Belçika’da kanser tedavisi gördüğü hastanede 23 Haziran’da yaşamını yitiren gazeteci ve şair Bayram Balcı, Ankara’da düzenlenen törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Törende konuşan meslektaşları, Balcı’nın hakikat mücadelesinin sürdürüleceğini vurguladı.
Kanser tedavisi gördüğü Belçika’da 23 Haziran’da yaşamını yitiren gazeteci ve şair Bayram Balcı için Ankara Batıkent’teki Pir Sultan Abdal Cemevi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Törene Balcı’nın ailesi, yakınları ve meslektaşlarının yanı sıra Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), çok sayıda sivil toplum örgütü ile siyasi parti temsilcileri katıldı.
Saygı duruşuyla başlayan törende cenaze erkanı yerine getirildi. Törende Balcı’nın ailesi ve meslektaşları konuşmalar yaptı.
“Bayram’ın bir adı da tarihti”
İlk sözü alan Bayram Balcı’nın ablası Nuray Balcı, kardeşini duygusal sözlerle anlattı.
“Bayramım, bir ömre sığdıramadığım bitmeyen romanım, yazamadığım şiirim, hevalim. Bayram’ın bir adı da tarihtir derdi annem. Evet, Bayram’ın bir adı da tarihti. Arkadaşlarının deyimiyle hakikatle örülmüş, işkenceyle geçirilmiş 63 yıllık tarihi bir miras bıraktı Bayram bize.”

“Bu yürüyüş burada bitmedi”
Yeni Yaşam Gazetesi çalışanlarından Zana Kaya da konuşmasında bu yıl yaşamını yitiren gazeteci Hüseyin Aykol’u anarak, özgür basın geleneğinin mücadelesine dikkat çekti.
Kaya, “Yakın zamanda mamostemiz Hüseyin Hoca’yı kaybettik, şimdi de başka bir çınarı kaybettik. 35 yıllık bir mücadele sürdüren arkadaşımızı kaybettik. Apê Musa’ların, Nazım’ların yoldaşını kaybettik. 35 yıl onurlu bir yürüyüş oldu. Bu yürüyüş burada bitmedi, devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Bir hafızaydı”
DFG adına konuşan Diren Yurtsever ise Bayram Balcı’nın özgür basın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Yurtsever, “Özgür basında olmak ateşten gömlek giymek demektir. Bayram arkadaşımız bu gömleği giyenlerdendi. 90’lardan bugüne hem özgür basın emekçilerinin hem de Kürt halkının acılarına, mücadelesine, direnişine tanıklık etti. Bir hafızaydı. O hafıza hep canlı olacak. Bizler de yoldaşları olarak onların gururlu duruşuna layık olmak ve hakikat mücadelesini sürdürmenin sözünü veriyoruz” dedi.
Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi
Cemevindeki törenin ardından Bayram Balcı’nın cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’na götürüldü.
Defin törenine de ailesi, yakınları, meslektaşları, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Defnin ardından Balcı’nın mezarı başında şiirler ve deyişler okundu, mezarına karanfiller bırakıldı.
Törenin ardından katılımcılar, Bayram Balcı anısına lokma paylaşımının yapılacağı Tuzluçayır’daki Dışlık Köyü Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’ne geçti.

Bayram Balcı kimdir?
Gazeteci ve şair Bayram Balcı, Şubat 1963’te Ankara’da doğdu. Aslen Sivaslı olan Balcı, öğrenimini lise birinci sınıfa kadar Ankara Altındağ’da sürdürdü, ardından Mersin Tevfik Sırrı Gür Lisesi’nden mezun oldu. 1980 askeri darbesi nedeniyle üniversite eğitimini tamamlayamadı.
Öğretmen olan eşinin tayininin çıkması üzerine 1991 yılında Urfa’ya yerleşen Balcı, burada tanıklık ettiği yargısız infazların ardından gazetecilik yapmaya başladı.
30 Mayıs 1992’de yayın hayatına başlayan Özgür Gündem gazetesinin ilk emekçileri arasında yer aldı. Gazetenin ağırlıklı olarak Şanlıurfa Bürosu’nda çalışan Balcı, gazetecilik yaptığı dönemde Hafız Akdemir, Ferhat Tepe, Hüseyin Deniz ve Nazım Babaoğlu gibi çok sayıda meslektaşının öldürülmesine rağmen çalışmalarını sürdürdü.
Mardin Bürosu çalışanlarının topluca tutuklanmasının ardından bir süre bu kentte görev yapan Balcı, burada silahlı saldırıya uğradı ve saldırıdan kurtuldu. Yıllar sonra bu süreci, Mardin’de bir Süryani papazın öldürülmesine ilişkin yaptıkları haber sonrasında hedef alındığını belirterek anlattı.
1994 yılında Adana Büro Temsilciliği görevini üstlenen Balcı, 1996’dan itibaren İstanbul’da Gündem ve Demokrasi gazetelerinde muhabirlik ve editörlük yaptı. Yurt haberlerinden sendikal mücadeleye, kültür-sanattan siyasete kadar birçok alanda görev aldı.
1990’lı yıllarda öldürülen Özgür Basın çalışanlarının hikâyesini anlatan Press filminin öykü yazarlığını ve senaryo danışmanlığını üstlenen Balcı’nın tanıklıkları filmin temel kaynakları arasında yer aldı.
Gazeteciliğin yanı sıra şair kimliğiyle de tanınan Balcı’nın ilk şiiri ortaokul yıllarında yayımlandı. Daha sonra şiir ve yazıları Defter, Edebiyat ve Eleştiri, Ütopiya, Varlık, Karşı Edebiyat, Temmuz, Cumhuriyet Dergi ve Yeni Şiir gibi çok sayıda dergide yayımlandı. 1986 yılında Ankara’da bir grup şairle birlikte Yeni Şiir dergisini çıkardı.
Canıma Değmez Hayat (1999) ve Yerdibi (2002) adlı şiir kitaplarını yayımlayan Balcı’nın iki şiiri, dünyanın 65 ülkesinden 210 şairin eserlerinin yer aldığı Dünya Şiiri Antolojisi’nde de yer aldı.
16 Ağustos 2016’da Özgür Gündem gazetesinin kapatılmasının ardından Belçika’ya giden Balcı, burada da gazetecilik çalışmalarını sürdürdü. Uzun yıllar Medya Haber’in kültür servisinde editör olarak görev yapan Balcı, yedi yıldır mücadele ettiği kanser nedeniyle Belçika’da tedavi gördüğü hastanede 23 Haziran’da yaşamını yitirdi.




