• Ana Sayfa
  • Manşet
  • CHP’nin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi Yalova’da | Özel: Belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim

CHP’nin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi Yalova’da | Özel: Belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek “İstanbul kötü yönetiliyorsa, çok istiyorsun İstanbul’u… Çık meydana! Çık meydana! CHP, AKP bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim. Benim adayım belli” dedi.

CHP’nin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi Yalova’da | Özel: Belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim
CHP’nin ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitingi Yalova’da | Özel: Belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Ocak 2026 19:40

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle sürdürdüğü 84. “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi bugün Yalova’da düzenlendi.

İmamoğlu, mitinge gönderdiği mektubunda ” Bu kötü akıl, milletin hiçbir sorununu çözemez. Çözemiyor zaten. Geçmişte ‘çözüm’ diye yaptıkları ne varsa, sonradan hepsi milletin başına daha büyük bir dert oldu” sözlerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek “İstanbul kötü yönetiliyorsa, çok istiyorsun İstanbul’u… Çık meydana! Çık meydana! CHP, AKP bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim. Benim adayım belli” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den Yalova’ya yolladığı mektubu, CHP Yalova İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı tarafından okundu.

İmamoğlu’nun mektubunda öne çıkanlar şöyle;

“Ülkemizin sorunları çok ama hepsinin de ortak bir sebebi var. Sorunlarımızın ortak sebebi; adalet duygusunu yitirmiş, vicdanı körelmiş bu iktidardır. Ülkeyi yönetenler adaletten uzaklaşırsa, memleketin bereketi kaçar. Ne refah olur ne huzur olur. Bugün yaşamakta olduğumuz tam da budur.

Türkiye’yi adalet krizine sokan; siyasi rakibinin diplomasını yargı marifetiyle gasp etmeye kalkan akıldır. Türkiye’yi adalet krizine sokan; milli iradeyi temsil eden belediye başkanlarının, hukukun ve uygulamaların aksine, tutuklu yargılanmalarına sebep olan akıldır. Türkiye’yi adalet krizine sokan; bir avuç insanın gücünü ve zenginliğini artırmak uğruna milleti, ülkenin zenginliklerinden, devletin imkanlarından mahrum bırakan akıldır. Bu kötü akıl, milletin hiçbir sorununu çözemez. Çözemiyor zaten. Geçmişte ‘çözüm’ diye yaptıkları ne varsa, sonradan hepsi milletin başına daha büyük bir dert oldu. Ekonomide öyle oldu, eğitimde öyle oldu, sağlıkta öyle oldu. Gerçek ve kalıcı çözüm için ilk şart, herkes için, her yerde adaleti sağlamaktır.

Biz işte her şeyden önce bunu başaracağız. Bu büyük ve aziz millet, geçim derdi çekmeden, gelecek kaygısı hissetmeden, can ve mal güvenliğinden endişe etmeden yaşayacak. Bu ülkenin her bir ferdi, insanca barınma, beslenme imkanlarına, en kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine kolayca ulaşacak. Vatandaş, mahkemelere ve tüm devlet kurumlarına gözü kapalı güvenecek.

Ülkemiz; gayretli, adaletli, liyakatli, yepyeni bir yönetime kavuşacak. Her şey çok güzel olacak.”

Miting, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasıyla devam etti. Özel konuşmasında şunları kaydetti:

“Bugün Erdoğan, Aydın’a topuklayan efenin yanına gitmiş. Tayyip Bey, Aydın’da soğuk havada sıcak bir salona oturmuş oradan atıp tutuyor. Salon adamı Tayyip Bey, Yalova’daki bu kalabalığı görüyor musun? Salı günü İstanbul’da Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak. Adamın kendisi hakkında 700 yıl isteniyor. Hakkında 3 yıl istenen bütün belediye başkanları tutuklu o tutuksuz. İtiraflarının içinde en çok adı geçen, Aydın Büyükşehir Belediyesi var. Bugün Aydın’ın topuklayan efesine Aktaş’ın ifadesini görünce ya AK Parti’ye katılacaksın ya da Silivri’ye atılacaksın dendi. Verilmeyecek hesabımız yok, verilemeyecek hesabı olanlar topuklaya topuklaya AK Parti’ye katılanlardır.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitingde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün Aydın’da toplu açılış törenindeki “Emeklileri kışkırtıyorlar” sözlerini hatırlattı. Özel, “Emeklileri öldürmüşsün, kışkırtmaktan bahsediyorsun. Kürsüde emeklilerin tabutu vardı; ona siz saldırdınız. Siz emeklilerin kanını emen vampirlersiniz. AK Parti’nin kara düzeni emeklinin kanını emmektedir” dedi.

“Dedik ki emeklilere iyi bir ücret verilsin dedik. Nihayet MHP de bu ücrete sefalet ücreti verilsin dedi. AKP’liler bir gün boyunca bile yoksulluk görmemişler. Kollarına 20 milyonluk saat takmışlar. Geldiler 28 bin TL’ye hayır oyu verdiler. Bütün muhalefet milletvekilleri her yolu denedi. En son oylamadan önce yine denediler ama dinlemesiler. Arkadaşlarımız meclis kürsüsüne tabut getirdi. Ak Parti buna tahammüle edemedi.

Tayyip bey diyor kışkırtma, kışkırtmazsam namussuzum. Bu iktidarı değiştirmeye var mısınız?” diyerek konuşmasını sürdüren Özel, “Bütün emeklilere sesleniyorum, sen düşünme artık Tayyip Erdoğan düşünsün” dedi.

Özgür Özel şunları belirtti:

“Buradan, Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Diyor ki -çok ağrına gitmiş- dedim ya; “Bunların verdiği maaş emekli maaşı değil, harçlık” dedim. Diyor ki; “Cumhuriyet Halk Partisi kendi belediyelerinde harçlık dağıtıyor” diyor. Ben 10 bin liraya (o dönemki en düşük emekli maaşına atıfla) harçlık dedim. Nerede başkanım? Yalova Belediyesi’nde en düşük maaş kaç para? 50 bin lira en düşük maaş. Buradan Tayyip Bey’e söylüyorum. Büyükşehirlerimizde, 21 il belediyemizde, merkez belediyelerimizde, ilçe belediyelerimizde; bırak senin 20 binini, bırak senin 17 binini, bırak 28 binini… Bizim 30 bin liranın, 35 bin liranın, 39 bin liranın bile altında maaş yok. Diyor ki; “Duymayana at yalanı, sayalım inananı.” Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil senin emekli maaşının, 10 bin liranın, asgari ücretinin, hatta 39 bin lira dediğimiz asgari ücretin altında maaş alan kimse yoktur. Varsa ilan et göreyim! Varsa sadece belde belediyelerinde vardır, 6 tane kişi çalışıyor, onun da maaşını devlet yolluyor. O yüzden kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ne kara çalarak siyaset yapmaya kalkmasın.”

Buradan Tayyip Bey’e iki hususu daha hatırlatıyorum. Soruyorum cevap yok, başka şeyler konuşuyorsun. Ben sana deprem bölgesine gittim. Toplayamadığın kalabalığı topladım. Yağmurda bütün gerçekleri anlattım. Eğer sen haklıysan gel birlikte deprem bölgesini gezelim dedim. Bir daha soruyorum, cevap bekliyorum. Sen bir şey söylüyorsun, Hatay’ın sokakları başka bir şey söylüyor. Benimle birlikte 6 Şubat’ta Hatay’da sokakta gezmeye var mısın yok musun?”

Pano siyasetiyle, Hatay’daki branda siyasetine teslim olacağımızı kimse düşünmesin. Şimdi soruyorum; diyor ki ‘Senin ömründen gidiyor.’ Tayyip Bey, senin yönettiğin ülkede emekli maaşıyla emeklinin ömründen gidiyor. 17 bin lira asgari ücretle emekçinin ömründen gidiyor. Geleceğini göremediği için bu memleketin evlatları yurt dışına gidiyor, anasının babasının evladı gidiyor, ömründen gidiyor. Sen çıkmışsın panolara yalan yanlış konuşuyorsun.”