında kelepçe dayatmasına maruz kaldığı, aradan geçen süreye rağmen gözündeki görme bozukluğu için kontrol muayenesine çıkarılmadığı belirtildi. Vücudunda oluşan kırmızı lekelerin açık yaralara dönüştüğü, buna rağmen etkin tanı ve tedavi hizmetine erişemediği de kaydedildi.
Doğan, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan İdare ve Gözlem Kurullarının koşullu salıverme süreçlerinde hak ihlaline yol açtığı yönündeki iddiaların incelenmesini, Yıldırım’ın sağlık durumunun bağımsız şekilde değerlendirilmesini, cezaevinde kalıp kalamayacağına ilişkin kapsamlı sağlık incelemesi yapılmasını, tedavi süreçlerindeki gecikmelerin ve sevklerde uygulanan kelepçe nedeniyle sağlık hizmetine erişimin engellenip engellenmediğinin araştırılmasını istedi.
Adalet Bakanı’na soru önergesi
Ayşegül Doğan, aynı konuda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi de sundu.
Önergede, Yıldırım’ın sağlık durumu gözetilerek tahliye sürecinin yeniden değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, hastane sevkinde uygulanan kelepçeyle ilgili idari inceleme başlatılıp başlatılmadığı, sağ gözündeki pıhtılaşmaya ilişkin tedavinin neden geciktiği ve tedavinin sağlanması için herhangi bir girişimde bulunulup bulunulmayacağı soruldu.
Ayşegül Doğan ayrıca, son beş yılda İdare ve Gözlem Kurulları tarafından “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle koşullu salıverilmesi ertelenen mahpus sayısının ve bunlardan kaçının ağır hasta olduğunun açıklanmasını isterken, ağır hasta mahpusların yaşam ve sağlık haklarının korunması amacıyla İdare ve Gözlem Kurullarının uygulamalarına ilişkin yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını da Bakan Gürlek’e yöneltti.
Mehmet Sait Yıldırım kimdir?
İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Sait Yıldırım, yaklaşık 31 yıldır cezaevinde bulunuyor. 27 Şubat 2025’te koşullu salıverilmesi gerekirken, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından “iyi halli olmadığı” ve “pişmanlık göstermediği” gerekçesiyle tahliyesi iki kez ertelendi. Son kararla bir sonraki değerlendirme tarihi 25 Ağustos 2026 olarak belirlendi.
Kalp hastalığı, KOAH, hipertansiyon, boyun fıtığı ve damar sertliği başta olmak üzere çok sayıda kronik rahatsızlığı bulunan Yıldırım’ın günlük ihtiyaçlarını karşılamakta ve konuşmakta güçlük çektiği belirtiliyor. Avukatları, tek kişilik hücrede tutulmasının sağlık durumunu ağırlaştırdığını, hakkında “izolasyonda kalamaz” yönünde sağlık raporları bulunduğunu aktarıyor.
Yıldırım, 2015 yılında Abdullah Öcalan’ın talebi üzerine çözüm süreci kapsamında İmralı Cezaevi’ne gönderilen beş mahpus arasında yer aldı. Sağlık sorunları nedeniyle dokuz gün sonra başka bir cezaevine sevk edilen Yıldırım, 2018’den bu yana Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor. İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ile geçirdiği dokuz günü ise “İmralı’da 9 Gün” adlı kitabında anlattı.




