Lefkoşa’daki ara bölgedeki BM Merkezi’ndeki görüşmelere, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis katıldı.
Görüşmede taraflar arası güven artırıcı önlemler ve Kıbrıs konusunda garantör ülkelerin de katılımı ile yapılması planlanan 5+1 toplantılarının genel çerçevesinin ele alınması öngörülüyordu.
Sabah saat 10.00 sıralarında başlayan üçlü görüşme bir saatten biraz fazla sürdü.
Görüşmeden sonra Erhürman ve Hristodulidis ara bölgeden ayrıldı.
BM’den Kıbrıs için yeni diplomasi trafiği: Guterres öncülüğünde üçlü görüşme başladıhttps://t.co/Kz92IhiPdl pic.twitter.com/4UiyRnoW89
— İlke TV (@ilketvcomtr) July 29, 2026
BM öncülüğünde yapılan üçlü görüşmenin ardından Guterres’in basın toplantısı düzenledikten sonra Ada’dan ayrılması planlanıyor.
Kıbrıs sorunu ve çözüm arayışları
Birleşmiş Milletler (BM), 1964 yılından bu yana Kıbrıs’ta barışı koruma gücü bulunduruyor. 1974’teki gelişmelerin ardından fiilen ikiye bölünen Ada’da, BM gözetimindeki siyasi süreç uzun süredir durağan seyrediyordu. Ancak son aylarda artan temaslar, taraflar arasında güven artırıcı adımların yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Şu anki temaslar ağırlıklı olarak “güven artırıcı önlemler” ve teknik hazırlıklar üzerine yoğunlaşsa da birçok kesim bu adımları, yıllar süren ataletin ardından özlü bir diyaloğa dönüş yolunda ciddi bir çaba olarak nitelendiriyor. Güney kesimi, tüm toplumların haklarına saygı duyan, şeffaf ve kalıcı bir müzakere sürecinin yeniden başlaması için BM’nin resmî katılımı ve denetiminin önemini vurguluyor. Bu diplomatik girişimler, Avrupa Birliği ve BM dahil olmak üzere uluslararası ortakların yakından takip ettiği geniş bir çerçevede yürütülüyor. Temel amaç ise bölgedeki gerilimi önlemek ve sürdürülebilir bir çözümü desteklemek.
Tarihi arka plan ve Annan planı süreci
Kıbrıs, 1974’teki Yunanistan destekli darbe girişiminin ardından Türkiye’nin askerî müdahalesiyle ikiye bölünmüştü. Güneyde yer alan Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası alanda tanınan ve AB üyesi olan tarafken, kuzeydeki yönetim yalnızca Türkiye tarafından tanınıyor.
BM’nin 2004 yılında Kıbrıs’ta referanduma sunduğu ve Türkiye’nin destek verdiği barış planı, Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedilmişti. Kıbrıslı Rumlar, dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adıyla anılan bu planın güvenlik endişelerini ve Ada’da yerinden edilmiş on binlerce kişinin mülkiyet haklarını gözetmediğini savunuyordu. Referanduma katılan Kıbrıslı Rumların yüzde 75’i plan aleyhinde oy kullanırken, Kıbrıslı Türkler “Annan Planı” olarak bilinen plana yüzde 65 oranında onay vermişti.
Güncel görüşmeler ve çıkmazlar
BM, Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki meselenin çözümü için yıllardır devrede olup her iki bölge arasında BM’ye bağlı güçlerin konuşlandığı bir ara bölge bulunuyor. Bu kapsamda, BM gözetiminde 18 Temmuz’da yeni görüşmeler gerçekleştirildi. BM ev sahipliğinde New York’ta düzenlenen ve Kıbrıs meselesine çözüm zemini aramak amacıyla kurulan 5+1 formatındaki gayriresmi konferans, beklentilerin gerisinde kaldı. Görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda, tarafların pozisyonlarını koruduğu ve çözüm umutlarının bir kez daha ertelendiği görüldü.
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktaları ise değişmedi. Kuzey Kıbrıs tarafı “egemen eşitlik” ve “eşit uluslararası statü” talebini sürdürürken, Güney Kıbrıs bölünmeyi kalıcı hâle getirecek bir anlaşmayı ve Türkiye’nin Ada’daki askerî varlığını meşrulaştıracak önerileri reddediyor.




