Ayla Akat Ata, 2016 yılında Diyarbakır’da bir basın açıklaması sırasında gözaltına alınmış ve ardından “örgüt yöneticiliği” iddiasıyla tutuklanmıştı. İddianamede; Ayla Akat Ata’nın katıldığı demokratik toplantılar, yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımları delil olarak sunulmuştu. Yaklaşık 6 ay cezaevinde kalan Ayla Akat Ata, Mayıs 2017’de tahliye edilmişti.
AİHM kararında, tutuklama için gerekli olan “makul şüphe” koşulunun somut delillerle desteklenmediği belirtildi. Yerel mahkemelerin, Ayla Akat Ata’nın şiddet içermeyen siyasi açıklamaları ile suçlamalar arasında somut bir bağ kuramadığı, sadece demokratik faaliyetlerin sıralanmasıyla yetinildiği ifade edildi.
İfade özgürlüğü ve kişi güvenliği ihlali
Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasının ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale olduğunu saptadı. Kararda, kaçma veya delil karartma riski kanıtlanmadan uygulanan tutukluluk tedbirinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. ve 10. maddelerini ihlal ettiği sonucuna varıldı. (MA)




