Marmara Ceza İnfaz Kurumu 2 No’lu Cezaevinde, Özcan Aksu’nun darp ve işkence sonucu öldürüldüğü iddialarına dair yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.
İlke TV’nin ulaştığı bakanlık bilgi notunda sürecin işleyişine ve sorumluların kim olduğuna dair yeni soru işaretleri doğurdu.
Verilen bilgiye göre, 23 Haziran 2026’da İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanan Aksu, 24 Haziran’da Marmara 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na kabul edildi.
Aksu, ilk muayenesinin ardından tomografi çekilmesi amacıyla aynı gün hastaneye sevk edildi. Hastane nezarethanesinde bulunduğu sırada, jandarma personeli tarafından firar girişiminde bulunduğunun bildirildiği ifade edildi.
Bakanlık, Aksu’nun 25 Haziran’da kuruma döndüğünde vücudunda darp izleri görülmesi üzerine cezaevine kabul edilmeden yeniden hastaneye gönderildiğini ve burada darp-cebir raporu düzenlendiğini bildirdi.

Bilgi notunda, darp izlerinin varlığının kayıt altına alındığı ancak bunların nasıl oluştuğuna ilişkin kesin bir tespit bulunmadığı belirtilerek, “Mevcut kayıtlarda darp izlerinin kim tarafından, nerede ve ne şekilde meydana getirildiğine dair kesinleşmiş bir tespit bulunmamaktadır” denildi.
‘Tek kişilik oda sağlık raporuna dayanıyordu’
Bakanlık açıklamasında, Aksu’nun 26 Haziran’da kendi beyanı üzerine yeniden hastaneye sevk edildiği ve burada “tekli odada kalması uygundur” yönünde sağlık raporu düzenlendiği aktarıldı. Bu nedenle tek kişilik odada tutulmasının disiplin ya da cezalandırma amacı taşımadığı, doğrudan sağlık kuruluşunun raporuna dayandığı ifade edildi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesine sevk edildi
Bilgi notuna göre Aksu, 1 Temmuz’da Metris 2 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi. Nakil sırasında darp-cebir raporunun eksik olduğunun anlaşılması üzerine yeniden hastaneye sevk edildiği ve raporun tamamlanmasının ardından tek kişilik odaya yerleştirildiği kaydedildi.
Bakanlık, aynı gün Aksu’nun ruhsal durumunun iyi olmadığını belirterek Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin adli tutuklu servisine yatırıldığını açıkladı.
Açıklamaya göre, 3 Temmuz’da bilinç bozukluğu ve oksijen seviyesindeki düşüş nedeniyle Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesi’ne sevk edilen Aksu, 5 Temmuz’da yaşamını yitirdi. Bakanlık bu nedenle, “Aksu’nun cezaevinde öldüğü” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Otopsi ve soruşturma sürüyor
Adalet Bakanlığı kaynakları, kesin ölüm nedeninin belirlenmesine yönelik otopsi sürecinin devam ettiğini, olayla ilgili hem adli hem de idari soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Bakanlık kaynaklarının açıklaması ardından aradığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü basın bürosu ise yaşananlara dair kesin bir bilgi paylaşılamayacağını, gerekli bir açıklama olması halinde web sitesi veya sosyal medya hesapları üzerinden duyuru yapılacağını belirtti. Süreçte jandarmanın da rolü bulunması nedeniyle aranan İçişleri Bakanlığı yetkililerine ise ulaşılamadı.
Aile işkence ve ihmal iddialarını sürdürüyor
Özcan Aksu’nun ailesi, İlke TV’ye yaptıkları açıklamalarda 26 Haziran’daki kapalı görüşte Aksu’nun ağır darp izleri taşıdığını, kendilerini tanıyamadığını, ayakta durmakta güçlük çektiğini ve cezaevi görevlilerini işaret ederek kendisine işkence yapıldığını ima ettiğini öne sürmüştü.
Aile, darp izlerinin cezaevi sürecinde oluştuğunu, kötü sağlık durumuna rağmen zamanında ve etkili tıbbi müdahalede bulunulmadığını belirterek ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması için tüm kamera kayıtları ile sağlık belgelerinin incelenmesini talep ediyor.
İşkence iddiaları Meclis gündemine getirilmişti
Aksu’nun ölümünün ardından İlke TV’nin ulaştığı bilgiler kamuoyunda işkence ve kötü muamele iddialarını yeniden gündeme taşımıştı.
Öte yandan DEM Parti ve Türkiye İşçi Partisi konuyu TBMM gündemine taşıyarak genel kurulda açıklamalarda bulunmuş ve Adalet Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi vermişti.
Aksu’nun ailesi ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yapmıştı. Aile ve avukatlar, yeni iddialar paylaşarak Aksu’nun darp edilmiş halde tek kişilik hücrede tutulduğunu öne sürmüştü.




