Anayasa Mahkemesi (AYM), Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci’nin talebi üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında hakkında önleyici tedbir kararı verilen öğrencinin bireysel başvurusunda hak ihlali kararı verdi. Yüksek Mahkeme, öğrencinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmederek 34 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Kararda, “Üniversite Rektörü’nün sahip olduğu kamu gücü dikkate alındığında, anılan kanun ışığında Rektör’ün nasıl bir yorum yöntemiyle ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiği anlaşılamamıştır” denildi.
Süreç, Mehmet Naci İnci’nin Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen protestolarla başladı. 4 Ekim 2021’de rektörlük binasından çıkan İnci’nin makam aracının önünde bazı öğrencilerin durduğu gerekçesiyle güvenlik güçleri müdahalede bulundu. Olayların ardından İnci öğrenciler hakkında şikâyetçi oldu. Başvurucunun da aralarında bulunduğu öğrenciler hakkında ceza davası açıldı ve disiplin soruşturması başlatıldı.
Bunun yanı sıra İnci, Aile Mahkemesi’ne başvurarak 6284 sayılı kanun kapsamında önleyici tedbir talebinde bulundu. Dilekçesinde, kendisine yönelik ısrarlı ve taciz boyutuna varan beyanlarda bulunulduğunu, hakaret ve iftiraya maruz kaldığını öne sürdü. İstanbul Aile Mahkemesi, İnci’yi “ısrarlı takip mağduru” olarak kabul ederek öğrenciler hakkında önleyici tedbir kararı verdi. Bu kapsamda başvurucu öğrencinin bir ay süreyle İnci’ye karşı “şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması” hükme bağlandı. Öğrencinin itirazı kesin olarak reddedildi.
Bireysel başvurusunda protesto hakkını kullandıklarını belirten öğrenci, bir üniversite rektörünün 6284 sayılı kanun kapsamında önleyici tedbir talep etmesinin kanunun özüne ve ruhuna aykırı olduğunu savundu. Adil yargılanma hakkı ile ifade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.
AYM Birinci Bölümü, başvurucunun Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Gerekçede, 6284 sayılı kanunun temel amacının aile içi şiddete maruz kalanları ve kadına karşı şiddet mağdurlarını korumak olduğu vurgulandı. Kanunun genel gerekçesine atıf yapılarak, yaşam hakkının korunması ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla devlet kurumlarının aktif rol üstlenmesinin hedeflendiği hatırlatıldı.
Somut olayda ilk derece mahkemesinin, öğrenciyi “şiddet uygulayan kişi”, Rektör İnci’yi ise “ısrarlı takip mağduru” olarak değerlendirdiği belirtilen kararda, “Israrlı takip mağduru” kavramının kanunda değil yönetmelikte tanımlandığına dikkat çekildi. Yüksek Mahkeme, kanunun adı, amacı ve kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bir üniversite rektörünün kendisini protesto eden öğrenci karşısında nasıl ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiğinin gerekçeli kararlarda ortaya konulmadığını belirtti.
Kararda, “Gerçekten de Üniversite Rektörü’nün sahip olduğu kamu gücü dikkate alındığında, anılan kanun ışığında rektörün nasıl bir yorum yöntemiyle ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiği anlaşılamadığından mahkemelerin kanunu yorumlamalarının öngörülemez olduğu değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.
AYM, müdahalenin kanunilik ölçütünü karşılamadığı sonucuna vardığını belirterek, ayrıca meşru amaç ve demokratik toplumda gereklilik incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığını kaydetti. Kararda başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilerek net 34 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.




