Bilgi Üniversitesi’nin dün gece Resmi gazetede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan kararnameyle kapatılmasına tepki sürüyor. Karara karşı üniversite öğrencileri Santral Kampüs’te bir araya geldi.
Aralarında öğrenci, üniversite çalışanı ve sendika üyelerinin olduğu protestocular Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü’nde toplandı.
Yürüyüşün başlangıç noktası olan rektörlük binası önüne yaklaşan öğrencileri gören Rektör Ege Yazgan’ın binaya girdiği görüldü.
Kampüs içinde toplanan öğrencilere çok sayıda mezun da destek vermek üzere üniversiteye geldi.
Ancak üniversite yönetimi, kampüs kapısını kilitleyerek öğrencilerin dışarı çıkmasını, mezunların ise içeri girmesini engelledi.
Öğrenciler, kampüs içinde “Bilgi bizimdir bizim kalacak”, “Hak, hukuk, adalet”, “Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarak kapının açılmasını talep etti. Polis ise iki kez anons yaparak “attığınız sloganlar kanunsuzdur” dedi.
Bir süre sonra öğrenciler ve öğretim üyelerinin girişimleriyle kapıdaki kilit kaldırıldı. Mezunlar, öğretmen sendikası temsilcileri ve öğrenciler yeniden bir araya gelerek rektörlük binası önüne yürüdü. Burada yapılan açıklamaların ardından sloganlar eşliğinde oturma eylemine geçildi.
Öğrenciler, okullarının kapatılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kayyum atamalarıyla başlayan sürecin eğitim hakkının “tümüyle gasp edilmesiyle” sonuçlandığı ifade edildi.
Açıklamada, okulun kapatılmasının yalnızca öğrencileri değil, akademisyenler ile idari personeli de etkilediği belirtilerek, “Faaliyetlerin durdurulmasıyla birlikte onlarca akademisyenin, idari personelin ve işçinin sözleşmeleri bir gecede feshedildi” denildi.
Kararı sosyal medya üzerinden öğrendiklerini ifade eden öğrenciler, sürece ilişkin kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, “Okulumuzun öğrencileri muhatap alınmadı” ifadelerini kullandı.
Öğrenciler açıklamalarında, üniversitenin “özgürlükçü geleneğini korumaya” devam edeceklerini vurgulayarak, 19 Mart’tan bu yana bir araya gelerek oluşturdukları hareketin yönetim tarafından bilindiğini ve bundan çekinildiğini belirtti.
Kapatma kararını tanımadıklarını belirten öğrenciler, “Bizleri kampüsümüzden kovmayı hedefleyen, öğrenciyi geleceksiz, emekçiyi işsiz bırakan bu kararları kabul etmiyoruz” dedi.
Açıklamada ayrıca, üniversitenin yeniden açılması talep edilerek, “Üniversitemiz ranta değil, derhal faaliyete tekrar açılmalıdır” çağrısı yapıldı.
Öğretmen Sendikası yaptığı açıklamada, kararın yalnızca bir eğitim kurumunu değil, öğrencilerden akademisyenlere ve emekçilere kadar “on binlerce insanın yaşamını” hedef aldığını belirterek tepki gösterdi.
Açıklamada, üniversitelerin yalnızca fiziki mekânlardan ibaret olmadığı vurgulanarak, “Akademiler birlikte kurduğumuz yaşam alanlarıdır, dayanışmadır, emektir, mücadeledir” denildi. Öğrenciler ve emekçilerin eğitim hakkı, bilimsel özgürlük ve ortak gelecek için bir arada olduğu ifade edildi.
Sendika, üniversitenin kapatıldığı bilgisini kamuoyu gibi basın yoluyla öğrendiklerini belirterek, “İçinde çalıştığımız, emek verdiğimiz ortak yaşam alanımız olan üniversitenin bir gecede tek bir kararla tasfiye edilmek istendiğini gördük” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, “Bir avuç kişinin hukuksuz ve keyfi kararıyla bir gecede üniversite kapatılamaz” denilerek, üniversitelerin siyasi iktidarın ya da sermaye çevrelerinin tasarrufunda olmadığı vurgulandı.
Yaşananların münferit bir durum olmadığına dikkat çekilen açıklamada, eğitim alanında uzun süredir süren “piyasalaştırma, kayyum uygulamaları ve akademik özgürlüklerin tasfiyesi”nin bu sürecin parçası olduğu belirtildi. Açıklamada, “Üniversiteler şirketleştiriliyor, öğrenciler müşterileştiriliyor, emekçiler güvencesizliğe mahkûm ediliyor” değerlendirmesi yapıldı.
Üniversitede yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü ve binlerce emekçinin çalıştığı belirtilen açıklamada, alınan kararın geniş bir kesimi doğrudan etkilediği ifade edildi. “Binlerce emekçi işsiz kalma tehdidi altındadır, 20 bin öğrencinin eğitim hakkı ağır bir belirsizliğe sürüklenmektedir” denildi.
Sendika, kararın geri çekilmesi çağrısında bulunarak şu talepleri sıraladı:
-Kapatma kararından derhal vazgeçilmesi
-Sürecin kamuoyuna şeffaf şekilde yürütülmesi
-Öğrencilerin eğitim hakkının ve emekçilerin iş güvencesinin korunmasına yönelik somut güvencelerin açıklanması
Açıklamada, “Bir tek öğrencinin eğitim hakkının gasp edilmesini, bir tek emekçinin işsiz bırakılmasını kabul etmeyeceğiz” denilerek, mücadele ve dayanışma çağrısı yapıldı. Sendika, “Üniversiteler patronların değil, halkındır. Eğitim haktır, gasp edilemez” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.




