6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’ın Antakya, Defne ve Samandağ ilçeleri başta olmak üzere kriz müdahalesini hak eksenli ve topluluk temelli bir yapıya dönüştürmek için çalışan sivil toplum aktörleri, iki gün boyunca ortak bir öğrenme ve değerlendirme zemininde bir araya geldi. Depremin ilk gününden bu yana sahada biriken muazzam deneyimi tekil kurum hafızalarında bırakmayıp ortak bir toplumsal hafızaya dönüştürmeyi amaçlayan çalıştay, sivil toplumun tükenmişlik ve yön kaybı risklerine karşı örgütsel ve bireysel iyilik hâlini güçlendirmeyi de hedefledi.
Geniş paydaş ağı ve bölge ötesi sivil dayanışma köprüleri
Hatay merkezli yerel örgütlenmeler ile bölge dışından dayanışma ağlarını güçlendiren kurumların aynı masada buluştuğu çalıştaya; Postane, Kültürhane, Mekanda Adalet Derneği (MAD), Anadolu Kültür, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Herkes İçin Mimarlık (HİM), Sivil Toplum Destek Vakfı (STDV), Göç Araştırmaları Derneği (GAR), Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD), TODAP, Eşitlik İçin Dayanışma Derneği, Buradayız Hatay, Gelecek Nesil Bilim Derneği, Sivil Düşler Derneği, Günebakan Kadın Derneği, Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Nehna, Rimmen Kadın Kooperatifi, Hatay Sörf Merkezi ve ASF-UK (Sınır Tanımayan Mimarlar) gibi ulusal ve uluslararası ölçekte 31 yapı katılım sağladı.

Çalıştay Programı: Geçmişin değerlendirmesinden geleceğin inşasına
İki gün süren oturumlarda katılımcılar, geçmiş deneyimlerin dürüst bir bilançosunu çıkararak yarına dönük stratejik odak alanlarını belirlediler:
• 1. Gün (Hafıza ve Güncel Durum Analizi): Sahada neyin işe yaradığı, nerelerde tıkanıklıklar yaşandığı, iyi örnekler ve yapılan hatalar açık yüreklilikle tartışıldı. Krizin değişen niteliği karşısında dayanışmanın güncel güçlükleri ve toplumsal ihtiyaçlar değerlendirildi.
• 2. Gün (Tematik Gelecek Masaları): Çalıştayın ikinci gününde 7 ayrı çalışma masasında 4 temel tematik alanda derinlemesine grup çalışmaları yürütüldü:
o Çocuklar, Gençler, Eğitim ve Katılım: Çocuk ve genç odaklı psikososyal destek, sanatsal üretim ve güvenli alanların sürdürülebilirliği.
o Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlenmesi: Kadın kooperatifleri, güvenli yaşam alanları ve kadın odaklı dayanışma pratikleri.
o Kent, Ekoloji, Kültürel Miras ve Yaşam Alanları: Mekânsal adalet, barınma hakkı, kentin ekolojik ve kültürel hafızasının korunması.
o Hak Temelli Sivil Toplum, Adalet, Sağlık ve Yeniden İnşa: Sağlık hizmetlerine erişim, hak savunuculuğu, hafıza ve adalet arayışı.
Tüm bu alanların kesişiminde; sivil toplumda gönüllülük politikaları, insan kaynağının korunması, kaynak geliştirme, kurumlar arası iş birliği ve dayanışma ağlarının sürdürülebilirliği tartışıldı.

‘Dayanışmayı yaşam alanlarımızı birlikte savunmak olarak görüyoruz’
Etkinliğin kapanış değerlendirmesinde söz alan Deprem Dayanışması Derneği (DDD) Temsilcileri şu açıklamalarda bulundu:
“İçinden geçtiğimiz bu zorlu yeniden inşa süreci tek bir kurumun tek başına yükünü taşıyabileceği bir süreç değildir. Geçtiğimiz üç yılda sahada ilişkiler, yeni çalışma biçimleri, iyi örnekler ve hepimizi dönüştüren muazzam bir deneyim birikti. Bizler dayanışmayı yalnızca anlık yardım ya da ‘birbirine destek olmak’ şeklinde sınırlı görmüyoruz. Dayanışma bizim için bilgiyi, tecrübeyi ve kaynakları paylaşmak; yaşam alanlarımızı ve haklarımızı birlikte savunmaktır. Çalıştayda ürettiğimiz ortak akıl, Antakya’nın sosyal, mekânsal ve kültürel iyileşme sürecine kalıcı katkı sunacaktır.”
Süreç kapsamlı bir rapor ve dijital anlatılarla yaygınlaştırılacak
Yürütülen çalışma sonucunda ortaya çıkan tüm tartışmalar, haritalama çalışmaları ve ortak öneriler yazılı bir “Dayanışma Hafızası Raporu”na dönüştürülecektir. Üretilen içerikler, fotoğraf ve video kayıtları ile desteklenerek kısa dijital anlatılar hâlinde ulusal ve uluslararası sivil toplum ağlarına, akademiye ve kamuoyuna ulaştırılacaktır. Böylece üretilen hafıza, gelecekte yaşanabilecek olası kriz durumları için de referans niteliğinde bir kaynak işlevi görecektir.





