• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Çerçeve yasa sınır ötesini de etkiliyor: ‘Türkiye ve Suriye’deki süreç paralel ilerliyor’

Çerçeve yasa sınır ötesini de etkiliyor: ‘Türkiye ve Suriye’deki süreç paralel ilerliyor’

Kürt meselesinin demokratik çözümü kapsamında bugün TBMM Başkanlığı’na sunulması beklenen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlıklı çerçeve yasa taslağının yalnızca Türkiye’de değil, Suriye’de de yakından takip ediliyor.

Çerçeve yasa sınır ötesini de etkiliyor: ‘Türkiye ve Suriye’deki süreç paralel ilerliyor’
Foto: Kamışlo-1964
Çerçeve yasa sınır ötesini de etkiliyor: ‘Türkiye ve Suriye’deki süreç paralel ilerliyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Ağustos 2026 10:15
  • Güncellenme: 5 Ağustos 2026 10:18

29 Ocak’ta Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşmanın ardından askeri, siyasi ve idari alanlarda yürütülen temaslar son haftalarda hız kazanırken, Türkiye’deki süreç bu görüşmeleri de etkiliyor.

Anlaşma kapsamında taraflar arasında kurumların entegrasyonu, askeri yapıların yeniden düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin geri dönüşüne ilişkin görüşmeler sürüyor.

Dün SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Demokratik Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Şam’da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile bir araya gelirken, ardından geçici hükümetin başındaki Ahmed Şara ile de görüştü.

Görüşmelerde 29 Ocak anlaşmasının uygulanması ve siyasi sürecin ele alındığı belirtildi.

Öte yandan SDG bünyesindeki Kuzey Kuvvetleri Sözcüsü Mahmud Habib, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin belirlenen aşamalar doğrultusunda sürdüğünü açıkladı.

Habib, bazı askeri liderlerin atandığını, gecikmelerin ise tugayların eğitim sürecinden kaynaklandığını belirterek, SDG Komutanı Mazlum Abdi ile Ahmed Şara’nın entegrasyonun tamamlanması konusunda ortak irade ortaya koyduğunu söyledi.

Askeri entegrasyona ilişkin görüşmeler kapsamında YPJ’nin Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesinde bağımsız bir terörle mücadele gücü olarak yapılandırılmasına yönelik önerilerin de masada olduğu ancak bu konuda taraflar arasında henüz nihai bir mutabakata varılmadığı da belirtiliyor.

Sahadaki gelişmeler yalnızca güvenlik başlığıyla sınırlı değil.

Haseke’deki Talayi Kampı’nda yaşayan yaklaşık 400 ailenin Serekaniye’ye dönüşü için hazırlıklar başlatılırken, daha önce de kente dönecek ilk 500 aileye ilişkin listenin açıklanması, 29 Ocak anlaşmasının sahadaki somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

‘İki süreç birbirine paralel ilerliyor’

Bölgede siyasi ve idari temasların yoğunlaştığı bu dönemde, Rojava’da çalışan gazeteci Doğan Cihan’a göre Türkiye’de Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasa ile Suriye’de yürüyen süreç birbirinden bağımsız ilerlemiyor. Cihan, son aylarda iki sürecin birçok başlıkta eş zamanlı ilerlediğine işaret etti.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Cihan’a göre son yedi ayda askeri, güvenlik ve idari başlıklarda Rojava ile Şam arasında çok sayıda görüşme gerçekleştirildi. Ancak bu süreçte anlaşmanın uygulanmasına yönelik birçok adım gecikirken, sahada zaman zaman gerilimler ve tıkanmalar yaşandı.

‘Tıkanmalar iki tarafta da eş zamanlı yaşandı’

Cihan, Türkiye’deki siyasi süreç ile Suriye’deki gelişmeler arasında dikkat çekici bir paralellik bulunduğunu söylüyor. Buna göre 29 Ocak anlaşmasının uygulanmasının yavaşladığı dönemlerde Türkiye’deki çözüm sürecine ilişkin tartışmalarda da benzer duraksamalar yaşandı.

Buna örnek olarak da uzun süre onay bekleyen bölge müdürlükleri atamalarını gösteren Cihan, Türkiye’de çerçeve yasanın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte bu atamaların Şam tarafından onaylandığını ve benzer birçok idari adımın iki süreçle eş zamanlı ilerlediğini ifade etti.

‘Türkiye’nin etkisi belirleyici’

Cihan, Türkiye’nin Suriye’de yalnızca güvenlik alanında değil siyasi ve ekonomik düzeyde de etkili olduğunu belirterek, Ankara’nın Şam yönetimi üzerindeki etkisinin 29 Ocak anlaşmasının uygulanmasına da yansıdığını değerlendirdi.

‘Yasa Suriye’deki siyasi süreci de etkileyebilir’

Cihan’a göre Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin atılacak adımlar, yalnızca iç politikayı değil Suriye’de devam eden siyasi süreci de doğrudan etkileyebilir. 29 Ocak anlaşmasının tamamlanmasının ardından başlaması beklenen anayasa sürecine Kürtlerin katılımı açısından Türkiye’deki gelişmelerin belirleyici olacağını söyleyen Cihan, çerçeve yasanın Suriye’de yaşanan tıkanıklıkların aşılmasına katkı sunabileceğini ifade etti.

‘Nusaybin-Kamışlo sınır kapısı da gündemde’

Cihan, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayanların Türkiye’deki süreci yakından takip ettiğini belirterek, siyasi ilerlemenin sağlanması halinde Nusaybin-Kamışlo sınır kapısının açılmasının da yeniden gündeme gelebileceğini dile getirdi. Cihan’a göre sınır kapısının açılması hem ekonomik ilişkilerin canlanması hem de yıllardır birbirinden ayrı yaşayan ailelerin yeniden bir araya gelmesi açısından önem taşıyor.

Tuncay Doğan yazdı: Tüm Suriye’de örgütlenecek, Abdi’nin merkezinde olacağı yeni parti hazırlığı