AK Parti, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.
Çözüm süreci ve yeni anayasa hakkında değerlendirme yapan Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilat toplantılarda sarf ettiği ‘seçimlere hazırlanıyoruz’ ifadesi sonrasında gündeme gelen erken seçim iddialarına dair de konuştu.
‘Erken seçim sinyali olarak değerlendirilmemeli’
Erdoğan’ın teşkilat toplantılarında yaptığı “önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz” açıklamalarının erken seçim olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızın siyaset yapma tarzını bilenler açısından, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz’ diye değerlendirmesi olduğunda bunun erken seçim olmadığı açıktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset anlayışında teşkilatların merkezde olduğunu belirten Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman teşkilatları merkeze alır. Seçimden yeni çıktığımızda bile, bir ay sonra teşkilatımıza gittiğimizde Sayın Cumhurbaşkanımız ‘önümüzdeki seçimlere hazırlanıyor musunuz?’ der. Kendisinin yetişme tarzı teşkilatçılık yapma üzerinedir” ifadelerini kullandı.
Çelik, “Orada vatandaşlarımızı görüp desteklerini gördüğünde aslında sık sık söylediği, üzerinde önemle durduğu cümledir. Bu bir erken seçim sinyali değildir. Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur” diye konuştu.
Çelik, bu konuların orta ve uzun vadeli çalışmalar olduğunu ifade ederek, “Çalışmalar sürekli yapılıyor. Şu illerde şu kadar konut üretilecek durumda değiliz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız gücünün önemli kısmını bu konulara ayırıyor. Orta Vadeli Program’da konut var. Bu bizim standart, olağan rutin gündemimizin parçasıdır” dedi.
‘Yeni anayasa gelecek nesillere borcumuz’
Bir süredir AK Parti’nin gündeminde olduğu ve farklı senaryolar üzerinde çalışıldığı iddiaları Ankara kulislerinde konuşulan yeni anayasa konusuna da 12 Eylül 1980 darbesi üzerinden değinen Çelik, “Geçtiğimiz günler son derece önemliydi. 12 Eylül’ün, darbenin yıl dönümüydü. Halen darbelerin siyasi hayatımızda, toplumsal hayatımızda açtığı yaraların tamamen kapandığını söyleyemeyiz” ifadelerini kullandı.
Çelik, “Maalesef darbeler, milleti korumak için verilmiş silahın millete doğrultulması gibi ahlaki açıdan da siyasi açıdan da tamamen gayrimeşru organizasyonlardır” dedi.
Çelik ayrıca, “Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Mesele sadece anayasanın maddelerinin yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir. Öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır. Vesayetin, darbeciliğin gölgesinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin tümüyle ortadan kaldırılması meselesidir” ifadelerini kullandı.
‘Devlet egemenliğinin korumak, barışı korumanın alfabesidir’
Çözüm süreci ve entegrasyon hakkında da konuşan Çelik, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin açıklamasını işaret ederek şunları söyledi:
“YBŞ güçleri denilen grupların Şengal Dağı çevresindeki yapılanmalarından ortadan kaldırılarak, Irak hükümetinin otoritesi altında bir entegrasyon içine gelecek olmaları bu bakımdan son derece önemli. Irak Başbakanı’nın yaptığı açıklamada da ifade edildiği gibi, ‘devlet unsurları dışında kimse de silah olmaması, bütün bu silahlı grupların tek merkezden devlet otoritesinin altında toplanması ve oradaki yaşayan insanların hakkının, hukukunun, güvenliğinin koruyacağı önlemlerin hükümet tarafından atılması’ son derece önemli.
Dünyanın giderek daha çok türbülanstan geçtiği bir dönemde bu prensiplere, devlet egemenliğinin korunması ilkesine, toprak bütünlüğünün korunması ilkesine saygı duymak, barışı korumanın alfabesi olarak ele alınmalıdır. Bunlar ortadan kalktıktan sonra herhangi bir şekilde barışın korunmasının imkanı ve zemini kalmayacaktır. Bu gelişmeleri bu ilkeler çerçevesinde takip etmeye devam edeceğiz.”




