• Ana Sayfa
  • Dünya - Diplomasi
  • Bakırhan’dan Fransa’daki eylemler için 3 dilli dayanışma mesajı: ‘Polis şiddetine son verilmeli’

Bakırhan’dan Fransa’daki eylemler için 3 dilli dayanışma mesajı: ‘Polis şiddetine son verilmeli’

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan Fransa’daki eylemleri yakından takip ettiklerini belirterek “Geleceğini ve eğitim hakkını savunan liselilere yönelik polis şiddetine son verilmeli, sorunların çözümü baskıyla değil diyalogla aranmalıdır. Dayanışma yaşatır!” ifadesini kullandı.

Bakırhan’dan Fransa’daki eylemler için 3 dilli dayanışma mesajı: ‘Polis şiddetine son verilmeli’
Bakırhan’dan Fransa’daki eylemler için 3 dilli dayanışma mesajı: ‘Polis şiddetine son verilmeli’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Ekim 2026 11:15
  • Güncellenme: 7 Ekim 2026 11:16

Fransa’da hükümetin okul kapatma tedbirlerine rağmen liseli ve üniversiteli gençlerin eğitim koşulları ile üniversiteye giriş sistemine (Parcoursup) karşı başlattığı protestolar tırmanıyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da eylemcilerle dayanışma içinde olduklarını kaydetti.

Bakırhan X hesabından Fransızca, Kürtçe ve Türkçe paylaştığı mesajında şunları kaydetti:

“Paris banliyölerindeki liselilerin yükselttiği itiraz, Fransa’daki eğitim sisteminin derinleşen eşitsizliklerini ve yapısal sorunlarını bir kez daha görünür kılıyor.

DEM Parti olarak, gençlerin eşit, nitelikli ve herkes için erişilebilir eğitim talebini sahipleniyoruz. Öğretmen açığının giderilmesi, okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, üniversiteye erişimdeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve ağır ders yükünün hafifletilmesi öğrencilerin en temel haklarıdır.

Geleceğini ve eğitim hakkını savunan liselilere yönelik polis şiddetine son verilmeli, sorunların çözümü baskıyla değil diyalogla aranmalıdır. Dayanışma yaşatır !
Fransız gençliğinin bu meşru mücadelesini dayanışmayla takip ediyoruz.”

 

 

Ne olmuştu?

Fransa genelindeki öğrenci protestoları, eylül ayı boyunca öğretmen yetersizliği, aşırı kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup’e yönelik birikmiş tepkilerin sokağa taşmasıyla başladı. Paris merkezli patlak veren eylemler; kısa süre içinde Lille, Montpellier, Nantes ve Marsilya gibi ülkenin büyük kentlerine yayılarak ulusal bir boyut kazandı.

Öğrencilerin yüzlerce okulun girişine barikatlar kurmasıyla tırmanan gösteriler, 28 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında polisin sert müdahalelerine sahne oldu. Süreç içinde Fransa Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 24 okulun yakıldığını veya tahrip edildiğini öne sürerken, derslere aşamalı olarak dönüleceğini ilan etti ve yaşanan şiddet olaylarından “harekete sızan aşırı sol grupları” sorumlu tuttu.

Krizin derinleşmesi üzerine Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, okulların fiziki şartlarının düzeltilmesi ve Parcoursup sisteminin şeffaflaştırılmasını içeren bir tedbir paketi açıkladı. Ancak hükümetin aynı zamanda eylemlerdeki maddi hasarı protestoculara ödetmeyi öngören “tahrip eden öder” yasa tasarısını hızlandırması tepki çekti. Lise öğrenci sendikası USL, sunulan tekliflerin somut hiçbir çözüm barındırmadığını belirterek geri adım atmadı.

Eylemlerin seyri, polisle yaşanan çatışmalarda bir öğrencinin elinin kopması ve göz yaşartıcı gaz kapsüllerinin göstericilerin göz ile dişlerine isabet ettiğine dair haberlerle daha da sertleşti. İnsan hakları kuruluşları, en az 190 öğrencinin yaralandığı süreçte “orantısız polis müdahalesi” konusunda endişeli olduklarını söyledi.

Öğrenci hareketinin “Üçüncü Perde” olarak adlandırdığı eylem dalgasına ülkenin en büyük işçi sendikası Confédération Générale du Travail (CGT), veliler ve üniversite öğrencilerinin de aktif destek vermesiyle protestolar kitleselleşti. Resmî makamlar 900, öğrenci sendikaları ise 2.000 civarında ortaöğretim kurumunun tamamen veya kısmen kilitlendiğini bildirirken; Lyon’da barikatlar ateşe verildi, Strasbourg’da ise polisle şiddetli çatışmalar yaşandı.

68’den bu yana “en güçlü gençlik hareketi”

Gözaltı sayısının 6 bine yaklaştığı ve Fransız yetkililer ile AFP verilerine göre gözaltına alınanların yaklaşık yüzde 85’ini 18 yaşından küçüklerin oluşturduğu dalga, ülkedeki siyasi dengeleri de sarstı.

Solcu “Boyun eğmeyen Fransa” (La France Insoumise )  lideri Jean-Luc Mélenchon ise yaşanan tabloyu, 1968’den bu yana Fransa’da görülen “en güçlü gençlik hareketi” olarak tanımladı.