CHP İstanbul’da kayyımlara karşı yürüdü

Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, cezaevinden gönderdiği mesajda kayyım değişikliğine dair, “Türkiye siyasal tarihinde ilk kez bir kayyıma, kayyım atandı. Bu sıradan bir memur değişimi değil, halk iradesinin tamamen tasfiyesi hedefleniyor” dedi.

CHP İstanbul’da kayyımlara karşı yürüdü
CHP İstanbul’da kayyımlara karşı yürüdü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 14 Mayıs 2026 08:34
  • Güncellenme: 14 Mayıs 2026 08:36

CHP İstanbul İl Başkanlığı, Şişli’de kayyımlara karşı ‘Demokrasi ve Özgürlük Yürüyüşü’ gerçekleştirdi.

Şişli Atatürk Müzesi önünde binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte “Şişli uyuma iradene sahip çık”, “Kayyımlar gidecek biz kalacağız” sloganları atıldı.

Yürüyüşe, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Esenyurt’un CHP’li seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer, Ovacık’ın CHP’li seçilmiş Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Parti Meclis Üyeleri, Baran Seyhan, Tolga Sağ, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun ve CHP ilçe örgüt yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.

Yürüyüş kayyım yönetimindeki Şişli Belediye Binası önünde son buldu.

 Resul Emrah Şahan’ın mektubu

Burada ilk olarak tutuklu bulunan Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı Resul Emrah Şahan’ın gönderdiği mesaj okundu.

Mesajda Şahan kendilerini yalnız bırakmayan herkese selamlarını ileten Şahan,

Çünkü bugün Şişli’de yürüyenler yalnızca belediye başkanlarına sahip çıkmıyor. Halkımızın oyuna, Cumhuriyet’in temel ilkelerine, sandığın iradesine ve anlamına sahip çıkıyor. Daha dün, Şişli’ye yeni bir kayyım atandı. Hatta bir adım öteye gidildi, Türkiye siyasal tarihinde ilk kez bir kayyıma, kayyım atandı! Bakın, bunu sıradan bir görev değişimi gibi anlatmaya çalışacaklar. Bir memur gitmiş, başka bir memur gelmiş gibi davranacaklar. Oysa hepimiz gerçeği biliyoruz. Şişli’de yaşanan şey basit bir ‘idari’ tercih değil; halk iradesinin tamamen tasfiye edilmesidir. Seçimle gelen herkesi Şişli’nin yönetiminden silinmek istenmesidir! Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanı tutsak edildi, belediye meclisi devre dışı bırakıldı, Şişli’nin iradesine kayyım atandı. Şimdi ise bu haksız düzen değil, kayyım değişiyor. Artık mesele, geçici bir uygulama değil. Dertleri belli: Kayyım düzenini normalleştirilmek, bu düzeni kurumsallaştırmak! Şişli halkının emaneti olan makamlar, halk adına değil siyasi biat için dağıtılıyor.”

Ahmet Özer: Ülkenin yarısını öteleyerek barış sağlayamayız

Resul Emrah Şahan’ın mektubunun okunmasının ardından kürsüye  Esenyurt’un CHP’li seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer çıktı.

20 den fazla belediye başkanın tutuklu bulunduğunun altını çizen Özer kürsüden çağrıda bulunarak şöyle konuştu:

“Tutuklu bulunan arkadaşlarımız tutuksuz yargılansın. 20’nci yüzyılda uzayda insanlığın mekan tuttuğu bir dönemde Esenyurt’a, İstanbul’un kalbi Şişli’ye, Ovacık’a ve 10 tane Doğu ve Güneydoğu’daki belediyeye kayyım atamak demokrasi ayıbıdır. Bu ayıptan kurtulalım. Kayyımlara son verelim. Hasta tutuklular ve hükümlüler var. Onları serbest bırakalım. Bu siyasi değil, insani ve vicdani bir durumdur. AYM ve AHİM kararlarını uygulayalım. Selahattin Demirtaş serbest kalsın. Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman bunların zaten yasalarla serbest kalmaları gerekiyor. Ülkenin yarısını öteleyerek barış sağlayamayız.

“Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu operasyonların artık durması gerekir.” diyen Özer, “Artık adil yargılama istiyoruz. Hz. Ali’nin çok sevdiğim bir sözü var. Diyor ki; ‘Devletin dini adalettir. Adalet zaafa uğrarsa devlet zaafa uğrar’ ve diyor, ‘Haksızlığın karşısında susan sadece hakkını değil, şerefini de kaybeder’ Biz şerefli varlıklarız. Hakkımızı da, şerefimizi de korumak istiyoruz. Kamu düzenin sağlanabilmesi için toplumsal huzur için bunlar gereklidir. Biliyorum zor bir zamandan geçiyoruz ama inanın ki özgürlük ve demokrasi mücadelesi bir insanın en onurlu mücadelesidir. Siz bugün o onuru yaşıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Özgür Çelik: Adalet mücadelesi ekmek mücadelesiyle bir bütündür

Son olarak kürsüye CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik çıktı.Her yeni doğan güne bir operasyonla uyandıklarını söyleyen Çelik, 1,5 yıldır İstanbul sokaklarında kesintisiz büyük bir direniş sergilediklerini belirtti.

Kürsüden,  Şişli’nin CHP’li seçilmiş Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tüm tutsak yol arkadaşlarına selam yollayan Çelik, Türkiye’de toplam 13 ilde 2024 seçimlerinde başarılı olan seçilen belediye başkanlarının yerine  kayyımlar atadılar. O kayyımlar anti demokratik uygulamalarla ilçeleri yönetiyor. Ancak bir şey daha yaptılar. Kayyım atadıkları yerlerde meclis üyelerini de işlevsiz hale getirdiler. Meclisler toplanmıyor. Meclisler belediye çalışmalarını yürütemiyor. Ancak hem Şişli’de  hem Esenyurt’ta meclis üyelerimiz sahada, sokakta, yurttaşlarımızla birlikte güçlü bir mücadele veriyorlar” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugüne kadar görülmemiş bir biçimde kesintisiz bir direnişin ve mücadelenin içerisinde olduğuna dikkat çeken Çelik, “Bu aşamadan itibaren mücadelemizi başka bir boyuta taşıyoruz. İstanbul İl Başkanlığı olarak, ilçelerimizde, sandık görevlilerimizle sahada olacağız. İlçe başkanlıklarımız sahada olacak. Hem partimize yeni üyeler kazandıracağız hem de çarşıda, pazarda, sokakta vatandaşla buluşacaklar. Biz de İstanbul İl Başkanılığı olarak her pazartesi, salı günü Silivri’de kumpas davalarını takip etmiş olacağız. Her çarşamba günü İstanbul’un operasyon yapılmış bir ilçesinde yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bugün kayyıma karşı yürüdük, önümüzdeki hafta demokrasi ve özgürlük yürüyüşleri başlığı altında tutuksuz yargılama haktır diye yürüyeceğiz, tutuksuz yargılama esastır diye yürüyeceğiz. Ve her perşembe cuma günü pazarda emeklilerle, esnaflarla buluşacağız” diye konuştu.

Çelik, “Adalet, özgürlük ve demokrasi mücadelesi ekmek mücadelesiyle bir bütündür. İstanbul’un dört bir yanında  Türkiye’de genel başkanımız Özgür Özel ile adaletin mücadelesini, özgürlüğün mücadelesini, ekmeğin mücadelesini kararlı bir biçimde vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

‘Bu kadar ırkçı, bu kadar faşizan bir yaklaşım olamaz’

Kayyımların CHP’li belediyelere neden atadıklarını da anlatan Çelik, “Ne yapmaya çalışıyorlar? Sandıkta kazanamadık, transferlerle, tehditle, şantajla, meclis çoğunluğuyla, meclis üyesi transferleriyle sandıkta kaybettikleri belediyelere yargı eliyle çökmeye çalışıyorlar” dedi.

Çelik, Şişli’nin seçilmiş Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan tarihi bir oy farkıyla belediye başkanı seçildiğini hatırlatarak, “Resul Emrah Şahan’ı önce bizim adına İstanbul İttifakı dediğimiz, başka siyasi partilerin adına Kent Uzlaşısı dediği bir soruşturmayla gözaltına alıp tutukladılar. O tutuklama metnine öyle bir cümle yazdılar ki, ‘Kürtlerin batıda seçim kazanamayacak olsalar bile  belediye meclis listelerine yazılarak yerel yönetimlerde söz sahibi yapılması..’ Bu kadar ırkçı, bu kadar faşizan bir yaklaşım olamaz. 86 milyon yurttaş, birlik ve beraberlik içerisinde yaşayan bir milletiz. Ne demektir ki batı illerinde  Kürtlerin belediye meclislerine sokularak söz sahibi yapılması. Bu işte asıl bölücülük budur. Bu toplumu ortadan ikiye bölmek bu anlayışla olur. Baktılar ki buralardan bir şey çıkartamadılar 2025 yılının Eylül ayında yedek bir tutuklamayla Emrah Şahan’ı bir kez daha tutukladılar. Ve halen o kayyım orada oturuyor.”

‘Kayyım sosyal destekleri azalttı’

Resul Emrah Şahan’nın 350 günde 150 projeyi hayata geçirdiğinin altını çizen Çelik, “Çocuk kreşleri açtı. Öğrencilere destekler sundu. Üniversite öğrencilerine burs verdi. İlkokul, ortaokul öğrencilerinin beslenme çantalarını doldurdu. Şişli’de plazalarla gecekondular arasına sıkışmış ve rant alanı olarak görülen bir yerde Şişli’nin yeniden imar planlarını çıkarttığı, kentsel dönüşüm adımlarını başlattığı, buralarda ücretsiz ring seferleri başlattığı, insanların ulaşım imkanlarına ulaşmasını sağladı. Kadınlarla, gençler ve çocuklarla ilgili çok önemli çalışmalar yaptı. Gelen kayyım ne yaptı? O projelerin bir bölümünü durdurdu ve buradaki sosyal destekleri yüzde 50 oranında azalttı. Kayyımlar burada halkın hizmet almasını engelliyorlarmış” dedi.

Çelik sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bir iktidar ne zaman milletle kavga eder hale gelmişse o iktidarın sonu gelmiştir demektir. Bu iktidar da milletle kavga etmeye başlamıştır. Sandık günü geldiğinde bu millet bu iktidarı bir demokrasi tokadıyla gönderecektir.” (ANKA)