Azerbaycan Cumhuriyeti Başsavcılığı, Türkiye’de yaşayan yedi kişi hakkında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarıldığını duyurarak başlatılan hukuki sürece ve yöneltilen suçlamalara ilişkin detayları paylaştı.
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, kararın gerekçesine ilişkin olarak “Ülkemizin anayasal düzeninin, kamu güvenliğinin ve vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması ile dini radikalizm ve aşırıcılık faaliyetlerinin önlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan ve faaliyet gösteren aşağıdaki kişiler hakkında gıyabi tutuklama kararı aldırılarak uluslararası arama başlattığımızı kamuoyuna duyururuz” ifadeleri kullanıldı.
Yöneltilen suçlamalar ve isimler
Haklarında gıyabi tutuklama ve uluslararası arama kararı çıkarılan kişilerin Rıdvan Kaya, Zekeriya Ceran, Fatih Tezcan, Ahmet Şanlı, Fahrettin Taşkaya Saral, Abdurrahman Tumer ve Alparslan Tanrıkulu olduğu açıklandı.
Başsavcılık; bu kişilere Azerbaycan Ceza Kanunu’nun 281.2 maddesi uyarınca “iktidarın zorla ele geçirilmesine ve anayasal düzenin zorla değiştirilmesine yönelik aleni çağrılar”, 283.2.1 maddesi kapsamında “şiddet yoluyla dini nefret ve düşmanlığın körüklenmesi” ve 167-3.1 maddesine dayanarak “dini aşırıcılık içerikli materyallerin hazırlanması, saklanması ve yayılması” suçlamalarının yöneltildiğini bildirdi.
Eylemler ve sosyal medya paylaşımları dosyada
Soruşturma dosyasında yer alan delillere de değinilen açıklamada, “Soruşturma çerçevesinde, bu kişilerin 25 Eylül–18 Ekim 2026 tarihleri arasında sosyal medya platformlarında yaptıkları paylaşımlar ile İstanbul Başkonsolosluğu ve Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen protestolardaki konuşmaları delil olarak değerlendirilmektedir” denildi.
Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğünü vurgulayarak gerekli uluslararası adli yardımlaşma ve iş birliği mekanizmalarının işletilmeye başlandığını bildirdi.
Ne olmuştu?
Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun okullarda kılık-kıyafet standartlarını yeniden düzenleyen kararlarının ardından, başörtülü öğrencilerin okullara kabul edilmemesi üzerine Bakü ve Ankara arasında bir gerilim başlamıştı.
Azerbaycan’da iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AK Parti milletvekillerinin ülkedeki başörtüsü uygulamalarına yönelik açıklamalarına tepki göstermiş; Türkiye’deki siyasi çevrelere, Azerbaycan’ın anayasal düzenine, bağımsız iç ve dış politikasına ve egemenliğine saygı gösterme çağrısı yapılmıştı.



