Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Geçici Şam Yönetimi Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile Ankara’da bir araya geldi.
Dışişleri Bakanlığı bugün, “Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, bugün (9 Nisan) ziyarete bir ziyaret gerçekleştirecektir” açıklamasında bulunmuştu.
Ortak basın toplantısında Bakan Fidan ve Şeybani açıklamalarda bulundu.
Şeybani 29 Ocak Anlaşması’na atıfta bulunarak “Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya tamamen sadık kalacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyorum.” diye konuştu.
ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bakan Fidan, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini ifade ederek İsrail’in bu ülkeye saldırılarına tepki gösterdi.
İsrail’in Gazze’deki soykırımı Lübnan’a taşıdığını belirten Fidan, “Dünya kamuoyu İsrail’in muhtemel sabotaj hamlelerine karşı gerekli tepkiyi koyacak durumda olmalı. İsrail yayılmacılığı bitmeden bölgesel barış gelmez” dedi.
İsrail’in müzakerelerin sabote etmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, “Taraflar görüşmede yapıcı olmalı. İsrail’in sabotajlarına karşı aklıselimle hareket edilmeli” dedi.
Savaşın sona ermesi için müzakerelerin tek somut mekanizma olduğunu belirten Fidan, “Tartışılacak olan konular çok zor başlıklar. 2 hafta yeterli olmayabilir. Bu durumda taraflar mutabık kalırsa ateşkes uzatılabilir. Müzakereler devam edilebilir” diye konuştu.
Şeybani’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Kardeş Türkiye ile birlikte enerji, ticaret, altyapı gibi alanlarda büyük bir işbirliği içindeyiz. Bütün tehditleri de bertaraf etmekteyiz. Ülkenin yeniden inşası hızlı bir şekilde ilerlemekte. Suriye ile SDG arasındaki anlaşmaya tamamen sadık kalacağımızı buradan bir kez daha belirtmek istiyorum. Sınırlar ve petrol kuyularıyla ilgili tüm anlaşmaları yerine getiriyoruz.”
“ABD-İran müzakerelerinde çok zor başlıklar tartışılacak”
Fidan ve Şeybani’nin açıklamalarından sonra soru-cevap bölümüne geçildi:
ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi değerlendiren Fidan, “Cumartesi günü başlaması planlanan görüşmeler gerçekten savaşın durdurulması için şu andaki ortaya konabilmiş tek somut mekanizma. Ön çerçevede mutabık kalalım, beraberinde de ateşkesle beraber, bunu hayata geçirelim diye ortada buluşuldu. Bunun için de cumartesi günü görüşme başlayacak. Pakistanlı kardeşlerimize çok teşekkür ediyoruz. Her türlü çabayı ortaya koydular. Taraflar tıkandığı zaman gerek biz, gerek onlar. Daha olayların çok başındayız. Biliyorsunuz dün ateşkes ilan edildi, daha görüşmelere geçmeden hemen ilk arıza ortaya çıktı. İsrail beklediğimiz gibi oyunbozanlığını yaptı ve Lübnan’a o ana kadar gerçekleştirmediği çapta geniş kapsamlı bir hava harekatı icra etti. Çok sayıda sivilin ölümüne sebep olan bir hava harekatıydı. İsrail’in bu provokasyonu eşliğinde devam edecek olan bu görüşmeler haliyle zor geçecek. Tartışılacak olan konular çok zor başlıklar. Daha önce tartışmadıkları ama bu savaş vesilesiyle devreye giren yeni hususlar var. Bunlardan birisi Hürmüz Boğazı’nın bundan sonraki durumu. Hürmüz Boğazı sadece Körfez ülkelerini değil, bütün küresel ekonomiyi çok yakından ilgilendiren bir geçiş noktası olduğunu bütün dünya hissetti. Onun dışında bölgesel güvenliğin de sağlanması, bölge ülkeleriyle İran’ın da bu vesileyle bir uzlaşma zeminine gitmesi ve aralarında bulunan örtülü ve açık ne kadar problemli alan varsa açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konması ve bunun da bir hale bağlanması gerekmekte. Türkiye olarak tarafların bir araya gelerek bölgenin evlatları olarak, bölgede bulunan ulus devletlerin, herkesin birbirine saygıyı, egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygıyı deklare edecekleri ve bunun etrafına bina ettikleri güvenlik, kalkınma gibi alanlarda işbirliğini ilerletecek bir mekanizmayı esas görüyoruz. Bunu yapabiliriz ve yapmalıyız. Esasında bu savaş çıkmasaydı Türkiye bu konuda ileri adımlar atma yönünde gidiyordu. Bölgedeki müttefiklerimiz de ortaklarımız da dostlarımız da buna ikna olmuşlardı. Artık bölge savaşlardan, işgallerden, terörden yoruldu. Bölge iç savaşlardan, kandan yoruldu artık” ifadelerini kullandı.
Fidan, “Yürüyen barış görüşmelerine, bölgede olan bitene, bölge dışındaki ülkelerin çok büyük ilgisi var. Yakından takip ediyorlar. Yakın dostu, müttefiki olan Türkiye’yi bu ülkeler sürekli arayarak ‘Neredeyiz, ne oluyoruz’ diye sürekli bir iletişim trafiği cereyan etmekte. Dünyanın görüş birliğinde ender bir araya geldiği birkaç konudan biri haline geldi bu savaşın durdurulması” diye kaydetti.




