Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “DEM Partisi’nin raporu biraz komisyonun misyonunun ötesine geçen, çok fazla beklenti içeren bir rapor. Silahların bırakılması, terörün tasfiyesi ayrı bir süreçtir. Türkiye’de demokrasinin standartlarını yükseltmek ayrı bir meseledir” dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, rapor yazma aşamasına geçen süreç komisyonu hakkında, “Ortak noktaları ortaya koyan bir rapor çıkaracak” diye konuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV canlı yayınında gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.
“PKK fesih kararı aldı, silah bıraktığını açıkladı. Bu silah bırakma kararının sahaya yansıması açısından son raporlar, son değerlendirmeler neyi gösteriyor?” sorusuna Yılmaz, şu yanıtı verdi:
“Takdir edersiniz ki bu hassas bir süreç. Bir terör örgütünün silah bırakması, farklı ülkeler, coğrafyalar, bölgeler vesaire söz konusu. Burada özellikle istihbarat kurumumuz ve silahlı kuvvetlerimizin sahadaki mekanizmaları, gözlemleri bizim için çok çok önemli. Belli sembolik biliyorsunuz silah yakmalar gerçekleşti. Mağaraların boşaltılması gibi birtakım somut adımlar söz konusu. Ama bu bir süreç ve devam ediyor.”
‘Dezenformasyonlara karşı uyanık olmak lazım’
Yılmaz, Meclis’te süreç kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, fesih halinde olan bir örgütün silah bırakma sürecinde ihtiyaç olabilecek düzenlemeleri ortaya koymak amacıyla kurulduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Farklı kesimlere karşı farklı birtakım düzenleme ihtiyaçları söz konusu olabilir. Bunu partilerin sunduğu raporlardan görebiliyoruz. Böyle genel geçer bir şey değil de farklı farklı kesimlere dönük farklı düzenlemeler olabilir şeklinde bir genel yaklaşım var. Ama burada Meclis, Meclis Başkanlığı, zannediyorum, bütün bu partilerin sunduğu raporları özetleyen, ortak noktaları ortaya koyan bir rapor çıkaracak. Bu raporu beklemek durumundayız. Bu süreçler kolay değil ama şu ana kadar başarıyla geldiğini, çok iyi bir şekilde geldiğini ifade edebilirim. Zaman zaman bazı dezenformasyonlar, provokasyonlar bu tür süreçlerde her zaman olabilir. Bunlara karşı da çok uyanık olmamız lazım. Özellikle de sonuçlandırmaya doğru gittikçe, bu işi Türkiye’nin terör belasından kurtulmasını istemeyen odakların yapabileceği provokasyonlara, dezenformasyonlara karşı da vatandaşımızın çok uyanık olması lazım.
‘AK Parti ve MHP daha somut bir yol haritası ortaya koyuyor’
“Meclis’te kurulan komisyon ortak rapor aşamasına geldi. Siyasi partiler raporlarını açıkladı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu süreci başarıya ulaştırma yaklaşımı ya da sorunu çözme iradesi açısından nasıl bir fotoğraf görüyorsunuz siyasi partilerin bu raporlarında?” sorusu üzerine Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Bu grupların bir araya gelmesi, birçok konuda farklı düşünseler bile terörün ortadan kalkması konusunda, terörsüz bir Türkiye için bir araya gelmiş olmaları başlı başına değerli. Keşke bunu milli meselelerde daha fazla yapabilsek. Burada önemli olan, partiler arasında bu ortak zemini yakalayabilmek. Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Bahçeli’nin özellikle başından beri bu konuda çok etkili bir pozisyonu var. Sayın Cumhurbaşkanımızın elbette ‘iç cepheyi güçlendirme’ vurgusu, ‘Türkiye Yüzyılı huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır’ vurgusu, bu sürecin ana çerçevesini oluşturuyor. Dolayısıyla bu kapsamda AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok daha yapıcı bir yaklaşım içinde olduklarını ve daha somut bir yol haritası ortaya koyduklarını ifade edebilirim.
‘DEM Parti’nin raporu çok fazla beklenti içeriyor’
DEM Parti’nin sunduğu rapora da değinen Yılmaz, raporun komisyonun misyonunun ötesine geçen talepler içerdiğini savundu.
“DEM Partisi’nin raporu biraz bu komisyonun misyonunun ötesine geçen, çok fazla beklenti içeren bir rapor. Silahların bırakılması, terörün tasfiyesi ayrı bir süreçtir. Türkiye’de demokrasinin standartlarını yükseltmek ayrı bir meseledir. Tabii ki terörün olmadığı bir ortamda doğal olarak demokratik ortam güçlenecektir, demokratik tartışmalar daha olgun bir şekilde yapılacaktır. Ama şu an bizim gündemimiz terör örgütünün tasfiyesi, silahların artık ortadan kalkması ve terörün silahın gölgesinde olmayan demokratik siyasetin alanının genişlemesidir.”




