Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılına ilişkin “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri”, çocukların şiddet, yoksulluk ve adli süreçlerle giderek daha fazla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.
Verilere göre geçen yıl yaklaşık 610 bin çocuk çeşitli nedenlerle güvenlik birimlerine geldi ya da getirildi. Çocukların 267 bini mağdur, 196 bini ise adli süreç kapsamında kayıtlara geçti.
Kalan çocukların 92 bin 301’i bilgisine başvurulmak üzere, 28 bin 251’i kabahat işlediği iddiasıyla, 18 bin 554’ü kayıp olması nedeniyle, 6 bin 751’i ise diğer nedenlerle güvenlik birimlerine geldi veya getirildi.
*TÜİK’in çalışması, güvenlik birimlerine gelen çocukların sayısını değil, çocukların yer aldığı olayların sayısını içeriyor. Bu nedenle 609 bin 959 sayısı, aynı sayıda farklı çocuğun güvenlik birimleriyle temas ettiği anlamına gelmiyor.
Yaralama ilk sırada
Adli süreç kapsamında güvenlik birimlerine gelen çocuklara isnat edilen suçlarda ilk sırada yüzde 41,6 ile yaralama yer aldı.
Bunu; yüzde 14,7 ile hırsızlık, yüzde 9,7 ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma, yüzde 5,1 ile tehdit izledi.
Geri kalan yüzde 28,9 ise diğer suçlardan oluştu.
Mağdur çocukların çoğu da yaralama nedeniyle başvurdu
Güvenlik birimlerine mağdur olarak gelen 267 bin 794 çocuğun yüzde 83,9’u suç mağduru, yüzde 16,1’i ise takibi gereken olayların mağduru olarak kaydedildi.
Suç mağduru olan 224 bin 579 çocuk arasında da ilk sırada yüzde 59,2 ile yaralama yer aldı.
Bunu; yüzde 10,3 ile cinsel suçlar, yüzde 8,5 ile aile düzenine karşı suçlar, yüzde 5 ile tehdit izledi.
Çocukların karıştığı olaylarda yaralama ve uyuşturucu suçları arttı
TBMM’de kurulan “Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenlerin Araştırılması Komisyonu”nun hazırladığı taslak raporda da son yıllardaki artışa değinildi.
Rapora göre çocukların karıştığı yaralama olayları, 2015-2024 döneminde yüzde 78,6 artarak 81 bin 875’e yükseldi.
Aynı dönemde uyuşturucu bağlantılı suçlar yüzde 119,5 artışla 16 bin 563’e çıktı.
Çocuk yoksulluğu ve akran zorbalığı
Komisyonda sunum yapan TÜİK Sosyal İstatistikler Daire Başkanı Turgay Altun, çocukların özellikle akran zorbalığına düzenli biçimde maruz kaldığını, zorbalığın 6-12 yaş grubunda daha yaygın görüldüğünü belirtti.
Altun ayrıca Türkiye’de yaklaşık 7 milyon yoksul çocuk bulunduğunun tahmin edildiğini, çocuk yoksulluğu oranının ise yüzde 32 seviyesinde olduğunu aktardı.
Cezaevlerinde 4 bin 582 çocuk bulunuyor
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün Meclis Araştırma Komisyonu’na sunduğu verilere göre Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında 4 bin 582 çocuk bulunuyor.
Bu çocukların 422’si yabancı uyruklu. Denetimli serbestlik kapsamındaki çocuk sayısı ise 9 bin 763 olarak açıklandı.
Meclis’ten yeni düzenleme geçti
Öte yandan TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile çocuklara ilişkin ceza hükümlerinde değişiklik yapıldı.
Düzenlemeye göre fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 27 yıla kadar, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 18 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
Kanunla ayrıca uzun yıllardır mevzuatta kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi de “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi.
Düzenleme, çocuklara yönelik hapis cezalarını ağırlaştırması nedeniyle çocuk hakları alanında çalışan hukukçular ve sivil toplum örgütleri tarafından eleştiriliyor. Eleştirilerde, çocuk adalet sisteminin temel amacının cezalandırma değil rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma olması gerektiği vurgulanıyor.
“610 bin çocuk karakolda işlem görmüş. Birçoğu cezaevlerinde ve yeni nesil suç örgütlerinin ağına düşmüşler. Tetikçi yapılmışlar, çocuklar kullanılıyor burada”
🗣️Gazeteci Ercüment Akdeniz:
📌”Eğitim Bakanlığı nerede? Bu çocukları nasıl kazanacağız topluma? Nasıl bir gelecek… pic.twitter.com/pcQLaByhhK
— İlke TV (@ilketvcomtr) August 5, 2026




