• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Atlantic Council: Suriye Libya değil, ama dünya gözlerini kaçırırsa olabilir

Atlantic Council: Suriye Libya değil, ama dünya gözlerini kaçırırsa olabilir

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı, Trump yönetiminin “önce Amerika” politikası ve bölgedeki stratejik değişimlerle birlikte kritik bir dönemece girdi. Atlantic Council uzmanı Kurt Davis, ABD’nin Suriye’den zamansız çekilmesinin, ülkeyi Libya benzeri bir “yönetilen kaos” sürecine sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Atlantic Council: Suriye Libya değil, ama dünya gözlerini kaçırırsa olabilir
Atlantic Council: Suriye Libya değil, ama dünya gözlerini kaçırırsa olabilir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Şubat 2026 20:27
  • Güncellenme: 21 Şubat 2026 20:41

ABD’de Soğuk Savaş’ın en yoğun hissedildiği dönemde, 1961’de kurulan, NATO çizgisi ve “Atlantikçiliğe” bağlılığıyla bilinen düşünce kuruluşu Atlantic Council’in WEB sitesinde Kurt Davis imzasıyla “Suriye Libya değil, ama dünya gözlerini kaçırırsa olabilir” başlıklı bir yazı yayımlandı.

ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı, Trump yönetiminin “önce Amerika” politikası ve bölgedeki stratejik değişimlerle birlikte kritik bir dönemece girdi. Atlantic Council uzmanı Kurt Davis, ABD’nin Suriye’den zamansız çekilmesinin, ülkeyi Libya benzeri bir “yönetilen kaos” sürecine sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

ABD, Suriye’de IŞİD ile mücadele ve örgütün yeniden canlanmasını engelleme odaklı sınırlı bir askeri kapasiteyle varlık göstermeye devam ediyor. Ancak son dönemde El-Tanf üssünden çekilmesi, Washington’ın bölgeden ayrılma eğiliminin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Kurt Davis’e göre, kamuoyundaki “sonu gelmeyen savaşları bitirme” arzusu popüler olsa da, stratejik bir zemin oluşturulmadan atılacak adımlar Suriye’yi kalıcı bir parçalanmaya itebilir.

Suriye neden henüz Libya değil?

Libya’da Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle birlikte devlet yapısının fiilen çöktüğünü hatırlatan Davis, Suriye’de ise yıpranmış olsa da işleyen bir devlet aygıtının varlığını sürdürdüğünü belirtiyor. İdari yapılar, tanımlı sınırlar ve merkezi otoriteye alışkın bir nüfusun hâlâ mevcut olduğunu vurguluyor. Bu durumun istikrarı garanti etmediğini ancak Libya’da bulunmayan kurumsal bir çekirdek sağladığını ifade ediyor.

Ancak Davis’e göre bu avantaj kalıcı değil. Eğer silahlı gruplar devlet kurumlarının yerini almaya devam eder, paralel komuta zincirleri oluşur ve yerel milisler kalıcı aktörlere dönüşürse, devletin güç tekeli aşınır. Sadakat kurumlardan silahlı yapılara kayar. Bu sürecin kalıcılaşması halinde ortaya çıkacak tablo, istikrar değil “yönetilen düzensizlik” olur. Davis, Libya’nın tam da bu sürece sürüklendiğini hatırlatıyor.

IŞİD zayıfladı, ancak ortadan kalkmadı

2019’da Bağuz’un düşmesiyle IŞİD’in toprak hâkimiyetinin sona erdiğini ancak bunun örgütün tamamen tasfiye edildiği anlamına gelmediğini belirten Davis, örgütün bugün daha dağınık ve fırsatçı hücreler halinde faaliyet yürüttüğünü aktarıyor. Suikastlar, bombalı saldırılar, hapishane baskınları ve kontrolsüz alanlardaki faaliyetler üzerinden varlığını sürdürdüğünü ifade ediyor.

Libya örneğine işaret eden Davis, radikal örgütlerin tüm ülkeyi kontrol etmesine gerek olmadığını; yalnızca otorite boşluğu bulunan alanlara ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Suriye’nin özellikle doğu ve güney bölgelerindeki parçalı yapı, benzer riskleri barındırıyor.

Parçalanma riski ve milisleşme

Suriye’nin en büyük risklerinden birinin, silahlı grupların entegrasyonu sağlanmadan yaşanacak bir siyasi boşluk olduğu ifade ediliyor.

Libya’da milislerin zamanla düzenin bozulmasından beslenen siyasi aktörlere dönüştüğünü hatırlatan Davis, Suriye’de de benzer bir tablonun oluşabileceği uyarısında bulunuyor. Kürt ve Dürzi güçlerin ulusal güvenlik çerçevesine dahil edilip edilemeyeceğinin, istikrarın kalıcılığı açısından belirleyici olacağı öngörülüyor.

Bölgesel aktörlerin ve Avrupa’nın rolü

Bölge ülkelerinin Suriye’nin istikrara kavuşmasını istediği ancak hiç birinin büyük ölçekli kara gücü konuşlandırmaya niyetli olmadığı belirtiliyor. Avrupa’nın odağının ise tamamen Ukrayna-Rusya savaşına kaymış olması, Suriye üzerindeki uluslararası denetimin zayıflamasına neden oluyor.

Davis, dış baskının kurumlar güçlenmeden kalkması durumunda Suriye’nin, rakip hükümetlerin ve dış güçlerin vekili haline gelmiş milislerin kontrolünde kronik bir istikrarsızlığa hapsolabileceğini ifade ediyor.

Kurt Davis’e göre sonuç olarak; Suriye’de güvenlik entegrasyonu sağlanmadan ve terörle mücadele sorumluluğu meşru kurumlara devredilmeden yapılacak bir çekilme, riski azaltmak yerine sadece başka aktörlere transfer edecektir.