• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Bedeni zırhlı aracın arkasında sürüklenmişti: AYM’den Hacı Lokman Birlik kararı

Bedeni zırhlı aracın arkasında sürüklenmişti: AYM’den Hacı Lokman Birlik kararı

2015 yılında Şırnak’ta katledildikten sonra bedeni zırhlı araca bağlanarak sürüklenen Hacı Lokman Birlik davasında Anayasa Mahkemesi, üç başlıkta ihlal kararı verdi. Ailesi ve avukatı, gerekçeli kararı beklediklerini söyledi.

Bedeni zırhlı aracın arkasında sürüklenmişti: AYM’den Hacı Lokman Birlik kararı
Bedeni zırhlı aracın arkasında sürüklenmişti: AYM’den Hacı Lokman Birlik kararı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 26 Mart 2026 12:33
  • Güncellenme: 26 Mart 2026 12:34

Şırnak’ın Dicle Mahallesi’nde, 3 Ekim 2015 tarihinde sağ olarak alıkonulduktan sonra öldürülen ve bedeni zırhlı araca bağlanıp sürüklenen Hacı Lokman Birlik’in (24) dava süreciyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı.

Resmi makamlar, olayın failleri arasında yer alan 6 polisten 2’sinin görevden alındığını duyurmuştu. Ancak açığa alınan polislerin “cinayet” veya “işkence” suçlamasıyla değil, operasyonun meşruiyetine zarar verdikleri gerekçesiyle uzaklaştırıldığı ortaya çıkmıştı. Yine bu polislerin farklı bölgelerde görevlerine devam ettiği öğrenilmişti.

Ailesinin aktardığına göre, savcılık soruşturması yıllarca sürüncemede kaldı ve sadece “kişinin hatırasına hakaret” suçlaması üzerinden yürütüldü. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru sonucunda ise üç maddeden ihlal kararı çıktı.

Hacı Lokman Birlik’in abisi Hüseyin Birlik ve avukat Ramazan Demir, karara ilişkin Yeni Özgür Politika’dan Gülcan Dereli’ye konuştu.

3 maddeden ihlal

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararları şöyle:

  • Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edilmediği,
  • Aynı maddenin yaşam hakkı boyutunun ihlal edildiği,
  • İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiği belirtildi.

11 yıldır adalet mücadelesi verdiler

Hacı Lokman Birlik’in abisi Hüseyin Birlik, ihlal kararı verilen maddelerin tam olara ne ifade ettiğini bilmediklerini söyleyerek şunları kaydetti:

“Gerekçeli kararın açıklanmasıyla ihlalin çerçevesinin daha net anlaşılacak… Bu neye evrilir bilmiyorum ancak bu işin hukuki sürecini takip etmeye devam edeceğiz. Sonuna kadar takip edecek irademiz de var. Peşini bırakmayacağız. Hem ailesi, hem buradaki yoldaşları, hem avukatları, kısaca herkes bu davanın takipçisi. Kamuya mal olan, bütün dünyaya mal olan bir meseledir. Aydınlatılması ve bundan sorumlu olan kişilerin gerekli cezaları alması için mücadelemiz sürecek.”

‘Bu halka bir mesaj vermek için Hacı Lokman’a öyle yaptılar’

Hüseyin Birlik, kardeşinin bilinçli şekilde infaz edildiğini ve bedeni sürüklenerek “ibretlik bir örnek” haline getirildiğini vurguladı:

“Devlet kim olduğunu biliyordu, nasıl yaklaşacaklarını planlamışlardı. Aileyi biliyorlar, kendisinin de orada olduğunu biliyorlardı. Ve onun için de aslında Hacı Lokman’a o muamele yapıldı. İbretlik bir hale getirmek için, gençliğe bir mesaj vermek için, bu halka bir mesaj vermek için Hacı Lokman’a öyle yaptılar. Birlik ailesi bu alanda mücadele yürüten bir aile. Hacı da gençlik arasında çok etkili bir insandı. Çok bilinen, çok sevilen biriydi. Bilinçli bir şekilde katlettiler. Aileye aslında katmerli bir cezalandırma yöntemi olarak da düşünerek o muameleyi yaptılar.”

Avukat Demir: Soruşturmada görüntüleri kimin yaydığıyla ilgilenildi

Hacı Lokman Birlik davasında avukat Ramazan Demir, soruşturmanın başından beri etkin yürütülmediğini vurguladı. Demir, yargı, kolluk ve diğer resmi kurumların sürüklenme ve infaz iddiasıyla değil, görüntülerin kimin tarafından paylaşıldığıyla ilgilendiğini belirtti:

“Hacı Lokman’a ve bedenine yapılanlarla ilgili ilk günden beri herhangi bir araştırma ve soruşturma işlemi yürütülmedi. Savcılığın ilk günden beri peşinde olduğu şey kamuoyuna yansıyan görüntülerin polislerin WhatsApp grubuna kimin attığı. Başbakanlık Teftiş Kurulu da keza bu amaçla inceleme başlatmıştı. Bunun dışında ne savcılık ne de o günün başbakanlık yetkilileri, Hacı’nın bedenine yapılanlarla ilgilenmedi.”

Demir, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) giden süreci de özetledi:

“Tüm taleplerimize rağmen savcılık ve kolluk makamı, ısrarla görüntülerin sadece başkalarıyla paylaşılması ve o görüntülerin yayılmasıyla ilgili soruşturma yürüttü. Yaklaşık 11-12 savcı dosyayı gördü. Ancak her gelen savcı ısrarla bu talepleri görmezden geldi. O delillerin toplanması ve o operasyonda yer alan kolluk kuvvetlerinin ifadelerinin bu yönden alınması ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Bedeninin kendisine yapılanın ailesi ve yakınları açısından doğurduğu eziyet halinin kasıtla yapıldığı, özellikle bu amaçla hareket edildiğini düşündürüyor. Bu yöndeki talep ve tespitlerimizi savcılığın dikkatine sunduk ancak herhangi bir cevap alamadık.”

Demir, AYM’ye başvurularının yaklaşık 5 yıl önce yapıldığını belirterek gerekçeli karardaki tespitleri beklediklerini söyledi:

“Sürekli talep etmemize rağmen bu yönde herhangi bir adli, hukuki bir adım atılmayınca 5 yıl önce AYM’ye başvurduk. AYM’nin Hacı şahsında, cenazelere yapılan işkence ve saygısızlıkları örnek bir kararla ele alma şansı var. Hem Hacı’nın sağ yakalandıktan sonra infaz edildiği iddiası, hem de sonrasında bedenine yapılanlarla ilgili aile bireylerinin çektiği manevi ızdırabın büyüklüğünü inceleme imkanı olan AYM, umuyoruz ki bu konuda çok önemli tespitlerle kendi üzerine düşeni yapacaktır.”