Araştırma: Kötü uyku beynin çalışma biçimini değiştiriyor

Yeni bir araştırma, insomnia ve diğer uyku bozukluklarının dikkat, karar verme ve duygusal kontrol gibi bilişsel süreçlerden sorumlu beyin bölgelerinde yapısal ve işlevsel değişikliklere yol açabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bulguların erken tanı ve kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Araştırma: Kötü uyku beynin çalışma biçimini değiştiriyor
Araştırma: Kötü uyku beynin çalışma biçimini değiştiriyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 28 Temmuz 2026 23:52
  • Güncellenme: 28 Temmuz 2026 22:32

Bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir araştırma, kötü uyku kalitesinin yalnızca günlük yaşamı değil, beynin çalışma biçimini de etkileyebileceğini gösterdi.

Hakemli bilim dergisi Scientific Reports’ta yayımlanan araştırmaya göre, insomnia başta olmak üzere uyku bozuklukları, dikkat, karar verme ve duygusal dengeyi yöneten beyin bölgelerinde belirgin yapısal değişikliklerle ilişkilendiriliyor.

Araştırmacılar, elde edilen bulguların uyku bozukluklarının daha erken teşhis edilmesine ve hastalıklara özel tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sunabileceğini ifade etti.

Uyku bozuklukları beyni farklı şekillerde etkiliyor

Bilim insanları, önceki araştırmaların kötü geçen bir gecenin yalnızca yorgunluğa neden olmadığını, aynı zamanda bilişsel performansı düşürdüğünü ve duyguların düzenlenmesini de zorlaştırdığını ortaya koyduğunu hatırlattı.

Araştırmacılar, bugüne kadar iki temel uyku bozukluğu grubunun tanımlandığını belirtti. Buna göre, uyku döngüsündeki davranış değişikliklerini kapsayan “parasomnia” ile uykuya dalma veya uykuyu sürdürmede güçlük yaşanan “disomni” farklı mekanizmalarla ortaya çıkıyor.

Araştırma kapsamında bilim insanları, beyin görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığı ve disomni ile parasomniyi inceleyen 57 ayrı çalışmayı birlikte değerlendirdi.

Bilim insanları: Daha net bir tablo ortaya çıktı

Florida Uluslararası Üniversitesi’nde görev yapan bilişsel nörobilimci Matthew Sutherland, çok sayıda araştırmanın sonuçlarını bir araya getiren bu incelemenin, uyku bozukluklarının beyin yapısı ve işlevleri üzerindeki etkilerini daha kapsamlı biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Matthew Sutherland, “Beyinde neler olup bittiğini anlama ihtiyacı artıyor. Birçok çalışmanın sonuçlarını bir araya getiren bu araştırma, uyku bozukluklarının beyin yapısını ve işlevini nasıl etkilediğine ve bundan sonra nereye odaklanmamız gerektiğine dair daha net bir tablo sunuyor” dedi.

Sutherland, uyku sorunlarının yaygınlığına dikkat çekerek, beyindeki değişimlerin anlaşılmasının daha etkili müdahaleler, yeni tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavilerin geliştirilmesi açısından kritik önemde olduğunu belirtti.

Karar verme ve duygusal kontrol merkezleri etkileniyor

Araştırmacılar, uyurgezerlik, kabus bozukluğu ve gece terörü gibi parasomni türlerinin; motivasyon, karar verme ve duyguları düzenleyen arka singulat korteksteki değişimlerle bağlantılı olduğunu tespit etti.

Bilim insanları, bu değişikliklerin söz konusu uyku bozukluklarını yaşayan kişilerde görülen ruh hali, davranış ve duygusal kontrol sorunlarını açıklamaya katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Araştırmacılar ayrıca, insomnia yaşayan bireylerde gözlenen görev performansındaki düşüşün de benzer beyin değişimleriyle ilişkili olduğunu belirledi.

Talamustaki düşük aktivite dikkat sorunlarıyla ilişkilendirildi

Bilim insanları, hem parasomni hem de disomninin, gelen bilgilerin işlenmesinde, dikkatin sürdürülmesinde ve üst düzey bilişsel süreçlerde önemli rol oynayan talamusta düşük aktiviteyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, bu değişikliklerin özellikle uyku bozukluğu yaşayan yaşlı bireylerde sık görülen dikkat dağınıklığı ve yaralanma riskini açıklayabileceğini değerlendirdi.

Yeni araştırmalar planlanıyor

Bilim insanları, gelecekte uyurgezerlik ve rüya görme gibi parasomni türlerini daha ayrıntılı incelemeyi hedeflediklerini belirtti.

Araştırmacılar, elde edilen bulguların uyku bozukluklarına bağlı yapısal değişikliklerin beynin farklı bölgeleri arasındaki ağları etkileyebileceğini, bunun da bilişsel, duygusal ve motivasyonel işlevlerde görülen değişimlerle bağlantılı olabileceğini ifade etti.

Bilim insanları, araştırmanın sonuçlarının hem uyku kalitesini artırmaya yönelik tedavilere rehberlik edebileceğini hem de dikkat, karar verme ve duygusal düzenleme süreçlerinde görev alan beyin sistemlerinin korunmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.

Kaynak