• Ana Sayfa
  • Manşet
  • CHP kurultay davasında ‘mutlak butlan’ kararı: Süreç nasıl başladı, neler yaşandı?

CHP kurultay davasında ‘mutlak butlan’ kararı: Süreç nasıl başladı, neler yaşandı?

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında açılan davada mahkeme 21 Mayıs tarihinde “mutlak butlan” kararı verdi. Kararla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye genel başka olarak geri döndü.

CHP kurultay davasında ‘mutlak butlan’ kararı: Süreç nasıl başladı, neler yaşandı?
  • Yayınlanma: 21 Mayıs 2026 18:18
  • Güncellenme: 28 Mayıs 2026 16:01

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin açılan davada  21 Mayıs’ta “mutlak butlan” kararı verilmişti.

Uzun süredir siyasi tartışmaların odağında bulunan dava, kurultay sonucuna para ve çıkar ilişkileri aracılığıyla müdahale edildiği iddiaları üzerine şekillendi.

Kurultaya ilişkin hukuki süreci başlatan isim, eski bir AK Partili olan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş oldu. CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla ve mutlak butlan kararının açıklanmasından bir gün önce (20 Mayıs) paylaştığı videoyla yeniden gündeme gelen davada 21 Mayıs’ta karar çıktı.

Kararın ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kemal Kılıçdaroğlu’nun başvurusu üzerine verdiği karar doğrultusunda CHP Genel Merkezi polis müdahalesiyle tahliye edildi.

CHP kurultay davası nasıl başladı?

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nu geride bırakarak genel başkan seçildi. Ancak kurultayın ardından eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, kongrede “şaibe” bulunduğu iddiasıyla yargıya başvurdu.

Süreci fiilen başlatan gelişme ise Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir TV programı oldu.

Kılıçdaroğlu kurultayla ilgili “şaibeli olduğu yönündeki” açıklamaları 7 Şubat 2025’te KRT TV’de yaptı. TRT Haber, Kılıçdaroğlu’nun KRT’ TV’deki açıklamalarını 8 Şubat’ta haberleştirdi. 10 Şubat’ta ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’ye ‘kurultay’ incelemesi başlattı.

Öncesinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Şubat’ta partisinin Manisa İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada “Seçimlerin faturasını Bay Kemal’e çıkartıp şaibeli bir kurultayla kendisini tehcir ettiler” açıklaması yapmıştı.

Bu gelişmelerin ardından delegeler Yılmaz Özkanat, Hatip Karaaslan ve Kamile Bahar Önal’ın başvurusuyla “kurultay şaibeli” iddiasıyla açılan davalarda, kurultayın iptali ve parti yönetim organlarının görevden alınması talep edildi.

Bu süreçte partiye kayyım atanması iddiaları da gündeme geldi. Yaşanan gelişmeler karşısında suskun kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise kendisini bu gündemle ziyaret eden CHP’lilere “Partiyi kayyıma bırakamam” dediği aktarıldı.

Davacılar, bazı delegelere çeşitli vaatlerde bulunulduğunu, oylama sürecinde şeffaflığın zedelendiğini ve parti içi demokrasi ilkelerinin ihlal edildiğini öne sürdü. Başvurularda yalnızca 38. Olağan Kurultay’ın değil, 6 Nisan 2025’te yapılan 21. Olağanüstü Kurultay’ın da iptali istendi.

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne taşınan süreçte, kurultayın tüm sonuçlarının geçersiz sayılması ve partinin yeniden yapılandırılması talepleri gündeme geldi.

Dava dosyasında son süreçte hangi iddialar yer aldı?

Davanın temel gerekçeleri arasında delegasyon listelerinde değişiklik yapıldığı iddiaları, imza toplama sürecine ilişkin tartışmalar, sandık güvenliği ve oy sayımına yönelik itirazlar yer aldı.

Farklı başvurular daha sonra tek dosyada birleştirildi ve yargılama süreci ortak bir dava üzerinden yürütüldü.

24 Ekim 2025’te Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, “aktif husumet yokluğu” ve “konusuz kalması” gerekçeleriyle davanın reddine karar vermişti.

Ancak daha sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ek ifadeleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’ne göndermesiyle süreç yeniden hareketlendi.

Söz konusu ifadelerin ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba hakkında “rüşvete aracılık” iddiaları gündeme gelirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de kurultaya müdahale amacıyla para toplamakla suçlandı. CHP yönetimi ise iddiaları reddetti.

‘Mutlak butlan’ ne anlama geliyor?

CHP kurultay davasıyla birlikte hukuk terminolojisindeki “mutlak butlan” kavramı da kamuoyunda sıkça tartışılmaya başlandı.

Mutlak butlan, bir hukuki işlemin baştan itibaren “yok hükmünde” sayılması anlamına geliyor. Kamu düzenine veya emredici hukuk kurallarına aykırı olduğu değerlendirilen işlemler, mutlak butlan gerekçesiyle geçersiz kabul edilebiliyor.

 

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı davası: Soruşturma hakkında bilinenler