Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri haftalık buluşmaların 1110’uncusunda İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Çok sayıda hak savunucusunun katıldığı eylemde, gözaltında kaybedilen kişilerin fotoğrafları ile karanfiller taşındı. Bu haftaki buluşmada, 20 Temmuz 1992’de İstanbul’da evinden iş yerine giderken gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan dört çocuk babası Hasan Gülünay’ın akıbeti gündeme taşındı.
Basın açıklamasını, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Sekreteri Jiyan Kaya okudu.
“Gözaltına alındığı aileye doğrulandı”
Jiyan Kaya, Hasan Gülünay’ın çalıştığı iş yerini arayan ve kendisini Terörle Mücadele Şubesi’nden olarak tanıtan bir kişinin Gülünay’ın gözaltına alındığını bildirdiğini aktardı. Ailenin savcılık ve emniyete yaptığı tüm başvurularda ise gözaltı bilgisinin reddedildiğini söyledi.
Kaya, ailenin dönemin İstanbul Emniyeti’nde görev yapan Hüseyin Kocadağ ile görüştüğünü belirterek, Kocadağ’ın Hasan Gülünay’ın sağ olduğunu, işkence izlerinin iyileşmesinin ardından gözaltına alındığının açıklanacağını söylediğinin aile tarafından aktarıldığını ifade etti.
Aynı dönemde gözaltında bulunan iki kişinin de Hasan Gülünay’ı emniyette gördüklerini ve işkenceye tanıklık ettiklerini beyan ettiklerini dile getiren Kaya, buna rağmen yürütülen başvuruların sonuçsuz kaldığını kaydetti.
“Anayasa Mahkemesi kararına rağmen dosya yeniden açılmadı”
Kaya, ailenin resmi kurumlara yaptığı tüm başvurulara rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini, dosyanın zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldığını hatırlattı.
Anayasa Mahkemesi’nin 2016 yılında yaşam hakkı kapsamında etkili soruşturma yürütülmediğine hükmetmesine karşın dosyanın yeniden soruşturulmasına karar verilmediğini belirten Kaya, bunun Hasan Gülünay’ın akıbetinin ortaya çıkarılmasını bir kez daha engellediğini söyledi.
Hasan Gülünay’ın gözaltında kaybedilmesinin 34’üncü yılında devlete çağrıda bulunan Kaya, hakikatin açığa çıkarılmasının ve adaletin sağlanmasının devletin yükümlülüğü olduğunu belirterek, Hasan Gülünay’ın akıbetinin açıklanmasını, dosyada etkin bir soruşturma yürütülmesini ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.
Deniz Gülünay’ın mektubu okundu
Açıklamanın ardından Hasan Gülünay’ın kızı Deniz Gülünay’ın gönderdiği mektubu kayıp yakını Maside Ocak okudu.
Mektupta, Hasan Gülünay’ın gözaltında kaybedilmesinin yalnızca bir kişinin ortadan kaybolması değil, bir ailenin yaşamını ve çocukların geleceğini derinden etkileyen bir süreç olduğu ifade edildi.
Deniz Gülünay, yaşananların bir “kayıp” değil, inkâr ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu belirterek, yıllar boyunca babasının akıbetini öğrenmek için beklediklerini, ancak hiçbir zaman yanıt alamadıklarını dile getirdi.
Mektupta, “Babam kayıp değil. Devletin sistematik yok etme politikası sonucu gözaltında kaybedildi” ifadelerine yer verilirken, “Bize ‘unutun’ dediler. Bunu kabul etmedik. Çünkü kabul etmek yaşananı normalleştirmek olurdu. Bugün de aynı soruyu soruyoruz: Babam nerede? Bu soru yanıtlanana kadar susmayacağız” denildi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 1110’uncu hafta buluşması, Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasının ardından sona erdi.




