BM, İsrail ve Rusya’yı cinsel şiddet nedeniyle kara listeye aldı

BM raporunda, İsrail’in gözaltı merkezleri ile Rusya’nın işgal altındaki bölgelerinde cinsel işkence, aşağılayıcı arama ve tecavüz vakalarının belgelendiği kaydedildi.

BM, İsrail ve Rusya’yı cinsel şiddet nedeniyle kara listeye aldı
BM, İsrail ve Rusya’yı cinsel şiddet nedeniyle kara listeye aldı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Mayıs 2026 14:05
  • Güncellenme: 29 Mayıs 2026 14:06

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ve Rusya’nın güvenlik güçlerini çatışma bölgelerinde işlenen cinsel şiddet vakaları nedeniyle yıllık kara listesine ekledi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından hazırlanan raporda, hem İsrail hem de Rusya güçlerine yönelik “inandırıcı ve sistematik” cinsel şiddet iddialarının bulunduğu belirtildi.

Raporda, çatışma bölgelerinde gözaltı, işgal ve savaş süreçlerinde cinsel şiddetin sistematik biçimde kullanıldığına dair bulgulara yer verildi.

Filistinli tutuklulara yönelik ihlal iddiaları

Rapora göre, İsrail’in gözaltı merkezlerinde ve işgal altındaki Filistin topraklarında Filistinli tutuklulara yönelik cinsel şiddet vakaları kaydedilmeye devam etti.

BM, Gazze ve Batı Şeria’da 2023 yılına uzanan çok sayıda vakayı doğruladığını açıkladı. Belgelenen vakalar arasında cinsel işkence, tecavüz, zorla çıplak bırakma ve güvenlik gerekçesi olmaksızın yapılan aşağılayıcı aramalar yer aldı.

Rusya’ya yönelik suçlamalar

Raporun Rusya bölümünde ise Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna bölgelerinde ve Rusya’da tutulan savaş esirlerine yönelik cinsel şiddet iddialarına dikkat çekildi.

BM verilerine göre, 2022-2025 yılları arasında çoğunluğu erkeklere yönelik olmak üzere yüzlerce cinsel şiddet vakası belgelendi.

İsrail’den tepki

İsrail yönetimi, BM’nin raporunu “utanç verici ve absürt” olarak nitelendirirken, BM Genel Sekreterliği ile ilişkilerini dondurduğunu açıkladı.

Rusya tarafından ise rapora ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

BM raporunda, 2025 yılında çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddet vakalarında önemli bir artış yaşandığı vurgulandı.

Raporda, mağdurların büyük bölümünü kadınlar ve kız çocuklarının oluşturduğu belirtilirken, söz konusu ihlallerin giderek daha ağır ve sistematik bir nitelik kazandığı ifade edildi.