Türkiye’de cezaevlerinin kapasitesi ile mevcut nüfusu arasındaki fark büyüyor.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün (CTE) Ağustos 2026 verilerine göre, cezaevlerindeki nüfusun son 25 yılda yaşadığı artışı da ortaya koydu. 2000 yılında çıkarılan afla cezaevi nüfusu yaklaşık 40 bine kadar gerilerken, bu sayı Ağustos 2026 itibarıyla 433 bine yükseldi.
Nüfusun kapasitenin üzerine çıkması, cezaevlerinde barınmadan sağlığa, sosyal imkanlara erişimden aile bağlarına kadar birçok alanda sorunlara neden oluyor.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Avukat Melis Gebeş, ANKA’ya yaptığı değerlendirmede, kapasite sorununun mahpusların ailelerine yakın cezaevlerinde kalmasını da zorlaştırdığını belirterek, mahpusların ailelerinden uzak cezaevlerine sevk edilmesinin aile bağlarını zedeleyen sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
İdare ve gözlem kurulu kararları tartışmalı
Cezaevlerinde mahpusların karşılaştığı sorunlardan biri de idare ve gözlem kurullarının kararları. Gebeş, bu kurulların kararlarının adil olup olmadığı konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti.
Kurulların somut ve nesnel olmayan değerlendirmeler üzerinden karar verebildiğini belirten Gebeş, bunun mahpusların hakları açısından sorun yarattığını söyledi.
Sağlık hizmetlerine erişimde sorun
Kapasite ve güvenlik sorunları, mahpusların sağlık hakkına erişimini de etkiliyor. Mahpuslar, güvenlik ve kapasite yetersizliği gerekçeleriyle hastanelere sevk konusunda sorunlar yaşayabiliyor.
Gebeş, cezaevlerinde hastaların insani olmayan koşullarda tutulabildiğini belirterek, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların uluslararası standartlara uygun olmadığını ifade etti.
Tanrıkulu: Mesele kapasite artırmak değil, infaz sistemi
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise cezaevlerindeki nüfus artışının yalnızca yeni cezaevleri inşa edilerek çözülemeyeceğini belirtti.
Tanrıkulu, sorunun infaz sistemiyle ilgili olduğunu ve infaz sisteminin adil kararlar vermesi gerektiğini ifade etti.
“Bu kadar insanın içeride olması başarı değil” diyen Tanrıkulu, çözümün daha fazla kişiyi cezaevine koymak değil, suçların işlenmeyeceği bir toplum düzeni yaratmak olduğunu vurguladı. (ANKA)




